Tamer UYSAL

POPÜLER KÜLTÜR VE ÇELİŞKİLERİ ÜZERİNE...

Tamer UYSAL
  16-01-2020 21:47:00

Bu ne beter çizgidir bu
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe

 

1950'li yıllardan bu yana başlıbaşına bir başlık, bir alan olarak ele alınmaya başlayan popüler kültür terimi 1980'lerden bu yana egemen kuramcılar tarafından kitle kültürünün yerine kullanılıyor. Teknolojiye hakim sermayenin yeni medya olarak adlandırdığımız interaktif iletişim kanalları da yüzyılın başında etkili ideolojik silahları haline sokuldular.

Sözde bol bol demokrasi nutuklarının atıldığı günümüzde silahlanma bireyleri etkilemenin halen en geçerli yöntemlerinden birisidir. Başta ABD olmak üzere dünyaya egemen olan güçlerin insanlığa biçtiği tarihsel rolde hep laf üstünde çıkarlar sözkonusu olunca uluslar arası hukuk olarak ortaya konmuştur. Diğer yandan savaşın en geçerli çözüm yolu ele alındığı günümüzde şiddetle beslenen güçlerin dünyada açlık, sefalet, yoksulluk sürerken silahlanmaya milyarlarca dolar harcamaları ise insanlık adına utanç verici: Bir yanda dev bütçeleri, karlarıyla batının silah, petrol tekelleri, diğer yanda sözde demokrasiyle, yoksunlukla avutulan şiddete uğrayan ve kaynakların gerçek sahipleri olan emekçiler...

Evrensel değerleri paylaşmakta adaletli davranmayanlar önce şiddetle yaratamadıkları zenginliğe "kültürel" silahlar kullanarak ulaşmayı deniyorlar. Bir Afrikalı sözü bunu iyi özetlemiyor mu?: "Beyazlar geldiğinde İncil onların, topraklar bizimdi. Gittiklerinde İncil bizim, topraklar onların olmuştu"... Demokrasi, insan hakları, bağımsızlık ya da özgürlük diye özetlenen batılı felsefesi sadece bireyciliğe, çıkarlara dayalı bir eşitsizlik ve çelişkiler üzerine kurulmuştu. Günümüzde açlıktan, şiddetten, ve savaşlardan ölen binlerce hatta milyonlarca insanla çok açık bir acı tablo sergileniyor. Sömürgecilerin günümüzde dayattıkları değerler hegemonya sürdürmekten başka bir anlam taşımıyor.

Sinema, televizyon filmleri, basılı araçlar derken yeni medya olarak tanımlanan internet vs. ile günümüzde kitlesel iletişim araçları YDD'nin egemen çevrelerine kitleler için her türden çekici, dayanılmaz gelen olanaklar sunmaya başladı. Popüler filmler hicvedilip eleştiri olarak yaygın iletişim tekellerinin sponsorluğunda kotarılsa da onlar da cep telefonlarına mesaj olarak iniyor, fragmanları izleniyor, müzikleri dinleniyor. Gazete sayfalarında bu filmlerle ilgili boy boy ilanlar veriliyor, haberler yayınlanıyor. Milyonlarca dolarlık bütçeler bu filmlerin yapımı için harcanıyor: Film platoları kurulup kostümler dikiliyor, binlerce figüranla oyuncu, set işçisi ve teknik ekip o yapımlarda rol alıyor. Sonuçta afili markalarla "jan jan"lı filmler kitlelerin zevk ve arzularına göre pazara sunuluyorlar.

Artık reçeteler de hazır. Çok azı dışında hiçbir film eleştiriye, sansüre uğrayamıyor. Çünkü medya ve sinema tekelleri iletişim sektörünün önemli bir bölümüne hakim, kitlelere kendi istedikleri elbiseyi biçip giydiriyorlar, çıkara uymayan yeniden biçimlendirilip kitabına uyduruluyor. ABD'ye saldırı ve tehdit bu filmlerde olduğu gibi tüm dünyaya yapılmış -aslında düzene- sayılıyor ve neredeyse toplu olarak ve derhal karşılık buluyor. İşgalciliğine karşılık Amerikan tür filmlerinde ve özellikle günümüzde revaçta olan bilim-kurgularında istilacıların da şer gücü olarak gösterilmesi bir paradoks değil mi?

Batı dünya politikasını kültürel araçlarla yönlendiriyor. Dünya ekonomisinin yarıdan çoğunda söz sahibi olduğu gibi günümüzde ülkemizde ve pek çok ülkede film pazarının da önemli bölümünü elinde tutan ABD'nin başını çektiği batılı uygarlığın önce topraklarına sahip çıkıp köleleştirdikleri yerlilerle bugün işgal ettikleri topraklarda yaşayan gerçek emekçilere uygulanan politikalar arasında pek fark yok, Afrika'da, Amerika'da veya Asya'da zorla sömürgeleştirilen ve günümüzde kültürel aygıtlar ya da şiddet zoruyla işgale uğrayan ülkeler hem bağımsızlıklarını hem de kaynaklarını yitirmiş oluyorlar. Ötekisinin kim olursa olsun çıkarlar uğrunda tıpkı popüler sinemanın tanımladığı gibi mitler, beyaz adamlar, sözde kahramanlar tarafından dışlanması sonra düşman ilan edilip yok edilmesi gerekiyor. Tekeller kazansın, düzen sürsün diye bu kısır döngü için açlıklar, yoksulluklar ve savaşlar sonucunda binlerce, milyonlarca insan feda ediliyor.

Kitle iletişim aygıtlarınca kullanılan kültür Althusser gibi kuramcılara göre devletlerin tipik ideolojik aygıtlarından birisi. Beyin yıkamak için güçlü bir silah olan medya onu mülkiyetinde bulunduran burjuvalarca birçok işlevine rağmen sadece çıkarlar için kullanılıyor (özellikle propaganda, zevk ve eğlence aracı olarak).

Hegemon öte yandan yetinmeyip kitleleri sistemin aygıtlarıyla kontrol altına alıyor. Uydu, bilgisayarlar ve kameralarla yığınlar sürekli gözlem altında tutuluyor. Yaşanılan her alan "panoptikon" tipi hapishaneye dönüştürülmüş durumda. Göçmenlere, bir zamanlar zorla köleleştirilen insanların torunlarına batılılarca reva görülen muamele artık bu. İşçiler, işsizler, evsizler, yoksullar, zenciler başta ABD kapitalizminin mağdurlarına olmak üzere batı şimdi aygıtları daha da geliştirilmiş bir izleme modeliyle yaklaşıyor. Popüler sinema ise bu gerçek üzerine kurulu; Ödül ve ceza içeriyor...

Popüler sinema türlerinin hepsi otorite sürdürmek gibi amaçlı. Geçen yüzyılın başında ABD'nin militer kuruluşlarının girişimleriyle tüm dünyaya ve ülkemize de giren Amerikan popüler tür sineması kültürel emperyalizm ve kapitalizmin bir silahı olarak kullanıldı. Hatırlanacağı gibi önce western, sonra müzikalleri ardından sıklıkla korku ile bilim ve kurgu filmlerini devreye soktu. Western kahramanları yerlilerin topraklarını işgal eden beyaz adamın otoritesini ve uygarlık getirdiğini iddia ederek meşruluğunu temsil ediyordu, müzikallerle sürekli sekteye uğrayan kapitalizmin bunalıma soktuğu bireylerle topluma yeniden özgüven aşılanıyordu. Korku sinemasıyla sistemin dışına çıkanlara gözdağı veriliyor, bilim-kurgu da dünyaya aslında ABD'ye saldıran -uzaylıların- yabancıların kötülüğüne gönderme yapıyordu.

1980'lere gelindiğinde bir yandan hızlı endüstrileşmeyle sinema Amerikan tekellerine kalmış bir yandan da radyo ve televizyonun ülkemizde olduğu gibi bütün dünyada sermayenin kontrolu altına girmesiyle iletişim toplumsal işlevini kaybederek burjuvazinin denetiminde tek yönlü ve tüketim amaçlı iletişim halini almıştır. Telekomünikasyon ve yayıncılık gibi yatırım maliyetleri yüksek iletişimle ilgili alanlar buna karşılık sermaye için sadece kar eden kuruluşlar olarak görülmeye başlanmıştır ya da bu kuruluşlar emperyalist amaçlarla devletin iktidar ve hegemonya sürdürmekte kullandıkları birer propaganda aracı haline sokulmuşlardır.

Kitle kültür kavramı sanayi devrimi sonrası ortaya çıkmış ve kültürel değerler burjuva sınıfı sermaye ideolojisinin istediği gibi hızla biçimlenmeye başlamıştı. Kitlesel araçların gelişip devreye girmesi özellikle bu alanda endüstrileşmenin bu sürecin hızlanmasında rolü büyük oldu. Kitle iletişim araçlarının kullanımı bütün dünyada yaygınlaştıkça tek yönlü kültürleme süreci çeşitli toplulukları ve kültürleri hegemonun istediği doğrultuda homojenleştirmişti. Eskiden Roma'ya çıkan yollar ABD'ye, emperyalist merkezlere uzanıyor, geçmişin ikmal merkezleri yeni "parangarice"i bu odaklardan beslenen sinema salonları, dağıtım şirketleri, tv kanalları vs. oluyordu günümüzde. Aynı elbise yalnız ekonomileri değil bedenleri de sarmaladı.

Bentham'ın fiziki Foucault'un metafor olarak tanımlamış oldukları bugünkü F tipleriyle somutlanan küresel hapishane diye özetleyebileceğimiz dünyada aynı kitaplar okunup herkese aynı filmler izlettiriliyor. Marx'ın "bireylerin yaşamlarını ortaya koyuş tarzı, onların ne olduklarını çok kesin olarak yansıtır" demesinde olduğu gibi toplumsal ilişkilerin ve günlük yaşamın bir aynası olan birey zor veya kültürel yolla şekillendirildiği sistemin de bir parçası haline getiriliyor.

Yeni sömürgecilik ya da neo-emperyalistler kendi bildiklerini okuyup kararlarını uygular çeşitli uluslar arası kurumlar ve mekanizmalar kanalıyla batılı değerler diye yuttururken silahlanmaya milyarlarca dolar harcıyor. Her yıl binlerce çocuk ise beslenme yetersizliği, hastalık ve savaşlar nedeniyle ölüyor (Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyesi olan 5 ülkenin silah üretimindeki toplam payı yüzde 88 olup günde 800 kişi bu silahlarla can veriyor. Oysa dünyada hergün 24 bin kişi açlıktan ve yetersiz beslenmeden hayatını kaybediyor. Silah satışında ve militer harcamalarda başı çeken ABD'nde ise yılda 300 bin kişi aşırı beslenmekten ölmekte, bu ülkede 3 yetişkinden biri obesittir)...

Güneş balçıkla sıvanamaz. Tekelci kapitalizm bir yandan meta üretim ve tüketimli dayattığı yaygın kültür bir yandan yarattığı imajlara dayalı sahte dünyasıyla sorumlusu olduğu bu anlamsız ve insanlık dışı çelişkiyi örtmeye çalışırken bir yandan amansız gibi görünen yaman çelişki acımasızca daha da sarıyor kitleleri ve Hasan Hüseyin'in "Amenna" adlı şiirinde dile getirdiği bir gerçeklik olarak küresel şiddet yoluyla sürekli sürekli savunuluyor.

TAMER UYSAL   

  Bu yazı 2476 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    Son güncelleme: 31.05.2026 05:00:23