Uluslararası Adalet Divanı'ndan İsrail'e Yönelik Karar
Tarih: 20-07-2024 08:29:20"Tek Bir Bölgesel Birim"
UAD'nin ilk açıklamasında, "İşgal altındaki Filistin toprakları parçalanmış ayrı bölgeler değil, tek bir bölgesel birimdir" denildi. Mahkeme, İsrail'in Gazze'de işgalci güç konumunda olduğunu ve Lahey düzenlemelerinin uluslararası teamül hukuku çerçevesinde İsrail için bağlayıcı olduğunu vurguladı.
İsrail'in Hukuki Durumu ve Fiili İlhak
Mahkeme, İsrail'in işgal altındaki topraklardaki yasadışı varlığının hukuki yansımalarını inceledi ve işgalin, askeri gerekliliklere yanıt vermek için "geçici bir durum" olduğunu belirtti. UAD, egemenlik sıfatının işgalci güce devredilemeyeceğini ifade etti.
İsrail'in 2005 yılında askeri varlığını çekmesine rağmen Gazze Şeridi üzerinde kilit yetkiye sahip olduğuna dikkat çeken UAD, zorla tahliyeler konusunda İsrail'in yerleşim politikalarının 4. Cenevre Sözleşmesi'ne aykırı olduğunu belirtti. Mahkeme, "İsrail, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da işgalcidir. İsrail'in işgal ettiği topraklarda Filistinlilere ait doğal kaynakları kullanması uluslararası hukuka aykırıdır" dedi.
Uluslararası Hukukun İhlali
Mahkeme, İsrail'in Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki yerleşimleri ile uluslararası hukuku ihlal ettiğini, İsrail'in Filistin topraklarını işgalinin fiili bir ilhak olduğunu ve bu topraklarda kalıcı olarak yerleşme amacı taşıdığını gösterdiğini belirtti.
Apartheid ve Ayrımcılık
UAD, İsrail'in işgal altındaki topraklarda Filistinlilere karşı sistematik ayrımcılık yaptığını ve ırk ayrımcılığının ortadan kaldırılması komitesinin (CERD) 3. maddesindeki apartheid yasağını ihlal ettiğine hükmetti. Mahkeme, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki varlığını mümkün olan en kısa sürede sona erdirme ve tüm yeni yerleşim faaliyetlerini durdurma yükümlülüğüne dikkat çekti.
Uluslararası Topluma Çağrı
Mahkeme, tüm devletlerin İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalini tanımamakla yükümlü olduğunu belirtti. Ayrıca, İsrail'in işgal nedeniyle Filistinlilere verdiği zararlardan dolayı tazminat ödemesi gerektiğine karar verdi.
UAD'nin bu kararı, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı ve Filistin topraklarındaki işgale karşı hukuki bir zafer olarak değerlendirildi.































