'AKP'nin Kürt sorunundaki hassasiyetlerini emperyalistler kullanıyor'
Tarih: 03-11-2018 07:51:54Evrensel Gazetesi yazarı Yusuf Karataş ise, meseleye farklı bir açıdan yaklaşıyor ve Türkiye'nin Kürt sorununda uyguladığı politikaların emperyalistler tarafından kullanılmasının yolunu açtığını belirtiyor.
Fırat'ın Doğusu'ndan Türkiye'ye yönelen bir tehdit ve saldırı olmadığının altını çizen Karataş, sorunun kaynağının, iktidarın Kürt sorununda uyguladığı politikalarında yattığını kaydediyor.
"Türkiye’deki iktidarın Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile yakın ticari ve siyasi ilişkiler geliştirdiği halde buradaki bağımsızlık referandumuna karşı İran’la işbirliği yapmasının da, Suriye’de Kürtlerin herhangi bir kazanımını kendisi için tehdit görmesinin de kaynağı buradadır" görüşünü dillendiren Karataş, görüşlerini şu satırlarla ifade ediyor:
"Çünkü iktidar, Kürtlerin sınırların ötesindeki kazanımlarının ülke içinde uyguladığı politikayı sürdürülemez hale getireceği kaygısını yaşıyor. Dolayısıyla eğer bir tehditten söz edilecekse, bu tehdit Türkiye için değil, iktidarın Kürt sorununda uyguladığı baskı ve müdahaleye dayalı politika için bir tehdittir.
Bu politikanın bir diğer açmazı da Türkiye’deki iktidarın Kürt sorunundaki hassasiyetlerinin emperyalistler tarafından kullanılmasına fırsat yaratmasıdır."
Bu kullanılma hali ile ilgili Karataş şu görüşü dillendiriyor:
"Dün Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) Suriye’nin milli gücü olduğunu söyleyen Rusya ve İran, son günlerde her söze “Suriye’de asıl tehdit Fırat’ın doğusunda” diyerek başlıyorlar. Çünkü Türkiye’yi Kürtlerin denetimindeki topraklarda bulunan ABD güçleri ile karşı karşıya getirmek istiyorlar.
Burada sorulması gereken soru şu: Türkiye’ye bir şey kazandırmayacağı ortada olduğu halde iktidar neden bu gerilim ve müdahale politikasında ısrar ediyor?
Cevabını da söyleyelim: Çünkü bu iktidar 7 Haziran 2015 seçimleri sürecinden bugüne barış ve müzakere sürecinin kendine
yaramadığını açıkça itiraf etmiş ve gerilim politikasına sarılmıştır.
Ama onlar savaş dedikçe artık demokrasi, barış ve insanca yaşayacakları bir düzen isteyen bu ülkenin işçi-emekçileri, halkları kaybediyor.
Bir daha kaybetmemek için yerel seçimler öncesinde yeniden sahneye konulmak istenen bu savaş filmine seyirci kalmamak gerekiyor."



































