Körüne Kader mi..!
Kemal ATALAREğer kaderimizde ölmek ya da öldürmek gibi canavarlıklar varsa, neden hem bu dünyada hem de ahirette mahkemeler kurulur? Kaderi yazan ve yaratıcı olan, bu durumu atlamış olamaz. O zaman, kendi belirlediği olayların sonucunda neden insanları suçlu ilan edip yargılama ihtiyacı duyar?
Suç ve ceza, kişisel değil midir? Evrende her canlının yaptığı işlerin muhasebesini gerek bu dünyada, gerekse öte dünyada vereceği söyleniyorsa, kader nedir, neden var? Kaderi kim yazmış ya da yazdırmıştır?
Hem kişilerin yaşam çizgisini önceden belirleyip, neyi ne zaman ve nasıl yapacağını belirlemek, sonra da suçlu aramak ne derece akıl ve bilime uygundur? Kaderinde var olan kaza, cinayet, hırsızlık, yoksulluk ya da dindarlık gibi olgular, Tanrı tarafından belirlenmişse, bu tür olaylar için kişilerin yargı önüne çıkarılması Tanrı'nın buyruğunu tanımamak anlamına gelmez mi?
Eğer kimse kendi iradesiyle bir işlem yapmıyor, aklını kullanamıyorsa, neden insanlar inançsızlıkla suçlanıyor? İnsan yaşamındaki her an kayıt altındaysa, neden bu kadar zulüm, işkence ve katliam yaşanıyor? Her anı bilen bir güç varken, bu çelişkiler neden var?
Ayrıca, eğer her şey önceden yazılmışsa, akla, bilime ya da çalışmaya ne gerek var? Her şey önceden belirlenmişse, İsrail'in bombalaması, Narin bebeğin katli, devletlerin zulmü, cehalet... Bunlar da mı kader?
Eğer öyleyse, neden lanet okunuyor, savaşlar yapılıyor, insanlar inançlarından ya da kıyafetlerinden dolayı reddediliyor?
Not:
Sürç-i lisan ettiysem affola.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Arınma Maskesiyle Korunma: Bu Sahtekarlık Değil mi?
- Asimilasyona Karşi
- Celladina Aşik Olmak ve Biat
- Madem Demokrasi...
- İlk Olmak mı, Gerçekçi Olmak mı?
- Aleviler ve Yas-ı Matem
- Zehirli Okun Hedefi...
- YA OLDUĞUNUZ GİBİ YA DA GÖRÜNDÜĞÜNÜZ GİBİ OLUN...
- KENDİ GERÇEKLİĞİMİZLE YÜZLEŞMEK...
- Semah Folklor Oyunu Değildir
- SAVAŞ, YAŞAMIN HER ALANINDA...
- HALLAC-I MANSUR'U ANLAMAK...













