|
Bir ay öncesine kadar pek kimsenin ciddiye almadığı, Batı'nın kuklası olarak görülen bir eski komedyendi. Bugün bütün dünyanın saygıyla izlediği, ülkesini savunan bir kumandan... Volodimir Zelenski, Putin gibi bir deve karşı sürdüğü savaşı, propaganda cephesinde kazandı bile...
Ukrayna'dan kaçtığı söylentileri yayıldığında o, çoktan takım elbisesini çıkarıp üniformasını giymiş ve sığınaktan yayına başlamıştı. Putin, sarayının upuzun masasında konuklarını ağırlarken o, Kiev'de Cumhurbaşkanlığı binası önünde, cep telefonuyla hemen arkasında duran kabinesini gösteriyor ve "Hepimiz buradayız. Vatanımızı savunuyoruz" diyerek halkına moral, dünyaya mesaj veriyordu.
Dünya, suskun izliyordu. Sonra dünya liderlerini aramaya başladı. 27 Avrupa lideriyle tek tek görüşüp onlara "Bu beni canlı olarak son görüşünüz olabilir" dedi. Ukrayna'yı NATO'ya kabul etmeye hazır olup olmadıklarını sordu. Hiçbirinden net cevap alamadı. Hepsi Putin'le bir savaş ihtimalinden korkuyordu. Ama Zelenski durmadı. Ruslar her yerde onu ararken o, sığınaktan yayın yapmaya devam etti. Son yayınlarından birinde sözlerini "Zafer Ukrayna'nındır" diye bitirdiğinde Ukraynalı çevirmen, gözyaşlarına boğulduğu için konuşmayı Almancaya tercüme edemedi. Avrupa Parlamentosu'na hitap ederken "Ülkemizin bütün kentleri kuşatılmış olduğu halde özgürlüğümüz için savaşıyoruz" dediğinde bu kez İngilizce tercümanın hıçkırıkları duyuldu. Parlamento, Zelenski'yi dakikalarca ayakta alkışladı. Ve sonunda önce Batı kamuoyu, ardından Batı hükümetleri tavır almak zorunda kaldı. Tavır dediysem tabii ki Zelenski'nin istediği gibi Ukrayna'ya NATO'ya ya da Avrupa Birliği'ne dahil olma sözü vermeye cesaret edemediler, ama Rusya'ya karşı direnen Ukrayna'ya silah yığmaya başladılar.
Barış görüşmeleri bir çözüme varmaz, Ukrayna da teslim olmazsa Zelenski'yi acı bir son bekliyor olabilir. Ama o, direnme kararlılığı ve özgürlük mesajlarıyla tek başına dünyayı ayağa kaldırarak şimdiden savaşın ilk cephesinde zaferini ilan etti bile...
|