Umut ŞENER

GÜNLERİMİZE DAİR

Umut ŞENER
  09-05-2023 12:49:00

“Savrulan yapraklar gibi

Akıp giden günlerimiz

Cenaze törenlerinde

Sessiz, sitemsiz” (Yağmur Atsız)

Sahadayız yine bir grup arkadaşla. Oyun terapisti arkadaş bir grup çocukla bileklik yaparak sohbet ediyor. Eğitmen ve avukat olan arkadaşlar alandaki inşaat işlerine el atmış durumda. Sosyal hizmet uzmanı arkadaşımla ben de çadırları dolaşıyoruz. Türkiye’nin ilk kadın sığınma evinde yöneticilik yapmış biri. Alana vakıf, deneyimli bir uzman.

“Geçmiş olsun” diyerek yanlarına vardığımız, izin verirlerse sarıldığımız her afetzedeyle olduğu gibi, sohbetin daha beşinci dakikasına varmadan konu yine kayıplara, yalanlara, yok sayılmaya geliyor.

Yan taraftaki çadırda ziyaretçilerle beraber türkü söyleyenler var, “bugün bayram günü derler/ alem eğlenir/ sen bizim haneye/ gel başın için…” Ses yayılıp gidiyor ovalara doğru.

Bir süre sadece bu ses hâkim oluyor alana. *

 “En az yetmiş bindir burada sayı” diyor afetzede.

Arkadaşımın özeni, kelimelerini seçtiği, sesinden seziliyor. İçtenlikle soruyor.

“Peki nasıl aydınlanacak bu iş? Yani… en büyük zorlukları yaşadınız. Ama siz buna bir şey yapamazsanız yasınızı bile yaşayamayacaksınız. İşin öznesi sizsiniz. Ne düşündüğünüz bizim için önemli. Biz de sizin için, mezarsız, kefensiz bırakılanlar için yapabileceğimiz her şeyi yapmak istiyoruz…”

“Ne siz yapabilirsiniz ne de biz…” diyor. “Bak üç ay geçmiş. Bayram, seyran hiçbir şeyi değiştirmiyor. Bizim sefilliğimiz, rezilliğimiz aynı. Sabah kalktım yine tuvalet yok, ocak yok, ekmek yok. Su yok. Dün sabah da aynıydı, on gün önce de aynıydı, üç ay önce de…”

Yeni gelenler oluyor. Ekip arkadaşlarımız da var gelenler arasında.

Başka bir afetzede “Gece soğuktu, çocuk ateşli. Çocuklar çekiyor en büyük perişanlığı zaten. Çadırlarda onlara bakmak çok zor. Korumak da…” diyor. Birbirlerine bakıyorlar. Birisi devam ediyor.

“Dışlanma var, kendi içimizde bile bölünmüşlük, ayrımcılık var. Taciz de var. Tecavüz var, sapıklık var. Savunmasız, korumasız durumda olana her kötülük var.”

“Geceleri çok soğuk oluyor. Evler yıkıldı ya, herhalde ondan oluyor bu kadar. Gündüz de sıcak oluyor. Yılan, çıyan, akrep çıkıyor artık, güneşin altında cehenneme dönen çadırlara giriyorlar sıcak diye. Çocukları sokuyorlar. Bazısı da ondan hasta. Ha, fareler cirit atıyor zaten…”

Arkadaşım, bir çare düşünülür belki diye söz alıyor. “Seçim var ama yakında, gelen giden yok mu? Bunları anlatmıyor musunuz? Görmüyorlar mı? İlla bir şey yaparlar. Yapacaklarını söylerler…”

“Seçim var da, herkes bizi unuttu o seçim yüzünden. Oy kullanacak olmasak hiç kimsenin aklında yokuz. Korkuyoruz seçim geçince tamamen unutacak herkes bizi, buraları…

*

Konuştukça derinleşen bir umutsuzluğa doğru gidiyor konuşma. Toparlamak, buradan çevirmek lazım bu konuşmayı.

“Kayıplar için siz ne yapacaksınız? Ne yapılabilir? Vardır değil mi yapılacak şeyler mutlaka? Evinizden, konu komşunuzdan kim yok, kim kaldı bilirsiniz sonuçta. Başvuru falan yapmadınız mı hiç?”

“Biz onu anlatıyoruz işte. Günlük nafaka derdinde çakıldık kaldık. İş yok, biri getirmezse aş yok, su yok, kilot yok, çorap yok. Siz… Sizler de öyle, bizim günümüzü kurtarmaya çalışmanın dışında bir şey yapabiliyor musunuz? Numaralar var tahtalarda, DNA’ya göre verildi numara diyorlar. İmkânı olan teste gönderiyor. Olmayana yine bir şey yok. Muhtara gidip bir şey sorsak, istihbaratı, sorgucusu hazır bekliyor. Kendi canımızın arkasına düşmek yasak. Yine de düşsek her şey için günlerce beklemek gerekiyor. Ee ben su mu bulayım, yemek sırasına mı gireyim, bir gün gitsem öbür sefer gidemiyorum. Başımızı kaldırıp da bir şey demeyelim diye devam edip gidiyor işte bu sefalet.”

“Ben de…” diyor biri, “İsmail Hoca gibi kendimizi vurup hepimizi kurtaracağım bu sefaletten!”

“Geçen hafta kızını vurup sonra da kendini vurdu bizim Hoca. Duymuşsunuzdur” diyor bir başkası.

Aynı anda hepimiz itiraz etmeye, intiharın yanlış olduğunu anlatmaya kalkışıyoruz. Ama yok! Öyle derin ki yaşanan çıkmaz, başladığımızdan daha hızlı susuyoruz göz göze gelince!

İsmail öğretmen, 12 yaşındaki kızını vurup, sonra da intihar etti 81. günde. Eşini ve iki çocuğunu 6 Şubat’ta Maraş’ta kaybetmiş bir afetzede. Günler geçip de hayatta kalmalarının bir anlamı olduğunu ona gösterecek hiçbir şey bulamayınca o da kızını da alıp gitmeyi seçmiş.

Ne ilk ne de son intihar bu.

Depremin 3. haftasında, Kocaeli’de intihar eden 20 yaşındaki Berke var mesela. Bütün ailesini kaybetmişti depremde ve özlemlerine dayanamadığı için, yaşatılabilecekken öldürülmelerini kabullenemediği için vazgeçmişti yaşamaktan. Daha doğrusu “öyle” yaşamayı reddetmişti.

Daha geçen hafta, Hatay’da depremde ailesi hayatta kalan, ama yaşamak için her şeyini kaybeden gencecik bir baba intihar etti. Geride biri 3 yaşında 4 çocuk kaldı.

Kolay değil, 3 ay geride kalmışken depremzedeler için hiçbir şey yapılmadığını her gün yaşamak hiç kolay değil.

2009’da Yalova’da intihar eden 31 yaşındaki Akif adlı mühendis geliyor aklıma. ’99 Gölcük depremini yaşamış ve ondan sonra psikolojik olarak yıkık halde kalmış. İntiharıyla ilgili haberlerde de yazan buydu. 10 yıl sonra o da terk etmiş bu dünyayı.

*

“Bizler gönüllüyüz, size hiçbir vaatte bulunamayız. Yaşadıklarınız karşısında bir şey dememiz çok zor. Fakat birbirinize tutunmanın, aynı sorunla hayatı darma duman olanların birbirine sarılmasının çok büyük bir güç olduğunu söylemek isteriz yine de. Size ahkam kesemeyiz, şöyle yapın, şu doğru, bu yanlış diye. Ama bizi bırakmayın. Varlığınız bizler için umut, o umutla sizlerin yanında olabiliyoruz. Onu almayın bizden.” diyoruz. *

 Kimimiz çocukların yanına, kimimiz inşaata, kimimiz su aramaya çıkıyoruz yeniden.

 

  Bu yazı 2989 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım