Boğaziçi’nde Kayyum Rektörlere Karşı 1000’inci Nöbet: Akademisyenler “#KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz” Diyerek Direnişlerini Sürdürüyor
Tarih: 17-01-2025 08:24:39WELG | Boğaziçi Üniversitesi’nde kayyum rektör atamalarına karşı akademisyenlerin başlattığı direniş, yarın 1000’inci nöbet ile bir dönüm noktasına ulaşacak. Akademisyenler, "Kabul Etmiyoruz, Vazgeçmiyoruz" sloganıyla 1000 gündür süren bu mücadelenin haklılığını vurgularken, nöbete destek çağrısı yaptı.
Direnişin Başlangıcı
Boğaziçi direnişi, 2 Ocak 2021 tarihinde Melih Bulu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından rektör olarak atanmasıyla başladı. Bu atama, üniversitenin özerk yapısına ve akademik özgürlüğüne zarar vereceği gerekçesiyle öğrenciler, akademisyenler ve mezunlar tarafından tepkiyle karşılandı. O tarihten itibaren Boğaziçi Üniversitesi’nde protestolar aralıksız devam etti.
Akademisyenler, her iş günü rektörlük binasına sırtlarını dönerek sessiz bir protesto gerçekleştiriyor. Bu nöbet, Türkiye’de üniversitelerdeki özerklik mücadelesinin sembolü haline geldi.
1000 Günlük Mücadele: “Kabul Etmiyoruz, Vazgeçmiyoruz”
Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri, bu 1000 günlük direniş boyunca kayyum rektörlerin yönetim anlayışını ve alınan kararları eleştirdi. Üniversitenin akademik yapısına zarar verdiği belirtilen uygulamalar arasında, liyakatsiz atamalar, öğrenci ve akademisyenlerin görüşlerinin dikkate alınmaması ve üniversiteye dışarıdan müdahaleler yer alıyor.
Akademisyenler, nöbete katılım çağrısı yaparak şu mesajı verdi:
“1000’inci nöbetimizde bir araya geliyoruz. Üniversitelerimizi siyasi müdahalelerden arındırılmış, özerk yapısına kavuşturulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz!”
Destek Büyüyor
Boğaziçi Üniversitesi’ndeki direniş, yalnızca üniversite çevresiyle sınırlı kalmayıp, farklı kesimlerden de destek gördü. Mezunlar, sivil toplum örgütleri, akademik kuruluşlar ve yurtdışındaki üniversiteler, bu mücadelenin yanında olduklarını belirtti. Direnişin yarattığı farkındalık, Türkiye’deki diğer üniversitelere de ilham kaynağı oldu.
Kayyum Yönetiminin Yarattığı Sorunlar
Boğaziçi Üniversitesi’nde kayyum yönetimiyle birlikte şu sorunlar gündeme geldi:
- Akademik Özgürlüğün Zedelenmesi: Üniversiteye yapılan dış müdahaleler ve liyakatsiz atamalar, akademik özgürlüğü tehdit ediyor.
- İdari Karışıklıklar: Yönetim politikaları nedeniyle akademisyenler ve öğrenciler arasında huzursuzluk arttı.
- Öğrenci Hakları: Öğrencilerin barışçıl protestoları polis müdahaleleriyle bastırıldı, birçok öğrenci gözaltına alındı ve tutuklandı.
- Uluslararası İtibar: Boğaziçi Üniversitesi’nin uluslararası sıralamalardaki yeri zarar gördü.
Boğaziçi Direnişi Neden Önemli?
Boğaziçi direnişi, yalnızca bir üniversitenin özerkliği için verilen bir mücadele değil, aynı zamanda Türkiye’de akademik özgürlüklerin korunması ve demokratik değerlerin savunulması açısından bir sembol haline geldi. Akademisyenler, öğrenciler ve mezunlar, bu mücadelenin sadece Boğaziçi Üniversitesi’ni değil, tüm Türkiye’deki üniversiteleri ilgilendirdiğini ifade ediyor.
1000’inci Nöbetin Önemi
Yarın tutulacak olan 1000’inci nöbet, Boğaziçi Üniversitesi direnişinin gücünü ve kararlılığını bir kez daha gösterecek. Akademisyenler, 1000 gündür devam eden bu mücadelenin yalnızca bir başlangıç olduğunu, üniversite özerkliği sağlanana kadar direnişi sürdüreceklerini belirtiyor.
Boğaziçi Mezunları ve Toplumdan Destek
Mezunlar, “Boğaziçi mezunları olarak üniversitemizin özerk yapısının korunması için akademisyenlerimizin yanındayız” diyerek desteklerini yineliyor. Sosyal medya üzerinden de #KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz etiketiyle geniş çaplı bir destek kampanyası başlatıldı.
Boğaziçi Üniversitesi’nde başlayan bu direniş, Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Akademik özgürlük ve üniversitelerin özerkliği için verilen bu mücadele, uluslararası alanda da dikkat çekmeye devam ediyor.
@welgmedya.com



































