Bir mum da sen yak...
Kemal ATALARGeçmişten günümüze, hiçbir düşünce ve bilimsel aykırılık, kendi zamanında ve kendi insanları tarafından kabul görmemiştir. Bu kabul görmemenin altında yatan gerçeklik, kimse dile getirmese de, mahalle baskısı, geçmişten günümüze gelen teolojik dayatmalar, günah-sevap ilişkisi, korku ve reddedilme gibi birçok sebep ile birlikte, en fazla ticari kaygılar ve özünü bilmemek yatmaktadır.
Bu tür düşünce savunucuları, geçmişte olduğu gibi, kendisinden sonraki nesiller için de yer bulur. Toplumsal döngüler, sorgulama ve özündeki doğru olan yanlışları kavradıkça hak verme ve düşünce sahibi gibi algılamalar, gecikmiş olsa da yerini bulacaktır.
Bugün dillendirilenler, işte bu ve benzer kaygı ve korkulardan ötürü, en aydın, en demokrat, en ileri görüşlü olan inanç sahipleri tarafından görmezden gelinip, "Bu ne saçmalıyor, çok bilmiş" şeklinde sui zanda bulunulup, sayfaları takip ettiği yazıları okuduğu halde korkunun baskınlığı nedeniyle bir nokta dahi bırakamaz.
Ama, bu tür davranışlar içinde olanların sayfalarını kontrol ettiğinizde, bol bol absürd paylaşımları, sözde demokrasi ve inançsal görselleri ve en fazla da cinsel objelere takıldıklarını görürsünüz.
Eh, ne diyelim, bir halk kendi kendini yüceltir ya da aşağılatır. Bir inanç veya felsefi ekol taraftarları hem ilim ve bilimi namzet örnek olarak dilinde pelesenk yapacak ama diğer tarafta hiçbir şekilde dik duruşu olmayacak, yani tırsaçak...!
Kimseye "doğruyuz-yanlışız" dayatmasında değiliz, sadece önünüze fikirler koyar ve sorgulama yetilerinizi canlandırmaya gayret ederiz.
Eflatun'un dediği gibi, "Cahillerin aklı, şeytanların pis işlerinin mekanıdır." Düşüncesinden kurtarıp ilim ve bilime yöneltmek için okuma ve sorgulama dürtüsünü geliştirmektir.
Aşk ile.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Arınma Maskesiyle Korunma: Bu Sahtekarlık Değil mi?
- Asimilasyona Karşi
- Celladina Aşik Olmak ve Biat
- Madem Demokrasi...
- İlk Olmak mı, Gerçekçi Olmak mı?
- Aleviler ve Yas-ı Matem
- Zehirli Okun Hedefi...
- YA OLDUĞUNUZ GİBİ YA DA GÖRÜNDÜĞÜNÜZ GİBİ OLUN...
- KENDİ GERÇEKLİĞİMİZLE YÜZLEŞMEK...
- Semah Folklor Oyunu Değildir
- SAVAŞ, YAŞAMIN HER ALANINDA...
- HALLAC-I MANSUR'U ANLAMAK...













