Siyaset bilimci Hajo Funke: NSU cinayetleri önlenebilirdi

 Tarih: 07-07-2018 06:35:41
Siyaset bilimci Hajo Funke: NSU cinayetleri önlenebilirdi
Siyaset bilimci Hajo Funke, NSU cinayetlerine göz yumulduğu şüphesine yol açacak bulgular olduğunu, bazı devlet yetkililerinin “terör stratejisine iştirak edip etmediğinin” sorgulanması gerektiğini söyledi.

Aşırı sağ hareketleri uzmanı Hajo Funke, Almanya'da 8'i Türkiye kökenli 10 kişiyi öldürmekten sorumlu tutulan Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör hücresi hakkında Deutsche Welle'nin sorularını yanıtladı.

 

NSU cinayetlerinin önlenmesi ve terör hücresinin tüm boyutlarıyla aydınlatılması için Alman devletinin "görevini yerine getirmediğini” söyleyen Funke, "Gerektiği gibi soruşturma yapılsaydı, şüphesiz ki cinayetler önlenebilirdi” diye konuştu. Devletin bazı kurumlarının NSU'yu aydınlatma çabalarını baltalamaya çalıştığını, gerçekleri gün ışığına çıkartmak için büyük bir güç mücadelesi yaşandığını aktaran Funke, Alman iç istihbarat teşkilatını "devlet içinde devlet” olmakla suçladı, ortaya çıkan yeni bilgiler ışığında "bazı yetkililerin bu terör stratejisine iştirak edip etmediğinin de sorgulanması gerektiğini” savundu.

 

Funke, 2000'li yılların başında NSU üçlüsünün cinayet planları ve nerede oldukları konusunda bilgi sahibi olunmasına karşın gerekli önlemlerin alınmamasını, "Bu durum aynı zamanda işlenen seri cinayetlere göz yumulduğu, tutuklamaktan kaçınarak da bu cinayetlerde müşterek sorumlu olunduğu anlamına gelmektedir” sözleriyle değerlendirdi. NSU'nun aydınlatılması yönündeki çalışmalarıyla tanınan, terör hücresinin saldırılarının önlenmemesinde devletin rolünü mercek altına aldığı kitap ve çok sayıda yayınıyla tanınan, parlamentoların NSU araştırma komisyonlarına bilirkişi olarak katılan siyaset bilimci Prof. Dr. Hajo Funke'ya yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:

 

Deutsche Welle: Almanya'da 90'lı yılların sonunda tırmanışa geçen Neonazi şiddet eylemlerini tetikleyen etkenler nelerdi? NSU terör hücresi nasıl bir ortamda oluştu?

 

Hajo Funke: O dönem özellikle Doğu Alman kentlerinde ciddi bir Neonazi şiddet dalgası yaşadık. Ama asıl tetikleyenler, Batı Almanya'dan doğuya geçen Nazilerdi. Duvarın yıkılmasıyla birleşen Almanya'da, Doğu'daki gençler, birleşen Almanya'nın çocukları, şaşkınlık içerisindeydi, kendilerini güvende hissetmiyorlardı.

 

Büyük bir değişim, her şeyin birden yok oluşu, bunun yerine yeni bir şey sunulamaması, refahtan bekledikleri payı alamamaları onlara büyük hayal kırıklığı yaşattı.Tepki şiddete dönüştü, yönlendirmeyle tepkileri ırkçı düşüncelerle şekillendirildi ve Jena kentinde aşırı sağcı gruplar oluştu. Nasyonal Sosyalist Yeraltı terör örgütü NSU da işte bu gruplar arasından çıktı.

 

DW: NSU nasıl olup da yakalanmadan 13 yıl boyunca bombalı saldırılar, banka soygunları yapıp, 10 kişiyi katletebildi? Neden engellenmediler?

 

Funke: Aynı soruyu ben de kendime sordum. 6 yıl boyunca araştırdım, kitaplar yazdım, araştırma komisyonlarında oturdum, dinledim, bilirkişi olarak çok sayıda araştırma komisyonuna katıldım. Vardığım sonuç: Devlet görevini yerine getirmemiş. Özellikle de güvenlik kurumları. ‘Katiller Türkiye'den' diyip, buna inanıp bu varsayıma göre hareket etmişler. Polis görevinin gereği olan açık bir soruşturma yürütmemiş.

 

DW: Yeni gün yüzüne çıkan belgeler, iç istihbarat teşkilatının, henüz cinayetler başlamadan, 2000 yılının başında, NSU üyeleri ve hedefleri konusunda bilgi sahibi olduğunu gösteriyor. Cinayetler önlenebilir miydi?

 

Funke: Gerektiği gibi soruşturma yapılsaydı, şüphesiz ki cinayetler önlenebilirlerdi. Soruşturmada hatalar olmuş olabilir deniyor. Ama bu ihmaller ve hataların çok sık ve çok sistematik olduğunu görüyoruz. Salt kurbanların etrafında, uyuşturucu suçlarına odaklanılmış, ama ‘acaba aşırı sağ terörü söz konusu olabilir mi?' diye hiç sorgulanmamış.

 

Üstelik bence, ne yazık ki aşırı sağa hiç bakmamak, dikkatleri Türk ve Kürt azınlığa odaklanmak, sistematik bir nitelik taşımış. Bilimsel olarak gerekli, kriminolojiye uygun, ‘burada pekala başka bir durum var' sonucuna varılmasını sağlayacak bir soruşturma yürütülmemiş.

 

 Ayrıca dediğiniz gibi şu bir gerçek: 2000 yılının Nisan ayında Saksonya İçişleri Bakanlığı’na, dönemin bakanı Klaus Hardraht'a ve iç istihbarat teşkilatına, üç şüphelinin, ki üç kişi isimleriyle açık bir şekilde yer alıyor, diğer dört kişiyle birlikte seri cinayetlere, saldırılara girişmek üzere oldukları bildirilmiş.

 

DW: NSU'nun 2011 yılında ortaya çıkmasının ardından yaşananları siz "gerçekleri örtbas etme ve aydınlatma çabalarını baltalama” olarak nitelendirdiniz, devlet içinde bazı yetkililerin "bu terör stratejisine iştirak edip etmediğinin” sorgulanması gerektiğini söylediniz. Neden böyle düşünüyorsunuz? Siz bir yanıta ulaşabildiniz mi?

 

Funke: Kassel kentinde Sayın Halit Yozgat öldürüldüğü sırada aynı mekanda Hessen Eyaleti İçişleri Bakanlığı bünyesindeki Anayasa Koruma Teşkilatı’nın bir çalışanın da bulunduğu ortaya çıkmıştı. Orada olduğu tespit edildikten sonra verdiği ifadede yalan söyledi. Hiç bir bilgisi olmadığını, terör örgütünün varlığından haberdar olmadığını iddia etti.

 

İnandırıcı değildi. Örneğin bu benim için gerçekte epeyce bilgi sahibi olunduğuna dair bir ipucu. Bir diğer bulgu da iç istihbarat teşkilatının muhbiri Ralf Marschner ile ilgili. Zwickau kentindeki belediye binasının çaprazında Marschner'ın, aşırı sağı sembolize eden eşyalar sattığı bir dükkanı vardı.

 

 Beate Zschaepe ile "yakın ilişki" içerisinde olduğu ortaya çıktı. Demek ki onun iyice sorgulanması gerekiyordu, ama bu bilinçli bir tercihle yapılmadı. Marschner şimdi İsviçre'de. Bu aydınlatma çabalarını akıl almaz bir biçimde zayıflatıyor.

 

 Ayrıca bir polisin ifadesi var. Yöneticilerinin ‘Böhnhardt'ın daha neler yaptığı ve nerede bulunduğunun araştırılmaması talimatını verdiğini' söylüyor. Bunlar aydınlatma çabalarını baltalama girişimleridir. Ama bu durum aynı zamanda işlenen seri cinayetlere göz yumulduğu, tutuklamaktan kaçınarak da bu cinayetlerde müşterek sorumlu olunduğu anlamına gelmektedir.

 

DW: Anayasa Koruma Teşkilatı’nın NSU'yu aydınlatacak bilgileri "bilinçli bir şekilde sakladığını” düşünüyorsunuz. Adeta "sessizlik yemini etmiş olmakla” eleştiriyor, "Devlet içinde devlet” olmakla suçluyorsunuz. Bunu biraz açabilir misiniz?

 

Funke: İç istihbarat örgütlerinin hesap verme yükümlülüğü altında olmadıkları gibi bir algıları var. Bu sadece Alman istihbarat örgütü için değil İngiltere, Fransa, İtalya, Türkiye ve İsrail istihbarat örgütleri için de geçerli.

 

Ama Alman İç İstihbarat Teşkilatı aynı zamanda demokrasiye hizmet ettiğini savunuyor. Benim ise buna itirazım var. Neyin gizli kalacağına, neyi polise ve savcılığa ileteceklerine, neyi iletmeyeceklerine, ne zaman iletip ne zaman iletmeyeceklerine kendileri karar veriyor.

 

Bu kabul edilebilir değil. Bu serbestliğe sahip olmaları nedeniyle onları devlet içinde devlet olarak, hukuk devleti yükümlülüklerine uymayan, olağanüstü hal kurumu olarak nitelendiriyorum.

 

DW: Yetkililer birçok bilgiyi paylaşmıyor. Halbuki bu cinayetleri aydınlatmaktan daha önemli ne olabilir? "Devletin bekası” meşru bir gerekçe mi?

 

Funke: Devletin bekasından söz ediyorsak bu tanımın gereği cinayetlerin önlenmesidir, cinayetler gerçekleşmişse de o zaman sistematik çalışılarak aydınlatılmasıdır. Bu Anayasa Koruma Teşkilatı’nın, Federal Başsavcılığın elindeki araçlar ve bilgilerle, mahkemelerle, soruşturmayı yürüten polislerle sağlanmalı. Ancak gördüğümüz bu görev yerine getirilmedi, üstelik de sistematik bir şekilde.

 

DW: Başbakan Merkel, 'NSU cinayetlerini aydınlatma, suç ortakları ile azmettiricileri ortaya çıkarma ve tüm suçluların hak ettikleri cezaya çarptırılmasını sağlama' sözü vermişti. Merkel bunu gerçekten istedi mi? Gücü mü yetmedi?

 

Funke: Ben onun NSU'nun gerçekten de aydınlatılmasını istediğini düşünüyorum. Yaşananlar, kurban yakınlarının yaşadıkları onu sarsmıştı. Buna inanıyorum. Ama şu aşikar: Merkel'ın gerçekleri aydınlatma konusunda ya gücü yetmedi ya da kurumsal gücü yoktu. Bu yürütmenin bir zafiyeti.

 

 Bir güç mücadelesi yaşandı. Bu mücadele bir ölçüde yürütme içinde yaşandı ama büyük ölçüde de yürütme ile yasama arasında. Bir düşünün, 1949'dan bu yana bir ilke tanık olduk. NSU'yu aydınlatmak için parlamentolarda 13 araştırma komisyonu kuruldu. Şimdi 14.'nün kurulması tartışılıyor.

 

Bu şu anlama geliyor: halk, halkı temsil eden federal ve eyalet parlamentoları gerçeği öğrenmek istiyor. Yürütme ise ‘size ancak bilmenizin uygun olduğunu düşündüğümüz olanını vereceğiz' diyor.

 

Yani gerçeği olduğu gibi söylememek, bilinçli bir şekilde belge imha etmek, önce inkar etmek, sonra ‘aslında öyle olmuştu' demek… Tüm bu yalanlar, gerçekleri aydınlatma çabalarının bloke edilmesi sadece hukuk devletinin zayıflatılmasına yol açmıyor aynı zamanda hepimizin ama özellikle de etnik ve dini azınlıkların, Türkiyeli Almanların, Müslümanların ve Yahudilerin güvenliğini tehdit etmekte.

 

DW: Bazı kamu görevlilerin yalan beyanları, yalan tanıklık, belgelerin imha edilmesi, çarpıtma, belge gizleme… Bunlar aslında suç değil mi?

 

Funke: Suç tabii ki. Münih'teki yargılama süreci hukuk devletinin bir ölçüde işler olduğunu gösteriyor… Öte yandan yürütme erki haddini aştığını biliyor ve kamuoyu ve parlamentolar işte bunun üzerine gidiyor. Ben hukuk devleti bitti demiyorum, aman ha tanrı aşkına. Biz daha fazla hukuk devleti için mücadele ediyoruz. Ayrıca Münih'teki NSU kararı sonrasında da gerçekler için yürütülen mücadele devam edecek.

 

DW: Almanya'da yer altına inen, bulunamayan yüzlerce aşırı sağcı var. NSU'ya destek veren geniş bir ağ da ortaya çıkartılamadı, şu anda serbestçe dolaşıyor olabilirler… NSU terörüne benzer cinayetler tekrar yaşanabilir mi?

 

Funke: Bire bir aynı şekilde yaşanmaz ama aşırı sağcı terör tehdidi mevcut. Bunu mülteci yurtlarına yönelik saldırı dalgasında gördük. Müslümanlar, Türkler ve Yahudiler ırkçı sözlü saldırılara hedef oluyor, nefretin açıkça sergilendiği bir süreç söz konusu.

 

 Bu bir yandan bireylerin kendilerini güvende hissetme duygusunu tehdit ediyor, diğer yandan "bazılarının daha az korumayı hak ettiği” gibi bir algının oluşması, beklemedeki aşırı sağcıları ya da Neonazileri harekete geçirmeye, saldırmaya cesaretlendiriyor.

 

 Bunu Köln Büyükşehir Belediye Başkanı Henriette Reker'a yapılan korkunç saldırıyla gördük. Sayın Reker, aslında Merkel'ı temsil ediyordu. Kin ve ırkçı nefretin güvenliği nasıl tehdit ettiğini, nasıl aşırı sağcılara ‘e hadi tamam şimdi saldırmamız için uygun ortam oluştu' demesini sağlayabildiğini görüyoruz.

 

DW: Almanya'da aşırı sağ tırmanışta. Siz çoğulcu demokratik Almanya'nın bir Nasyonal Sosyalist bir meydan okumayla karşı karşıya olduğunu, bir güç mücadelesi yürütüldüğünü söylediniz, bu mücadele kaybedilebilir mi?

 

Funke: Bu mücadelenin kaybedilmeyeceğini düşünüyorum ama evet böyle bir güç mücadelesi var. Aşırı sağdan bir saldırı söz konusu… Radikal sağcı ve aleni bir şekilde ırkçı beyanlarda bulunan Gauland'ın liderliğindeki Almanya için Alternatif (AfD) partisi… Alexander Gauland, Türkiyeli Almanlara ırkçı bir şekilde hakaret etti, Nasyonal Sosyalizm ile yüzleşme, aydınlatma çabalarını yok sayıyor… Aşırı sağın bu saldırıları, merkez partilere sirayet edip ve merkezde yer alan Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ‘aslında Gauland haklı’ diyebiliyorsa işte o zaman tehlike çanları çalıyordur… Demokratik, hukuk devleti ve anayasaya bağlı merkezi savunmak gerekiyor.

 

Okuyucu Tepkileri

Bu habere tepkinizi seçin

0 tepki

Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.

  Bu haber 2507 defa okunmuştur.   Kaynak: avrupa postası

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

  FACEBOOK YORUM Yorum

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    15 Mayıs, CumaRizespor2-2Beşiktaş
    16 Mayıs, CumartesiFatih Karagümrük2-1Alanyaspor
    16 Mayıs, CumartesiGaziantep FK1-2Başakşehir
    16 Mayıs, CumartesiSamsunspor3-0Göztepe
    17 Mayıs, PazarKayserispor2-1Konyaspor
    17 Mayıs, PazarFenerbahçe3-3Eyüpspor
    17 Mayıs, PazarTrabzonspor0-3Gençlerbirliği S.K.
    17 Mayıs, PazarKasımpaşa1-0Galatasaray
    17 Mayıs, PazarAntalyaspor1-0Kocaelispor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    1 Mayıs, CumaHatayspor3-1Vanspor FK
    1 Mayıs, CumaBoluspor3-1Serik Spor
    1 Mayıs, Cumaİstanbulspor8-1Adana Demirspor
    1 Mayıs, CumaManisa F.K.5-0Sakaryaspor
    2 Mayıs, CumartesiÜmraniyespor1-4Keçiörengücü
    2 Mayıs, CumartesiBodrum FK0-1Sarıyer
    2 Mayıs, CumartesiBandırmaspor1-0Sivasspor
    2 Mayıs, CumartesiÇorum FK1-1Erzurumspor FK
    2 Mayıs, CumartesiEsenler Erokspor1-1Pendikspor
    2 Mayıs, CumartesiIğdır FK3-3Amed
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    24 Nisan, CumaKaracabey Belediyespor0-1Bucaspor 1928
    25 Nisan, CumartesiBatman Petrolspor6-0Kepezspor
    25 Nisan, CumartesiAnkaragücü4-1İskenderunspor
    25 Nisan, CumartesiAltınordu2-2İnegölspor
    24 ErzincansporKastamonuspor0-3Muğlaspor
    24 ErzincansporŞanlıurfaspor2-1Ankaraspor
    24 ErzincansporKaraman FK3-2Beykoz Anadolu
    24 ErzincansporBeyoğlu Yeni Çarşı3-1Erbaaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    18 Nisan, CumartesiGiresunspor0-1Karabük İdman Yurdu
    18 Nisan, CumartesiArtvin Hopaspor7-31926 Bulancak
    18 Nisan, CumartesiFatsa Belediyespor5-1Çayelispor
    18 Nisan, CumartesiPazarspor1-0Amasyaspor 1968
    18 Nisan, CumartesiYeni Orduspor3-4Zonguldak Kömürspor
    18 Nisan, CumartesiKaradeniz Ereğli BSK5-3Orduspor 1967
    18 Nisan, CumartesiTokat Bld Plevnespor2-0Düzcespor
    18 Nisan, CumartesiSebat Gençlikspor2-3Yozgat Bld Bozokspor
    Son güncelleme: 25.07.2026 19:00:15