Gazeteci Çağdaş Gökbel İle Yayınlanacak kitabı üzerine Sohbet Ettik

 Tarih: 26-11-2020 12:35:26   Güncelleme: 26-11-2020 14:15:26
Gazeteci Çağdaş Gökbel İle Yayınlanacak kitabı üzerine Sohbet Ettik
İstanbul Arel Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden 2015 yılında mezun olduktan sonra, gazeteciliğe ABC gazetesinde röportajlarıyla başladı. Daha sonra birçok gazetede çalışan Çağdaş, İrlanda’ya yerleşmeye karar verdi. Independent Türkçe servisi için İrlanda’dan haber yollayan yazar aynı zaman da ATGB’nin İrlanda temsilciliği görevini yürütüyor. SOL gazetesinde de köşe yazarlığı yapan Gökbel, şimdiye kadar, bir uluslararası ve bir de yerel iki akademik makale kaleme aldı.

Tanıtım metnine baktığımda kitabın sadece WestWorld (Batı Dünyası) dizisinin analizinden ibaret olmadığını gördüm. ‘İdeoloji nedir?’ Aynı zamanda bu soruya da yanıt arıyorsun. Artık Avrupa’da yaşıyorsun. Avrupa’dan baktığında sence ideoloji nedir?

Bu gerçekten güzel ve yanıtlaması zor bir soru. İdeoloji, Türkçe karşılığı yetersiz olan bir kavram. Kitapta bu sorunu aşmaya dönük çabaları da ele aldım. Elbette bu sorunu çözmeye dönük çabaların içerisinde 80’sonrası TDK yok. Türk Dil Kurumu, askeri cunta döneminde çökertilmiş bir kurum. Bugün, içinde bulunduğu durum ise tam anlamıyla utanç verici. Aynı kurum 80’öncesinde, Türkçeye olması gerektiği gibi önemli katkılarda bulunmuş. Gelelim esas soruya yani Avrupa’ya.

Aydınlanma döneminde Avrupa’da güçlü ideolojiler ve siyasi anlayışlar ortaya çıktı. Bu tarihi en erken 16. Yüzyıldan başlatabiliriz. Sınıflı toplumların doğal seyri olarak karşıt kutuplar çarpıştı. Bir tarafta otoriteyi ayakta tutmak için çaba harcayanlar, diğer tarafta otoriteyi devirmek ve insanlığa yeni ufuklar açabilmek için mücadele edenler. Bu mücadele değişmedi, hatta yaşadığımız yüzyılda giderek daha fazla keskinleşmeye başladı. Hikâyenin sonuna atlayacak olursak Francis Fukuyama, ‘İdeolojilerin ve Tarihin Sonu’ derken gerçek anlamda saçmalamıştır. Şimdilerde ‘ben öyle demek istemedim’ diyor. Berlin duvarının yıkılması, Sovyetler Birliği’nin çöküşü her şeyin son bulduğu bir evre olmadı. Tam tersine bir başlangıç ve ideolojik savaşın güçleneceği yeni bir çağın müjdecisidir. Bu yeni çağ, işçi sınıfı için bir cehennem, aynı zamanda geçmiş mücadeleleri hatırlamak için ya da yeni devrimler çağı için bir müjde. David Harvey’den yola çıkarsak, dizginlerinden boşanan kapitalizm gezegenimizi ve insanlığın geleceğini tehdit ediyor. Irkçılık, iklim krizi ve salgın hastalıklar ‘kapitalizmin oluşturduğu ideolojik rüya’ devam ettiği müddetçe yakamızı bırakmayacak.

Irkçılık, sömürü ve diğer olguları hesaba katarsak Avrupa’nın ideolojisini nasıl tanımlarsın?

Bence bu soruya en iyi yanıtı Orhan Gökdemir ‘Aydınlanma Tarikatı’ ve ‘Din ve Devrim’ kitaplarında veriyor. Ben, onun açtığı yoldan devam edeyim. Kendi kitabımı hazırlarken bu eserleri incelemiş olmayı isterdim. Aydınlanma meselesi madalyonun iki farklı yüzü gibi. Bir taraftan sahiplenmeniz, diğer taraftan bu deneyimi aşıp üzerine yeni şeyler inşa etmeniz gerekiyor. Tipik bir diyalektik yasasıdır, durduğumuz an geri gitmeye başlıyoruz. Bir de buna Aydınlanmanın sınıfsal karakterini eklemek gerekiyor. Aydınlanma düşünürleri doğal olarak ayrıcalıklı insanlardan oluşuyordu. O dönemin toplumsal koşulları gereği böyleydi. Ancak Rousseau gibi istisnalar buradaki kırılmaları derinleştirdi ve Aydınlanma eleştirisi bir nevi bu aydınlanmanın aşılmasını sağladı. Buradaki esas sıkıntı İngiliz Aydınlanmasının bu düşünsel savaştan galip çıkması ve yeni biçimiyle Amerikan merkezli kültür endüstrisi ile yaşamaya devam etmesi.

Avrupa eğitim sistemi çocuklarımıza olmadık yalanlar söylüyor. İnsanlığın düşünsel gelişimi Antik Yunan mucizesinden ibaretmiş gibi gösteriliyor. Martin Bernal, ‘Kara Atena’ isimli kitabında bu ideolojik eğilime karşı güçlü eleştiriler getiriyor. Çocuklarımızı bu düşüncelerle tanıştırmak zorundayız. Aydınlanma Mısır ve Mezopotamya’yı keşfetme cüretini gösterebildiği için gerçekten bir ‘Aydınlanmaydı’. Kapitalizm geliştikçe ve ilerledikçe bu aydınlanmadan rahatsız oldu. Bunun için önce Avrupa’nın ufku daraltılmalıydı. Yerel düzeyde kalan her fikir ‘ırkçı’ olmak zorunda. Özetle bu bakış açısı ırkçılığa teşnedir diyebiliriz. Jeremy Bentham, gibi örnekler zamanımızın tüm ideolojik halesine etki etmiş kişilerdir. John Fowles’ın sözleri ile ifade etmek gerekirse: ‘Bu İngilizler liberalizm maskesi takmış faşistlerdir’. Neticede geldiğimiz noktada çıkarcı bencil bireycilik insanın doğası olarak kabul ediliyor. Avrupa ideolojisi dediğiniz şey sömürüyü erdem olarak kabul eden bir öğretidir.

Peki, bu ideoloji nasıl yenilir?

Tam olarak karşılıklı bir çarpışma tasavvur etmek ya da yenme ve yenişme üzerine bir tanımlama yapmak doğru değil. Ancak ‘Batı Dünyası’ tüm insanlığa kendi yapay antagonizmasını dayattı. Esas antagonizma neydi? İşçi sınıfı ve burjuvazi arasındaki çatışmaydı. Sömürünün devam edebilmesi için bu çatışma başka çatışmalarla örtülmelidir. İdeoloji burada devreye girer. Doğu ve Batı çatışması suni ve tehlikeli bir çatışmadır. Bugün, Avrupa aydını olarak gördüğünüz kişiler, bazı isimleri ayrıştırarak söylüyorum; burnunun ucunu bile göremez haldeler. Özellikle sosyal bilimlerden bahsediyorsak akademinin Türkiye’den farklı olduğunu söylemek zor. Şimdi, burada itiraz edenler, histeri krizlerine girenler olacaktır. Bu bir aşağılık psikolojisi, doğulu olarak görülen bir aydının onlara bir şey anlatmasından nefret ediyorlar. Bu nefret kaynağını biraz önce bahsettiğim ırkçı ideolojiden alıyor. Tam bu noktada histeri krizine girenlerin bizim coğrafyamızın insanlarının olması çok daha acı. Avrupa’nın düşünsel üstünlüğünü kabul ettiğinizde, onun bir sömürgesi ya da bir kolu olduğunuzu da kabul ediyorsunuz. Bu söylediklerime kızanlar Avrupa’da özellikle sosyal bilimler alanında yine Avrupalı akademisyenlerin yaptıkları eleştirileri okusunlar. Bazılarını benim kitapta okuyacaklardır.

Bu çok acı bir şey, sözünüzü güçlendirmek için yine ‘Batılı’ insanların tanıklığına başvuruyorsunuz. Bu sözümden şu anlaşılmasın nitelikli yabancı kaynaklara başvurmak ve buradan bilimsel çalışmanızı güçlendirmek kaçınılmaz ve doğru olan biricik yöntemlerden sadece birisidir. Anlatmak istediğim doğulu insanın, batılı insana bir şey öğretemeyeceği onun kaderi gereği cahil olduğu ideolojik bir anlatı. Konu geniş olduğu için ideoloji meselesinde saatlerce konuşsak bir şeyler hep eksik kalacaktır. Umarım okurlar ne dediğimizi doğru bir biçimde anlayacaktır.

Tüm bu ‘ideoloji’ tarihinin sonunda bir de popüler bir diziyi analiz etmeniz bence çok doğru olmuş. Westworld, (Batı Dünyası) dizisinde izleyiciye empoze edilmeye çalışılan mesajları bize biraz anlatabilir misiniz?

Okuru kitap okumaya teşvik etmek için bu soruya sınırlı bir yanıt vermem gerektiğini düşünüyorum. Esasında yukarıda konuştuğumuz mesajlar izleyiciye aktarılıyor. Kültür endüstrisinin alemet-i farikası ürünlerinin standart olmasıdır. Yani elinizde bir şablon vardır ve filminizi rahatlıkla bu şablona göre çekebilirsiniz. Bu bazı ön kabulleri gerektirir. Bu ön kabuller: İnsan doğası gereği vahşi ve çıkarcıdır. Onu yönlendiren aslında bilinci değil, bilinç dışındaki karanlık güdülerdir vb. Irkçılık, dizginlenmeyen şiddet ve kadının konumu yine kapitalist yaşamın temel kodlarına göre düzenlenir.

Westworld (Batı Dünyası) dizisi biraz da gelecekteki robotların hikayesini anlatıyor. Sizce gelecekte robotlar hayatımızı nasıl etkileyecek?

Esas kritik noktalardan biri bence bu. Kitabı bugün yazıyor olsaydım İngiltere Genel Kurmay Başkanı Nick Carter’ın açıklamalarına kesinlikle yer verirdim. Carter, 2030 yılında 30 bin robot askerin İngiliz ordusunda görev alabileceğini söylüyor. Kırılma anına yaklaştığımızın işaretlerinden sadece birisi. Teknoloji normal koşullarda ‘devrimci’ bir etkiye sahiptir. Ancak teknoloji bir sınıf iktidarının tekelindeyse etkisi o zaman tam tersi oluyor. O teknoloji otoriteleri yani erki korumak için seferber ediliyor. Burada komplo teorilerine kapı açmak istemem. Bu teoriler kapitalist ideolojiyi besleyen ve insanları umutsuzluğa sürükleyen bir işleve sahip.

 

Ancak şunu söyleyebilirim geliştirilecek robotlar hiç de hayal edildiği gibi sırtımızdaki yükü almayabilir. Marx’ı dikkate alacak olursak, teknoloji geliştikçe işçilerin sömürüsü azalmıyor tam tersine artıyor. Ev temizlik robotları, ameliyathane robotları gibi araçlara bakarak sevinen bir kitleyi anlamak gerçekten zor. Sağlığın paralı olduğu bir sistemde son teknoloji sistemleri toplum için kullanabileceklerini düşünmek gerçekten hayalcilik. O kadar uzağa gitmeyelim Covid-19 aşısını üreteceği iddia edilen Amerikalı şirketler sizce bu aşıları insanlığın yararına sunacaklar mı? Bunu ücretsiz bir biçimde tüm insanlığın erişimine açacaklar mı? Bu sorunun yanıtı ‘Hayır’ ise ona göre önlemler almak ve mücadele etmek gerekir. Gelecekte yaşamlarımızı etkilemesi muhtemel robotların da buna benzer bir işlevi olacaktır.

  Bu haber 4246 defa okunmuştur.   Editör: Haber merkezi   Kaynak: welgmedya

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

  FACEBOOK YORUM Yorum

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    Son güncelleme: 31.05.2026 10:00:35