Heybet AKDOĞAN

İran'ın uranyum zenginleştirme hamlesi

Heybet AKDOĞAN
  14-08-2023 23:08:00

Sevgili WELG MEDYA okuyucuları, sosyal ve siyasal yapısıyla, ekonomik tablosuyla ve uluslararası ilişkileriyle kapitalizm sorunlar yumağıyla büyüyor.

Eşitsiz kapsamlı yatırımlarıyla, ekonomik, teknolojik ve militarist baskılarıyla kapitalizm; yeni silahlanma dalgasıyla, enerji kriziyle, arz şoklarıyla dünyanın içinden çıkamadığı bunalımları derinleştirmeye devam ediyor.

Kapitalist zihniyetin egemenlik savaşı krizlerle gelişirken, kapitalist sistemin hareket gücünün bir parçası olan küresel enerji problemi, gün geçtikçe ülkeler arasında dengelerin değişmesine yol açıyor.

Son aylarda İran ve Batı arasında yeni stratejik dengelerin oluşmasına yol açan ve nükleer bir güç olan uranyum potansiyeli, paylaşım savaşlarının devam ettiği dünyamızda, uluslararası ilişkilerin belirleyicisi.

Bildiğiniz gibi uranyum, birçok ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak için nükleer reaktörlerde kullanılan radyoaktif bir elementtir.

Bu element radyoaktivitenin keşfinden nükleer silahların geliştirilmesine ve nükleer santrallerde elektrik teminine kadar çok geniş kullanım alanına sahip olan bir madenimizdir.

(Sözü uzatmadan önce uranyumun, insan ve doğa üzerinde ciddi sorun yarattığı nükleer fisyon tepkimesi gerçeğinin, kapitalist bilim tarafından maksatlıca göz ardı ettirildiği konusunu uyarı mahiyetinde söylemek gerekiyor.)

Uranyum yüksek etki hızı, yoğunluğu, sertliği ve yanıcılığından dolayı askeri alanda da tercih edilen bir elementtir.

Sanayi alanında ise, nükleer santrallerde daha çok tercih ediliyor.

Uranyum çok yönlü ve zengin yapısı nedeniyle, küresel dünyada bilim, sanat ve politika alanında önemli bir yer teşkil ediyor.

Son günlerde özellikle İran'da, uranyumu zenginleştirme hedefi, İran'la, Batı arasında siyasi ve askeri alanda güç mücadelesine dönüştü.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, yaptırımların kaldırılması için, Batı ülkelerinin tepkisine yol açan, yüksek düzeyde uranyum zenginleştirdiklerini söyledi.

İslami, nükleer programlarının askeri amaçlı olduğuna ayrıca dikkat çekti.

İran'ın "İttilaat" gazetesine demeç veren İslami, ülkesinin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile işbirliğinin sürdüğünü ifade etti.

Meclis'in 2020'de çıkardığı yasaya göre, yüksek düzeyde uranyum zenginleştirmeye başladıklarını söyledi.

Muhammed İslami, yaptırımların kaldırılması için, yüksek saflıkta uranyum zenginleştirilmesi yapıldığını ve bunun stratejik bir eylem olduğunu vurguladı.

Ve yine İslami, İran'ın uranyum zenginleştirme çabasının sadece askeri amaçlı olmadığını; amaçlarının Stratejik Eylem Yasası'nı uygulamak ve İran'a yönelik baskıcı ekonomik yaptırımları azaltmaya yönelik ikna hedefi taşıdığını ilave etti.

İran'ın uranyum zenginleştirme çalışmalarının uluslararası boyutlarının detaylarına biraz göz attığımızda, İslami'nin açıklamalarının yanında, İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri olan ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya arasında imzalanan, "Kapsamlı Ortak Eylem Planı" olarak adlandırılan nükleer anlaşmanın, Tahran'a yüzde 3,67 oranında uranyum zenginleştirme izni verdiğini öğreniyoruz.

Ancak Tahran'ın uranyumu yüzde 3,67 oranından fazla zenginleştirmek istemesi hâlinde, Batılı ülkelerde endişe uyandırdığı bilinmesi gereken önemli bir ayrıntı.

Çünkü anlaşılmış olan yüzdeliğin üzerinde uranyum zenginleştirme faaliyeti, nükleer bomba üretmeye olanak sağlıyor.

Bu durumda Batılı ülkeler için küresel bir sorun teşkil eden, fazladan uranyum zenginleştirme eylemi, militarist bakımdan ciddi bir güvenlik konusuna dönüşüyor.

Kapitalizmin krizinin yaşadığımız dönemde en belirgin sorunu olan enerji meselesi, kapitalist ülkelerin egemenlik hakları için kıyasıya rekabeti, işgalleri ve iç savaşları beraberinde geliştiriyor.

Bu rekabet ve savaşlar yalnızca insanlar üzerinde etkide bulunmuyor aynı zamanda doğa üzerinde büyük tahribatlara yol açıyor.

Kapitalist sistemde yeni bir yapılanma sorunu olan enerji problemi, İran'ın uranyum zenginleştirme çalışmalarında gördüğümüz bir örneği.

İran'ın hakim kapitalist devletlerin askeri ve ekonomik yönden baskılarına karşı uranyum zenginleştirme faaliyeti, kapitalizmin yarattığı rekabetlerin sadece bir boyutudur.

İran için uranyum çalışmaları siyasal ve stratejik açıdan olumlu sonuçlar ortaya çıkarsa da; İran'ın ekonomik çelişkileri, uranyum üretimi için zorunlu olan tekelleşmenin doğuracağı krizlerle gelişmeye ve doğası, salınan radyasyonla artan oranda tahrib olmaya devam edecektir.

Nükleer enerjinin bir parçası olan uranyumun, nükleer fisyon problemi ve kapitalist bilimin nükleer fisyon enerjisinin temiz, güvenilir ve ekonomik olduğunu iddia etmesi, kapitalizmin yalanlarının devamıdır.

Uranyumun daha madenden çıkarılma aşamasında başlayan radyasyon tehdidi, onun saflaştırılması ve zenginleştirilmesi aşamalarında katlanarak artan bir doğa sorunu olarak dünyayı tehdit ediyor.

Nükleer fisyon reaksiyonu sonucunda ortaya çıkan enerjinin önemli bir kısmı zaten radyasyon ve radyoaktif reaksiyondur.

İşin aslı bu iken, bu konuda bizleri kandırmaya çalışan nükleer lobilerine karşı dünya insanlığı olarak bilinçli olmalıyız.

Bugün ne İran'ın ne de İran'la yarışa giren kapitalist ülkelerin, nükleer enerji yatırımları kendi ülkelerinin refahının yükselmesi için değildir.

Bu yatırımların gerçek amacı, egemenler arasındaki rekabettir.

Heybet AKDOĞAN
 

  Bu yazı 13200 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım