Can DÜNDAR

25 milyon depresyonda

Can DÜNDAR
  26-06-2023 11:32:00

Sevgili dostlar,

 

 

TÜRKİYE'YE DAİR

 

     Yenilmiş bir ordu nasıl dağılırsa, öyle dağılıyor, Türkiye'de seçimi kaybeden muhalefet ittifakı... Büyük umutla gidilen sandıktan yine Erdoğan çıkınca, önce derin bir hüsran yaşandı, sonra öfke patladı. Yenilgiye sorumlu arama faslı, daha seçimin ertesi günü başladı, hala sürüyor. Tabii ilk elde parti liderleri, sonra onların ekipleri, ardından il ve ilçe örgütleri suçlandı. "İstifa, istifa" sesleri sosyal medyayı kapladı. Batı demokrasilerindeki yaygın geleneğin aksine, Türkiye siyaseti, yenilginin sorumluluğunu başkasına atmakta ustadır.  Yine öyle oldu: Kimse "Sorumluluk benim" demedi. Hemen herkes, "Değişim şart" cümlesini kurdu; elbette bahsettikleri, kendilerinin değişimi değildi. Bu tavır, daha seçim şokunu atlatamamış 25 milyon muhalif seçmeni hepten depresyona soktu. Seçmenin öfkesi, hızla derin bir umutsuzluğa, sandık küskünlüğüne, hatta demokrasi inançsızlığına dönüştü. Öyle ya; oyla iktidarı da, muhalefeti de değiştiremiyorsak, seçimin ne faydası var? Son seçimin belki de asıl kalıcı zararı, bu inançsızlık oldu. Hevesle sandığa koşan, oylar çalınmasın diye seçim merkezlerinde sabahlayan, tutanakları gözü gibi koruyan milyonlarca insan, sandıktan, demokrasiden ve ülkeden umudu kesmeye başladı.
    Acı gerçek ortada: Erdoğan, 21 yıllık iktidarına beş yıl daha eklemiş durumda... Son 30 yılda muhalefet, yedi genel, dört yerel, iki başkanlık seçimi, üç referandum kaybetti. Bu, Erdoğan'ın üstün siyasi başarısı mı, muhalefetin tedavi edilemeyen beceriksizliği mi, yoksa yasama, yürütme, yargı, medyaya birarada hükmeden bir otokraside, artık seçimle iktidarın devrilemeyeceğinin göstergesi mi?
     Sanırım birçok insan, asıl cevabın üçüncü şık olduğunu fark etti bu son seçimde... Parti devletinin sunduğu imkânlarla, yalan dolu bir kampanyayla, neredeyse tüm medyanın iktidarın propaganda makinesi gibi çalışmasıyla, muhaliflerin tutuklanıp hapsedilmesi, gazetecilerin tutuklanıp susturulmasıyla, meydanların, ekranların, sayfaların muhalif seslere yasaklanmasıyla girilecek bir seçimi kazanmanın imkânı olmadığı inancı yerleşmeye başladı. Bu algıyı değiştirmek ve demokrasiye inanç tazelemek hiç kolay olmayacak.

 

BİZE DAİR

 

     Geçen hafta iki ayrı toplantıda medya üzerine konuştum.
  İlki DW'nin her yıl Bonn'da düzenlediği "Küresel Medya Forumu"ydu. Dünyanın dört bir yanından yüzlerce gazeteciyi buluşturan forumda "Sürgün medyası" üzerine bir panelde, Ukrayna'dan, Afganistan'dan, Eritre'den üç meslektaşımla birlikte sürgünde gazeteciliği tartıştık.
    İkincisi; Berlin'de Federal Dijital Yayıncılar ve Gazete Yayıncıları Birliği'nin (BDZV) düzenlediği Theodor Wolff Ödül Töreni'nde açılış konuşmasını yaptım. Özellikle gazeteciliğin çağdaş ilkeleri, objektiflik, aktivizm gibi konuları tartıştığım konuşmanın metni, Süddeutsche Zeitung'da da yayınlandı.
    Görünen o ki, gazetecilerin önündeki engeller yükseldikçe, bu konuları daha çok tartışma ihtiyacı doğacak.
    Hepinize iyi haftalar, mutlu bayramlar dilerim.

Can Dündar

 

  Bu yazı 13074 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım