|
Muhalefetteki "altı benzemez"in zirvesi, uzun zamandır beklenen toplu fotoğrafı ortaya koydu. "Altı benzemez" lafını bazıları eleştiri için kullanıyor; bence birbirlerine benzememeleri dezavantaj değil, avantaj...
Türkiye'nin şu anki asıl sorunu, tektipleşme... Gazete manşetlerinden bakan ceketlerine, siyasilerin söylemlerinden rektörlerin tipolojisine kadar her şey, Saray standardında aynılaştı. O yüzden farklılıkları koruyabilmek önemli... Daha önemlisi ise farklılıkları uzlaştırabilmek... Ülkeyi bölen kutuplaşmanın karşısında diyalog kültürü geliştirebilmek... Son zirvenin önemi biraz da burada...
Zirvenin negatif tarafı ise, masadakilerin bir bölümünün, bugün kurtulmaya çalıştığımız korkunç yıkımın inşaat sürecinde bizzat görev almış olmaları ve bundan pişmanlık duyduklarını da açıklamamaları... Milli görüşçüler, kızıl elmacılar, derin vizyonerler, demir kıratçılar, kısacası Türkiye'nin son 70 yılında çektiği acılarda sorumluluk taşıyan akımların temsilcileri, sorumlu kimliklerini Ahlatlıbel girişinde değiştirip "kurtarıcı" kostümleriyle oturdular masaya... Bütün suçu Erdoğan'a yıktılar. Toplumdaki, "Erdoğan gitsin de, her şeye razıyız" psikolojisine güveniyorlar. Bir kısmı, son anda gemiden inmesinin geçmişteki günahlarını unutturduğunu sanıyor, bir kısmı sokakta olmayan gücünü sofrada kurmaya çalışıyor.
Buna karşın kurdukları sistemin asıl mağdurları, uzaktan, ibretle bakıyor sofraya... Bir kısmı, "kurtarıcı denilenler katilimiz olmasın" diye kuşkulanıyor. Öyle düşünenler üçüncü bir ittifakta buluşuyor.
"Altı benzemez"in bir sonraki buluşması, 27 Şubat'ta, Erbakan anmasında olacakmış. Belki Nisan'da da Türkeş anmasında buluşulur.
Baştaki argümana dönecek olursam, "altı benzemez"in avantajı, birbirlerine benzemiyor olmalarında... CHP yönetimi, sağ partilerle demokratik zeminde uzlaşmaya çabalarken, kendi siyasal çizgisinden, hatta tabanından kopup onlara benzerse, en büyük kayıp bu olur.
Unutmayalım ki, Türkiye'nin çıkışı, sadece Erdoğan'dan kurtulmakta değil, Erdoğan'ın temsil ettiği zihniyetten kurtulmakta...
|