- Ana Sayfa »
- WELG - ÖZEL »
Aslında ne oluyor!
Tarih: 11-01-2022 19:41:03 Güncelleme: 11-01-2022 23:32:03WELG ÖZEL Ekonomi Servisi –
Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemiyle yönetiliyor. Yani, her şey, Erdoğan’ın dudağının ucunda.
Pandemiyle birlikte para basıp, halklarına hibe eden ülkeler, yine halklarını enflasyondan korumak üzere, ABD’nin 2022 için aldığı karar gibi faiz artışına gidiyor. Tabii bunun dünyada bir istisnası var! “Ben ekonomistim. Faiz sebep, enflasyon sonuçtur” diyen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
İç çamaşır değiştirir gibi, Merkez Bankası başkanlarını değiştiren Erdoğan, kadrolar üzerinde mutlak hâkimiyetini Kavcı ve Nebati ile kurunca, 2021 yılında TÜİK’in resmi enflasyon rakamı tüketici için yüzde 36, üretici için 79.
Bunun anlamı nedir?
Arada kabaca 40 puanlık fark üreticiye yansımışsa da, tüketiciye yansımamış anlamına geliyor!
MAKASTAKİ 40 PUANLIK FARK, ZAM OLARAK YANSIYACAK!
Şubat’ta enflasyonun TÜİK verilerine göre en az yüzde 40, hatta Mart’ta yüzde 50’ye çıkacağı hesaplanıyor. Şubat ayında 4 puanlık bir artış nispeten tolere edilebilir. Peki Mart’taki 10 puanlık artış?
KURUN İLK YUKARI HAREKETİ MART’TA
Mart ayına bunun üzerine bir de Amerikan Merkez Bankası (FED)’in faiz artırımını ekleyin! –bu durum Türkiye’deki yabancıların elindeki doların dışarı çıkması anlamına geliyor-Dolar kurunda Mart ayından itibaren yukarı yönlü bir hareketi bekleyin demek.
DOLAR VE ENFLASYON TEMMUZ’DA PİK YAPACAK!
Ve Temmuz’da FED’in ikinci faiz arttırımının daha yüksek olacağını hesaplarsak, şöyle bir tablo ortaya çıkıyor.
Enflasyon artı FED’in de etkisi ile yukarı yönlü ve en geç Temmuz ayında eski seviyeleri olan 18 TL’ye yükselmiş bir dolar kuru, enflasyonu da etkiler.
FAİZ VE ENFLASYON SARMALINA GİRDİK!
Yani, birbirini etkileyen, faiz ve enflasyonun birbirini yükselttiği bir sarmala girdik. Başka bir ifade ile, “Faiz sebep, enflasyon sonuç” diyen asrın ekonomistinin Türkiye ekonomisini soktuğu durum, içinden çıkılamaz bir hal aldı.
@welgmedya.com




























