Temel DEMİRER

‘BİTMEYEN VEDA’NIN TÜKETİL(E)MEYEN İNSAN(LAR)I[*]

Temel DEMİRER
  20-03-2019 00:49:00

TEMEL DEMİRER

 

“Sadece istemek yetmiyor,

seçmek gerekiyor.”[1]

 

Meşhur yönetmen Ingmar Bergman’a sormuşlar. “Gidişat kötü, dünya nasıl kurtulacak?”

 

Bergman “Utanç” diye yanıtlamış, “Dünyayı bir tek utanç kurtarabilir.”

 

Böyle bir (kapitalist çürüme) dünyasında ben de, “utananlar”dan birisiyim…

 

İnsan olan herkese, hepimize; “Kalp düşünebilseydi atmaktan vazgeçerdi,”[2] haykırışıyla Fernando Pessoa ile “Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin ya da olanları kabullenmeyi. İyiliklerinle güçlenir, keşkelerinle tükenirsin. Karar senin,” ikilemin altını çizen Charles Bukowski’nin uyarılarını doğrulayan bir vahşet tablosunun orta yerindeyiz…

 

Bu tablo karşısında kapitalist iktidarın aslî işi, insan(lık)ı tüketim toplumu yaşamının, yabancılaşmanın kafeslerin içine kapatarak hayatımızı denetleyip, yaşam(ımız)a topyekûn el koyarak, körleştirmektir.

 

Tıpkı José Saramago’nun ‘Körlük’ başlıklı yapıtındaki üzere…

 

Bilindiği gibi yazar, “körlük” kavramını bir metafor olarak ele alırken; kapitalist iktidarların toplumu körleştirip, duyarsızlığı ve bencilliği bir salgın gibi yaymasına dikkat çekerken; kişinin algı ve anlayışının körleşmesini “gören körler” biçiminde betimler.

 

Söz konusu düzlemde ‘Körlük’ün unutulmaz pasajlarından birisi şöyledir:

 

“- Neden kör olduk?

 

- Bilmiyorum, bunun nedeni bir gün keşfedilir. Ne düşündüğümü söylememi ister misin?

 

- Söyle.

 

- Sonradan kör olmadığımızı düşünmüyorum, biz zaten kördük!

 

- Gören körler mi?

 

- Evet, gördüğü hâlde görmeyen körler.”[3]

 

“Gördüğü hâlde görmeyen körler”in (bugünkü) yerküresinde BM Özel Raportörü Prof. Nils Melzer’in, “Kriz dönemlerinde insan hakları ihlâl edilebilir,”[4] diyebildiği; “Kötü Zamanlar”dır sözünü ettiğim; Bertolt Brecht’in satırlarındaki üzere:

 

“Me-ti, şu öyküyü okudu: Bir devrimci, kendisini zorunlu olarak ölüme götürecek bir görevi üstlenmişti. Yola çıkarken dik yürüyemiyordu. ‘Korkuyor musun?’ diye sordu yanındaki. Devrimci: ‘Evet, korkuyorum’ diye karşılık verdi. ‘Korkuyorsan neden geri dönmüyorsun?’ Devrimci şöyle karşılık verdi: ‘Duyduğum korkunun kaynağı, benim kişisel güçsüzlüğümdür. Ölümüm ise toplumu ilgilendiren bir sorun.’

 

Me-ti şöyle der: İnsanın korkusuna boyun eğemeyeceği zamanlar, kötü zamanlardır. Ama gönül ister ki, kendi yararı için çalışanın aynı zamanda toplumun yararı için de çalışmış olacağı bir toplumsal konum uğruna olabileceğince çok kişi kendini tehlikeye atsın.”[5]

 

* * * * *

“Utananlar”dan ve Bertolt Brecht’in uyarısına kulak verenlerden birisi olarak; “karanlık”, “zor” ve sancılı günlerde yaşanmış(lıklar)dan ders çıkartmak; benim için de müthiş önem arz ederken; döne döne okumak da “olmazsa olmaz” olup çıkıyor.

 

Böyle bir hâlde okudum Murat Kahraman’ın, ‘Bitmeyen Veda’sını;[6] ve itiraf etmeliyim ki;

 

“Sizi gördüğüm, tanıdığım ve yaşadığım gibi yazdım. Güzel hatıranız önünde, bir Budist rahip gibi iki dizimin üzerine çöktüm. Sizi bir kez daha saygı ve özlemle andım. Güzel adlarınızın bu kitapta sonsuza dek yaşaması dileğiyle...” notu düşülmüş…

 

“Darına düştüm ya boz atlı Xızır. Niyaz yurduna sığınan göçmen kuşlarına kol kanat ger ya Kêmere Düzgün!” niyazını terennüm eden…

 

“… ‘Dersim can çekişiyor Cemal. Usul usul ölüyor Kırmancîye yurdu’ diye mırıldandı Garo…” haykırışı ve “Sana ayağa kalk, dedim. Ölümün karşısında düşkünleşme!” duruşuyla müsemma epope yapıt beni etkiledi…

 

Etkilemenin de ötesinde, insan(lık) sorunsalında bir kere daha kafa yormamı “olmazsa olmaz” kıldı.

* * * * *

Fazla detayına girmeden ana hatlarıyla ifade edersem: Murat Kahraman, ‘Bitmeyen Veda’sında; Dersimli isyancıların tutkulu başkaldırısını, epik bir üslupla ak kâğıda nakşediyor.

 

Yazarın anlatısıyla Dersim coğrafyasına, kadim uygarlıkların (ve halkların) “Gümüş Kapı”sına adım attığınızda büyük acılar ve umutlarla karşılaşıyorsunuz.

 

Partizancılar, askerî harekâtlar ve var olma yani yaşam hakkı mücadelesi veren halk…

 

“Yaşam hakkı” deyip geçemezsiniz; onu dayanağı, insanın canlı olma doğasından gelen yaşama, hatta sonsuz yaşama yönelimidir… Her bir insan, doğasından gelen “yaşama hakkı”na sahiptir. Ama…

 

Bu hak gasp edildiği anda itiraz (ve isyan) devreye girer ki, Partizancı Cemal’in, Şahin’in ve yoldaşlarının; ölüm fikrini aştıkları ölümsüzlük hikâyesi de bu tarihsel gerçeğin bir parçası…

 

Bu böyleyken; öte yandan Dersim’de can veren de, bu hikâyenin mimarları, özgürlük için mücadele edenlerdir…

 

Neler yoktur ki bu çok katmanlı gerçekte; insan olmak ve kalma hâline mündemiç…

 

Mesela “Katili, ibreti âlem olsun diye ağaca asalım”a verilen “Adil bir şekilde yargılayacağız,” yanıtındaki üzere…

 

Soru(n)lara verilen yanıtlar gerçeğin peşinde koşanlara özgüdür; bugünde geleceği inşa etmenin gayretiyle müsemmadır…

 

İnsan olmaktan uzaklaşmayıp; zalimleşmemek gayretiyle; bugünde, vaat edilen geleceği yaratmak kaygısıyla…

 

Hem de bir soykırım coğrafyası olan Dersim’de…

 

Her şeye karşın bağlanmak, sevdalanmak; yani Cemal’in Şare’ye beslediği tutkulu aşkı göze almak, cüret etmek…

 

Bu dayanma, direnme gücüdür; yeni insan(lık)a mündemiçtir.

 

‘Bitmeyen Veda’, yaşattığı heyecan ve duygusallığı yanında, umuda dair mesajıyla ister istemez, kafa yorulması gereken, insan(lık) sorunsalının altını kalın çizgilerle çiziyor…

* * * * *

Hepimize; Immanuel Kant’ın, “Böcek olmayı kabullenenler, ayaklar altında kalıp ezilmekten yakınmamalıdır,” saptamasını anımsatan Partizancı Cemal’in, Şahin’in ve yoldaşlarının mücadelesi ile Cemal’in Şare’ye beslediği tutkulu -fedakâr- aşkı “makûl” bulmayabilirsiniz!

 

Ama bir an, “Tanrılar Dağı”dan Zeus’a inat ateşi çalıp, insan(lık)a armağan eden Prometheus’u veya “Herkesin bu derece birbirine benzediği bir toplumda, yalnızca anormalliğin bir değeri vardır,” diyen Stefan Zweig’ı ya da “Dünyanın gösterişli hâlleri, yapmacık çıkarcı insanları çekmiyor dikkatimi. Bana bir parça, yüreği güzel, samimi insan lazım,” vurgusuyla Maksim Gorki’yi anlamaya çalışın…

 

Bu insan(lık)ın, yüzyıllardır verdiği insan olmak ve kalmak mücadelesidir…

 

Murat Kahraman, ‘Bitmeyen Veda’sındaki Dersimli isyancıların tutkulu başkaldırısının anlattığı bir insan(lık) dersidir aslında…

 

Söz konusu dersin hepimize, herkese Spartaküs’ten beri anlattığı, özgürlük mücadelesinde umutsuzluğa yer olmadığıdır; her türlü olumsuzluğa karşı umutların canlı tutulmasının belirleyici olduğudur.

 

Özellikle de bugünlerde; hani kimilerinin ütopyalarını kaybettiği koordinatlarda; dünya hâlinden memleketin hâline dek her yerde kaygı ile korkuların çoğaldığı zor yıllarda!

* * * * *

Tam da bu dizaynda Murat Kahraman’ın, ‘Bitmeyen Veda’sındaki Partizancı Cemal’in, Şahin’in ve yoldaşlarının biz(ler)e hatırlattığı: Hayat dediğimiz şey, sınırları tanımayla inkâr etme, başka bir deyişle had bilmeyle haddini aşma arasında yaşanan ikilem ya da mücadele olduğudur.

 

Aslında kadim hikâyeler, mitoloji ve tragedyalar bunu anlatır. Hatırlayın Atlas da bu yüzden cezalandırılmıştı.

 

Mitolojik hikâye der ki babası Poseidon ve annesi yeryüzü olan bu yarı tanrı-yarı insan Titan, ülkesi Atlantis’e saldırılması üzerine tanrılarla savaşa girişir. Tanrılarla Titanlar arasındaki savaş uzak durulması gereken bir şeydir (yani bir tür had aşımıdır). Mağlup olan Atlas, Tanrılar tarafından cezalandırılır (ve ona haddi bildirilir). Zamanın sonuna kadar gök kubbeyi sırtında taşımak cezası verilir.

 

Tüm dünyanın yükü omuzlarına biner. Böylece onun çizgi (had) aşımı var oluşunu çevreleyen sınıra dönüşür. Atlas, “Erkek kardeşim Prometheus gibi ben de çizgiyi aştığım için cezalandırıldım. O ateşi çalmıştı. Bense özgürlük uğruna savaştım. Sınırlar, hep sınırlar,” diye anlatır ikilemini Atlas’ın Yükü’nde. Her canlı kendi varlığının içinde hapsolur ki yaşamın sınırı da budur…

 

“Özgür insan kaçmayı hiç aklına getirmez” diyen Winterson, “kader”, “baht” ya da “yazgı” denilen boyun eğişle özgür irade arasındaki silik çizgiyi işaret ederek, “Özgürsün, o yüzden seçimini kendin yap, yani onu yarat!” diyen Jean-Paul Sartre’a atıfta bulunur.[7]

 

Sartre’a göre özgürlüğün temeli seçim yapmaktır. İnsan, seçen varlıktır ve onu diğer canlılardan ayıran da bu özgürlüktür. Hayvanlardan farklı olarak insanın doğası doğumda belirlenmez, doğamızı biz, kendi tercihlerimizle oluştururuz.

 

Evet, evet “kader”/ “yazgı” gibi bahanelere sığınmadan seçim yapmak varlığın özüdür Sartre’a göre; tıpkı Max Stirner’in, “İnsanlarda özgürlük fikrini uyandırırsanız, o zaman özgür insanlar sürekli olarak kendilerini özgürleştirmeye devam ederler,”[8] sözlerinde…

 

Cemal Süreya’nın, “Jandarma daima nesirde kalacaktır/ Eşkıyalar silahlarını çapraz astıkça türkülerine/ Ve bu dağlar böyle eşkıya güzelliği taşıdıkça” dizelerinde…

 

Nihayet ‘Bitmeyen Veda’nın verdiği mesajdaki üzere…

 

11 Şubat 2019 16:15:00, İstanbul.

 

  Bu yazı 1772 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    Son güncelleme: 31.05.2026 05:00:23