Temel DEMİRER

HAKİKÂTİN ŞİİRCESİDİR DAĞLARCA'NIN DİZELERİ[*]

Temel DEMİRER
  29-08-2021 19:22:00

TEMEL DEMİRER

 

"İnsan dallarla, bulutlarla bir,

Aynı mavilikten geçmiştir.

İnsan nasıl ölebilir

Yaşamak bu kadar güzelken?"[1]

 

Hayatla 94 yaşında vedalaşan çocuk şairdi; 16 Ekim 2008'de kaybettik Onu.

RTE'nin "Faruk Nafiz Çamlıbel" zannettiği şairdi.

Yalın, duru ve güçlü sesiyle toplumsal anlayışta şiirler yazmıştı.

Etrafı kalabalık da olsa yalnız içmeyi şiar edinmiş, içtiği rakının hakkını vermiş uzun soluklu şairdi.

Kendi ifadesiyle "yurtsever bir sosyalistti". Türkiye'nin bağımsızlığı ve toplumsal eşitlik, üstüne titrediği konulardı. İnsanseverdi, insanlığa inanıyordu.

Sözü yormadan, duyguları, saf biçimde şiire dönüştürmeyi başarabilen Ona Cemal Süreya, "Şiir tankeri" derdi. Ve şiirle anılırdı hep...

Erdal Alova'nın ifadesiyle, "Şiir sanatı ve onun etkin öznesi olan şair, Sappho'dan, Homeros'tan, Yunus'tan bu yana, durup dinlenmeden bu kutsal çalışmasını sürdürürken, insanı yeniden insanla buluşmaya çağırır"dı.[2] Ve eklemişti Hasan Hüseyin Korkmazgil de:

"Yıllardır yazar, çizer, söylerim: bilineni bilinmeze, görüneni görünmeze, duyulanı duyulmaza, kısacası, somutu soyuta itme değildir şiirin işi. Tam tersi: bilinmezi bilinir, görünmezi görünür, duyulmazı duyulur, duyumsanmazı duyumsanır, algılanmazı algılanabilir yapmaktır."

O da bunları yapardı... Şiiri birçok araştırmacı tarafından iki dönemde ele alınmaktadır. Birinci dönemi kendine has bir şiir biçimi oluşturmaya çalıştığı, hayal gücünün ön planda olduğu "sezgi" dönemidir. İkinci dönemi ise evrensel temalara yer verdiği ve dilin sadeleştirilmesi çabalarına katıldığı "akıl" dönemidir.

Toplumcu gerçekçi ve felsefi lirik şiirlerinin yanında özellikle destanları önemlidir.

Hakikâtin şiircesidir Dağlarca'nın dizeleri; geleceği anımsamak, henüz gelmemiş olanı tanımak babında...

Şiir, geleceği anımsatır elbette.

Şiir, gelecekten çok daha fazla gelecek isteyenin dilidir.

Şairliğin ne demek olduğunu çok sade sözlerle anlatan ve bir evreni peşinden sürükleyip ama ses çıkarmayan Fazıl Hüsnü Dağlarca, tanıştığı tüm genç şairlere, "Şiir için en fazla neyini feda edebilirsin?" diye soracak kadar şiire hakkını veren şairdi...

* * * * *

Evet, iyi bir şairdi; Ece Ayhan'ın, "Tabldot hükümet şairi"dir saptamasına rağmen...

Hakkında Haydar Ergülen, "Dağlarca bir 'anıt-şair'di. Düşünceleri resmi, şiirleri sivil,"[3] şerhini düşerken; Cemal Süreya da, "Şiire getirdiği değerler kendine özgüdür. Öyle ki fazıl hüsnü diye bir şair gelmeseydi o değerler de gelmeyecekti," derdi...

"Her yazdığı şiir olan, doğuştan şairler sınıfındandı"[4] olmasına da; "Dağlarca'nın şiirini hemen her kesim belli bir ölçüde mutlaka sever. Hangi dünya görüşüne sahip olursa olsun, her okurun kendini bulacağı, seveceği şiirleri vardır Dağlarca'nın. Fakat ne yazık ki, bir bütün olarak, hiçbir siyasi, felsefi, ideolojik anlayış da Dağlarca'yı bütünüyle sahiplenemez. Çünkü inişleri, çıkışları, tezatları, yansımaları, labirentleri bunca bol bir şiir, tamamıyla kabullenilemez."[5]

Şiirle arası iyi olmayanları bile duraklatacak kadar sakin, bir o kadar da yalındı diline söylenebilecek bir şey olmasa da denilebilir ki, "Şiirimizin önce Nâzım Hikmet, ardından Garip akımıyla çağdaşlık arayışlarında olduğu 1930 ve 40'lı yıllarda o, hiçbir akıma, anlayışa yaslanmayan, kaynağı belirlenemeyen bambaşka bir şiirin gelişkin örnekleriyle ortaya çıkmıştı. Çağdaş bir şiirdi yazdığı, ama ne Garipçilerle ne de sosyalistlerle ortak özellikler taşıyordu. Batı şiiri etkileri de görülmüyordu. 1950'lerle birlikte daha toplumsal konulara yöneldiği görüldü Dağlarca'nın."[6]

"O, Cumhuriyet döneminin, özellikle ikinci kuşak şairlerinin en özgünü, nicelik ve nitelik bakımından en verimlisidir. Gerek dili, sözcükleri, gerek temaları, şiir kalıpları ile kendinden önceki şairlere benzemediği gibi, çağdaşlarına da benzemez...

Dağlarca, Fransızların Victor Hugo'ya yakıştırdıkları mâge (büyücü, müneccim) sözüne, dünya ölçüsünde, belki en çok hak kazanan, antenleri gözle görülür dünyaya olduğu kadar, gözle görünmeyen, insan aklını aşan sezgiler dünyasına pencereler açan tükenmez, tükenecek sandığımız bir anda, yeni yeni sezgileriyle insanı şaşırtan, kaynağı kurumaz bir şairdir...

Gerek kapsamı, önsezi yeteneği, hayal gücü hiçbir şiir geleneğine bağlı olmayan eserleri, gerek şiir dilinin özgünlüğü, hepsinin üstünde sözcüklere yüklediği düşünce ve duygu zenginliğiyle erişilemez bir doruktur. Daha 1939'larda Orhan Burian: 'Dağlarca'nın şiiri ya cinnete, ya da dehaya varmak üzeredir,' demişti."[7]

* * * * *

"Nasıl yazıyorsunuz?" sorusunu, "Bende duyarlıkla matematik iç içedir. Eski duyarlıklar gide gide sayı olurlar diye düşünürdüm. Bu anlatımın büyük bir gerçeği dile getirdiğini öteki gözlerimle görüyorum,"[8] diye yanıtlamıştı.

"Önce şiir vardı. Görünenleri, duyulanları önce ozanlar sözcüklere döktüler. Ağaca ağaç, suya su, yeşile yeşil demeyi ozanlar öğretti." "Şiir yazanlar üç dört kez daha fazla yaşarlar başkalarından."[9]

"Şiirle yaşarım... Nasıl mı yaşarım? 24 saatimi nasıl mı geçiririm? Benim günümün yüzü yoktur. Günlerimin yüzleri vardır."[10]

"Şiir yazmak için bana kalem tutacak iki parmağım ile tek gözüm yeter,"[11] derdi.

"90 yaşını aşmasına karşın, kendisini hâlâ çocuk olarak gördüğünü, dünyadaki en önemli kavramın 'çocuk' olduğunu ve çocuklara mutlaka çok değer verilmesi gerektiğini" söyleyip, "Ben 90 yaşında bir çocuğum ve hep böyle kalacağım,"[12] derdi.

"Şiirlerinizi hangi düzeydeki okurlarınızı göz önünde bulundurarak yazıyorsunuz?" sorusuna da, "Ben kesin bir amaç gütmedim, şimdi yapıtlarıma ta uzaktan baktığımda, gördüğüm şudur: Büyük bir deniz düşününüz. Denizin yüzeyinden derinlerine dek her santimetre suya sarkıtılmış bir sözcük var. Okuyucu balığı, kendi düzeyindekini okuyacaktır," yanıtını vermişti.

Ozanlar haksızlığa uğrayan, ezilen, sömürülen bütün ulusların sorunlarını yansıtmalıdırlar. Ben kendimi Türkiye sınırları içine kapatılmış olarak görmüyorum. Benim bulunduğum yer yeryüzüdür."[13] "Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz zamanı, hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir," vurgusuyla birçok şeyin altını çizmişti.

Kolay mı?

'Kara Çizgiler' de, "Doğada ilk kirlenmedir/ Ülkelere/ Bölünmesi/ Yeryüzünün"; 'Haydi' de, "Anlamak/ Bir gezidir/ Bir başkasının/ Ülkesinde" vurgusuyla, "Kocaman/ dağları/ kardaş/ basa basa/ düz eylemek/ Çıkmak yavaş/ yavaş'lardan/ Eylem/ neyse/ tez eylemek/ Sessizliği türkü/ kılıp/ anlama/ dönüştürmeli/ Bir görevdir/ söz eylemek/ Gerçek yürür/ önümüzde/ Haydi kardaş/ adım adım/ geleceği iz/ eylemek," diye haykırandır Fazıl Hüsnü Dağlarca...

* * * * *

1914 İstanbul doğumlu. Kuleli askeri lisesini ve harp okulunu bitirmiş. Yüzbaşı mertebesine kadar yükseldikten sonra "Şiir yazacağım," diyerek askerlikten ayrılmıştı.

"O büyük bir şairdi. Ama büyüklüğü fildişi kulesinde oturmayıp, sokağın sesini şiirlerine yansıtması, kendi isyanını sokağa duyurmak için kitapçı dükkânının vitrinine 15 günde bir şiir afişler asmasındaydı."[14]

Açtığı kitapevinde birçok eylem gerçekleştirdi. Şiirlerini okutmak, sevdirmek, devrim karşıtlarını, sömürü ve haksızlıkları eleştirmek için vitrinden yararlanıyordu. İnsan boyundaki beyaz bir kartona el büyüklüğünde harflerle şiirlerini yazdırarak oraya asıyor, geceleri aydınlatıyordu. Onbeş günde bir değiştirirdi onları. Değişen bu şiirleri çok kimse merakla beklerdi.

Dağlarca "karşı duvar" genel başlığını verdiği bu şiirleri daha sonra horoz adındaki kitabında topladı. Toplumcu şiirleri, bu şiirlerle dolu kitapları birbirini izlemeye başlamıştı. Halkın insanımızın, tüm insanlığın, kölelikten yoksulluktan kurtulmasını istiyor, başta Amerikan sömürgeciliği olmak üzere, her türlü sömürgeciliğe kafa tutuyordu.

Onun devrimciliği, emekten yana olması hükümeti rahatsız etti. Savcılığın emriyle gelen polisler vitrindeki "Horoz" başlıklı şiirini yerinden kaldırdılar.

O da hemen "Savcıya" başlıklı bir şiir yazıp, yine vitrine astı: "Savcı, nedir düşündün mü,/ Yazıları suçlu kılan?/ Usla, yürekle büyümüş gündüzler/ Geceye karşı,/ Ama nedir çağlar üzre,/ Beni senden güçlü kılan?"

Onu böyle sataşmalarla yıldıramayacaklarını anlayınca, evinde arama yaptılar. Subaylık zamanından kalma tabancasını bahane ederek gözaltına aldılar. Evindeki birkaç kitabına el kondu. Onbeş gün cezaevinde yatırdıktan sonra serbest bıraktılar

Anti-emperyalizm ve bağımsızlık düşkünü oluşu malûm işbirlikçi çevreleri hep rahatsız edegemişti; 12 Mart'ta da asılsız bahanelerle tutukladılar onu.

O, dizelerindeki üzere; Erken öten horoz"du.

Ama bir gün, o güneşli sabahlar için öten erkenci horozlar, motorları ışıklı maviliklere sürecek çocuklarla!

 

2 Mayıs 2021 09:34:54, İstanbul.

 

N O T L A R

[*] Ümüş Eylül, Yıl:10, No:40, Temmuz-Ağustos-Eylül 2021...

[1] Fazıl Hüsnü Dağlarca, "Söyle Sevda İçinde Türkümüzü".

[2] Zeynep Oral, "Şairler Susmayacak!", Cumhuriyet, 21 Mart 2021, s.15.

[3] Haydar Ergülen, "Dağlarca İçin Üç Yeni Cümle", Cumhuriyet, 17 Ekim 2011, s.15.

[4] Doğan Hızlan, "Dağlarca Sergisini Gezin", Hürriyet, 5 Kasım 2014, s.22.

[5] Polat Onat, "Şiirin Beyhudeliği ve Dağlarca'nın Asaleti", Zaman, 15 Ekim 2011, s.23.

[6] Turgay Fişekçi, "Türkçenin Ses Bayrağı", Cumhuriyet, 26 Ağustos 2014, s.16.

[7] Vedat Günyol, Çalakalem, İş Bankası Kültür Yay., 1999.

[8] Turgay Fişekçi, "Fazıl Hüsnü Dağlarca: Özgürlük Dille Başlar", Cumhuriyet, 26 Ağustos 2014, s.16.

[9] Fazıl Hüsnü Dağlarca, Varlık Dergisi, No:1173, Haziran 2005.

[10] Fazıl Hüsnü Dağlarca, Hürriyet Gösteri, No: 21, Ağustos 1982.

[11] Fazıl Hüsnü Dağlarca, aktaran:  Refik Durbaş, "Şairin Azmi", Birgün, 29 Ocak 2015, s.2.

[12] Fazıl Hüsnü Dağlarca, Cumhuriyet Gazetesi, 3 Mart 2005.

[13] "Fazıl Hüsnü Dağlarca: Benim Bulunduğum Yer Yeryüzüdür", Cumhuriyet, 15 Ekim 2015, s.17.

[14] Sennur Sezer, "Dağlarca Öldü", 16 Ekim 2008... https://www.evrensel.net/haber/216376/daglarca-oldu

 

 

  Bu yazı 9679 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    Son güncelleme: 31.05.2026 05:00:23