|
Çökelik Halayı, Düz Halayı, Ağırlama Halayı izlemişliğim var da, "Dolar halayı" izleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. 8 liradan 20 liraya tırmanan doların 13 liraya düşmesini kutlayan esnafın "dolar halayı" bize çok şey anlatıyordu.
Bunların başında Erdoğan'ın kandırma gücü ve halkın inanma ihtiyacı geliyor. Bataklığa gömülmüş toplum, iki dakika suyun üstüne çıkıp nefes alabildiğinde halaya duracak hale geldi. Derin bir yoksulluğa mahkûm edilmiş haldeler. Yarınları belli değil; güvencesizler. Kendilerini korumasız, çaresiz hissediyorlar. 2,5 milyon aile, toplamda 15 milyonluk bir kitle, hükümetin çeşitli adlar altında verdiği 16 çeşit sadaka yardımı ile yaşıyor. Bir kısmı belediyede ya da hükümette bulduğu iş sayesinde geçiniyor. En aza razılar. O yüzden asgari ücrete, yaşlılık maaşına, engelli aylığına, evde bakım parasına verilen küçük bir artış, iki ay sonra eriyecek olduğu halde sevindiriyor. Hükümetin kurnaz kur oyunu, davul zurnalarla karşılanabiliyor.
Sosyolog Profesör Sencer Ayata dün HalkTv'deki söyleşisinde bu yardımlarla geçinenlerin yüzde 25-30'luk bir kitleye tekabül ettiğini söyledi. AKP'nin en sadık oy deposunu da bu "en alttakiler" oluşturuyor. Ekonomik çöküş en çok onları vurduğu halde, o çöküşün sorumlusu olan AKP'den kopamıyorlar: Hem bu yardımın kesileceği korkusuyla, hem muhalefete güvenemedikleri için...
Erdoğan'ın, yarınından endişeli bu kırılgan kitleyi ne kadar kolay manipüle edebildiği, dolar halayında çok net görünüyor. Öyle bir açmaz ki, daha çok yoksullaştıkça, daha çok AKP'ye bağımlı hale geliyor; AKP'ye oy verdikçe kendi yoksulluklarını derinleştiriyorlar.
Son iki günde Saray'ın seçim nabzını tuttuğu kanısındayım. Küçücük bir adım, etkisi günlerle sınırlı bir ferahlama, kur istikrarsızlığını Hazine'nin, yani halkın cebine yıkan bir kandırmacanın bile halayla karşılandığını gördü Erdoğan...
Ülke batmanın eşiğinde, muhalefetin ekonomi kurmayları hala bir ortak programla, bir gölge kabineyle çıkamadı ortaya... "Mitinglere başlıyoruz" heyecanı yaratan CHP, hala ikinciyi düzenleyemedi. AKP yapıyor, muhalefet bakıyor. Ve bu durum, Erdoğan'da, bir baskın seçimi kazanabileceği ümidi yaratıyor. Kimse seçimi çantada keklik sanmamalı... Böyle giderse, Erdoğan, kendine rağmen kazanabilir.
|