HAKİKAT AŞKINA...
Kemal ATALARKendini Alevi dedesi veya babası diye lanse edenlerin hangisi, Şii beyanları dışında Aleviliği hakkıyla anlatmış ve yaşamıştır? Gösteriş ve ezber dışında ne yapmışlardır?
Cemevlerinde oturup ezberledikleri üç gülbenk, iki duaz okuyup ardından "vatan, millet, Sakarya" furyası ile kendini, halkını, inancını ve değerlerini yok eden, satın alan, bitirenler için... "VAR OLSUN, KILICI KESKİN olsun" diyerek kasaplık koyun gibi boynunu uzatmaktan başka icraatı olmayanlar, 1450 yıl öncesini mitolojik anlatımlarla ballandıra ballandıra süsleyip ağlama duvarına çeviriyorlar.
Ancak, 90 yıllık yaşanmış gerçekleri (Sivas, Çorum, Dersim, Maraş, Gezi, Suruç, Roboski vb.) ağızlarına almaya korkan bu bülbüller, hangi dedelikten, babalıktan dem vuruyorlar? Vurmaya cesaret edebiliyorlar, anlamış değilim.
Öte yandan, gri pasaport peşine düşüp turistik geziye çıktığını sanan, ancak kendi gerçekliğinden koptuğunu ve yok olduğunu göremeyen "Hacı Dede"ler; satılık piyonlar ve ağacın içindeki çürükler, halen neyin sürek olduğunu, kimin ya da kimlerin dedeliğine, babalığına soyunduklarının bilincinde olmayan cahil sülük ordusu veya bilerek nan'a satılmış hainler, ne zaman kendi özlerini bilecek ve haykıracaklar?
İşte şimdi de (93'teki tiyatronun devamı) Diyanet içindeki Alevi Cemevi Başkanlığı kanalıyla maaş, ödül, ikramiye ve eğitim alan ve satan yobazlar, hangi yüzle Aleviliğinizi kendinize ve gelecek nesillerinize anlatmayı düşünüyorsunuz? Veya düşünüyorlar mı?
Aşure tarihi mit yılına dayanmasına rağmen, madem Şehit Hüseyin ve Kerbela anısı yaşatılarak yapılıyor, neden organizasyonları kendi halkınızla değil, para babası ağa babalarınızın istek ve arzularına göre şölene çevirip "DİSKO SHOW" yapıyor ve kutsalımız olan semahı tiyatroya çevirerek önünüze gelene seyirlik hale getiriyorsunuz? Göz yumarak sessiz kalıyorsunuz, neden?
Bu halde mi Aleviliğin hakkını, hakikatını, 72 milletin mazlumiyetini dile getireceksiniz? Bu şekilde mi katliamlara, asimilasyonlara dur diyeceksiniz?
Ne zaman kendinizle yüzleşeceksiniz? Bunu yapmaya cesaretiniz olacak mı? Hatta, cesaretiniz var mı? Artık titreme ve kükreme zamanı geldi, geçiyor!
Sizler (satılık olanlar, gri pasaportlular, hacı dedeler, maaşlı dede babalar, cemevi başkanlığı memurları) zaten kendinizi icara verdiniz, despotlaştınız. Nevrotik hastalığın pençesinde yok oldunuz. Bari torunlarınıza, geleceğinize, halkınıza bu zulmü yapmayın. Yanlış yolda olduğunuzu, düşkün olduğunuzu ikrar edin, çekilin. Siz de biz de kurtulalım. Ölümün ecele faydası yok ama kendi insanını satmanın yüz karalığı olmasın.
Gelecek ve hakikatçı Alevi canlara aşk ile...
Kemal Atalar
Şanlıurfa / Kısas
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Arınma Maskesiyle Korunma: Bu Sahtekarlık Değil mi?
- Asimilasyona Karşi
- Celladina Aşik Olmak ve Biat
- Madem Demokrasi...
- İlk Olmak mı, Gerçekçi Olmak mı?
- Aleviler ve Yas-ı Matem
- Zehirli Okun Hedefi...
- YA OLDUĞUNUZ GİBİ YA DA GÖRÜNDÜĞÜNÜZ GİBİ OLUN...
- KENDİ GERÇEKLİĞİMİZLE YÜZLEŞMEK...
- Semah Folklor Oyunu Değildir
- SAVAŞ, YAŞAMIN HER ALANINDA...
- HALLAC-I MANSUR'U ANLAMAK...













