|
Dün sosyal medyada yayılan bir görüntü, vicdan sahibi herkesi ayağa kaldırdı. Fırat Kaya adlı bir yaratık, işitme engelli bir eşcinsele saldırmış, uyguladığı şiddetin görüntülerini de sosyal medya hesabından yayınlamıştı.
Görüntülerde, tam bir IŞİD katliamcısı edasıyla, önce kurbanını öldüresiye dövüyor, sonra da elinde bıçak, onu saçlarından yakalayıp kanlar içindeki kafasını kesmeye hazırlanıyordu.
Meğer bu ilk vakası değilmiş, daha önce de kadınlara şiddet uygulamış, tehdit, gasp, yaralama, dolandırıcılık, cinsel istismar gibi suçlardan 30 kaydı varmış. Belli ki bu sicile rağmen serbest kalmış.
Hiç şaşmıyor; bu psikopatların çoğunun sosyal medya hesabına baktığınızda, ya üç hilalli, ya bozkurt işaretli, ya Osmanlı tuğralı fotoğrafları karşınıza çıkıyor. Bu da öyle çıktı: Hem Tuğra önünde gururla poz verirken, hem İstiklâl'de ayı taklidi yaparken görüntüleri var.
Diyebilirler ki, "Adam sapık, her toplumda böyleleri olabilir".
Pek öyle değil. Bu tiplerin göstere göstere suç işleme cüretinin iki kaynağı var:
İlki cezasızlık. Yaptıklarının yanlarına kâr kalacağını, hatta karakolda sırtlarının sıvazlanacağını gayet iyi biliyorlar, oradan cesaret alıyorlar.
İkincisi; iktidardaki rol modelleri...
İçişleri Bakanı Soylu, daha iki ay önce "Dört LGBT sapkını gözaltına alındı" diye tweet attı. Cumhurbaşkanlığı'nın İletişim Başkanı daha geçen hafta "eşcinselliği normalleştirmeye çalışan bir kesim"den yakındı.
Eşcinselleri kah mafya ağzıyla hedefe koyan, kah resmi ağızdan hasta sayan bu yaklaşım, birçok ülkede suç sayılan homofobiyi Türkiye'de devlet ideolojisi haline getiriyor. Tabii bu zehirli dil, yukarıdan aşağıya indikçe "atış serbest" mesajı olarak algılanıyor.
Fırat Kaya sosyal medya baskısıyla gözaltına alındı, ama iyi biliyoruz ki, ona cüret veren homofobik zihniyet yenilmedikçe, bu vahşet bitmez.
|