Torba Yasa Paradigması mı?!
Kemal ATALARÖncelikle, barış, huzur ve birlikte yaşam için evrensel ve tekçi olmayan tüm paradigmalara açık olduğumuzu ve bunları kabul ettiğimizi beyan ederek soralım:
Kürt-Türk kardeşliğini bir paradigma olarak değerlendirirken, inançsal boyutta aynı zeminde olduğunuz için rahatlayabilir misiniz?
Peki…
Alevilerin kimliksel bir sorunu olmadığını; sadece evrensel bir insan anlayışıyla, kimliksiz bir şekilde yaşamayı ve özgürce kendilerini ifade etme felsefesini hazmedebilecek misiniz?
Bu anlayış içerisinde, sadece ırksal kardeşliği değil, tüm inançları ve hatta inançsızlıkları da kapsayan bir bakış açısını kabul edebilecek misiniz?
Yoksa…
Suriye üzerinden Emevi Camii inşa ederek Süryani, Hristiyan, Alevi inançlarını ya da inançsızları; HTŞ, DAİŞ, El Nusra, El Kaide gibi yapılarla Türk-Kürt kardeşliği adına bir zeminde mi buluşturacaksınız? Ve tüm kamuoyu önünde kesip yakarak Allah’ınızı mı çağıracaksınız?!
Sayın Öcalan ile siyasal zeminde görüşerek Türkiye Kürtleri ve dolayısıyla Kürdistan coğrafyası üzerinde bir izdüşüm bırakmak, ileriye dönük atılması gereken adımlardan biridir ve tabii ki yapılmalıdır, yapılacaktır da.
Ancak…
Bu görüşmeler, kısır döngü içerisinde yalnızca ırklar arasında bir uzlaşı zemini yaratmakla sınırlı kalırsa ve inançlar ile kültürlere karşı bilinçaltındaki Yezid anlayışı beslenirse; dereyi geçene kadar sessiz kalınan, sonrasında ise kafatasçı ve yobaz bir sahte barış zemini sağlayan bir tablo oluşursa, işte asıl sorun burada yatmaktadır.
Aleviler olarak, bu coğrafyada bizim de varlığımız göz ardı edilerek yalnızca ırksal bir boyutta (Kürt-Türk) paradigmalara odaklanılırsa, bu coğrafya şimdiden kan gölüne döner ve bu kabul edilebilir bir durum değildir.
Bu nedenle atılacak adımlarda özellikle ve alenen, inançların özgürce ifade edilmesi, tanınması ve kabul edilmesi sağlanmalıdır. Sözle değil; çünkü söz uçar, yazı kalır!
Bin yıllardır bu coğrafyada ölüm, kan ve gözyaşı varsa, bunun perde arkasındaki en büyük sebep yoz, yobaz ve tekçi dinler ile ırksal dayatmalardır.
Eğer birlikte yaşam hedefleniyorsa, bu yaşam; ırkçılıktan arınmış, yobaz olmayan, din temeline dayanmayan özgür bir sistemle sağlanmalı ve açık bir şekilde ilan edilmelidir. Paradigmalarınız torba yasa gibi olmasın; açık, net ve sarih olsun!
2025 yılının, yoz yobaz ve tekçi anlayışlardan uzak, evrensel bir insan anlayışıyla huzur ve barış içinde yaşanmasını dilerim.
Aşk ile…
Kemal Atalar
Urfa/Kısas
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Arınma Maskesiyle Korunma: Bu Sahtekarlık Değil mi?
- Asimilasyona Karşi
- Celladina Aşik Olmak ve Biat
- Madem Demokrasi...
- İlk Olmak mı, Gerçekçi Olmak mı?
- Aleviler ve Yas-ı Matem
- Zehirli Okun Hedefi...
- YA OLDUĞUNUZ GİBİ YA DA GÖRÜNDÜĞÜNÜZ GİBİ OLUN...
- KENDİ GERÇEKLİĞİMİZLE YÜZLEŞMEK...
- Semah Folklor Oyunu Değildir
- SAVAŞ, YAŞAMIN HER ALANINDA...
- HALLAC-I MANSUR'U ANLAMAK...













