Anneler günü bugün
Mehmet Ali DEMİRBir karanfil koyabilmek için Mezarına
Çocuklarını arayan analar'
Bazı yazılar zor yazılır. Söz hükmünü yitirir bazen..
Efsunlu tüm cümlelerinizi seferber etseniz de kimi acıları anlatmaya gücü yetmez tedavüldeki sözcükler..
Bu yazıda da sözcükler kırılıp dökülüp dağılabilir. Bir yaprak gibi rüzgarların peşinde savrulabilir. Kalemde kusur aranmasın. Ol sebep, bir hawarın.sesindendir.
Evet... Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması ve kayıpların bulunması amacıyla daha önce 685 hafta kar,kış-kıyamet, cop,gözaltı demeden Galatasaray Lisesi önünde eylem yapan Cumartesi Anneleri dün tekrar alanlara çıktılar.
'Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen Cumartesi Anneleri, eylemlerini her cumartesi günü sürdüreceklerini duyurdu. Her hafta bir kayıp yakınının hikayesini anlatacak olan anneler
Tam 685 hafta süren ve daha sonra her yıl Mayıs ayındaki Gözaltında Kayıplar Haftası etkinlikleri kapsamında yapılan Cumartesi Eylemleri, Türkiye'de hem kayıplara karşı mücadelenin hem de demokrasi mücadelesinin önemli bir mevzisi oldu.
Onlar kaderlerine razı olmadılar... Kaderciliği 'olacakların nedenleri hep benim dışımdadır ve ben hiçbir şey yapamam' noktasına taşımadılar.
Vicdanın sahneye yansıyan yüzü gibidir Onlar. Zihinselimizin görüş mesafesi, duygularımızın ufkudur... Onlar yüreğimizin acısı olmuşlardır. Biz onların bize bıraktığı anılarda can buluruz... Bize hayat veren damarlarımızdır onlar, hayata tutunduğumuz köklerimizdir...
Onlar unutmadılar ve unutturmak istemiyorlar.
Hafızaların üstü külleniyor. Eskiler olan biteni unutuyorlar, yeni nesillerin ise haberi olmuyor. Bu nedenle geçmişi hatırlatmak için zaman zaman o külleri eşeleyip ateşi harlatmak gerekiyor. Sorgulamak için unutmamak gerekiyor... Bunu yapıyor o güzel anneler.Sessiz çığlık atıyorlar duyabilene.
Evet... Sürüp giden zamanın içinden, düşleri hiç eksilmedi annelerin.Yüzlerindeki çizgiler, saçlarındaki aklar, dizlerindeki sızılar çoğalsa da umutları hiç eksilmedi.Her kapı çalışında yürekleri kabardı.
Yaralı bir Ceren sureti gibi, acılar sarmış olsa da ince solgun yüzlerini... Hüzne yedirmişler esmerliklerini. Dünyanın bütün dertlerini kollarında büyütmüşler sanki. Dinmek bilmez acılarla kim bilir kaç bahar geçti. Üç gün sulanan teneke saksılarda kaç ayrılık çiçek açtı, kaç sevda helalleşti.
Anılar uykusuzluğun içinden süzülür gelir... Sararmış bir fotoğraf da kalmamıştır elinde. Donmuş bir surettir hayatın her karesi... Bulaşıcı bir hastalık gibidir, alışmak kötü şeydir. Anılar süzülür gelir gecenin karanlığından. Tazelenir sargılar, yaralar alevlenir. Kendi külünden yeniden doğar, gelir oturur yangının orta yerine... Yerleşik bir sözcük olur... Günahı boynuma olur! Kırıp gelir anıları da bu melankoli...
Acıları yıldırmadı onları koyvermediler kendilerini. Gün yorgun inse de varoşlarına, onlar her dem yeniden onarıyor, toparlıyor kendilerini... Yollara, alanlara salıyorlar hasretlerini. Sabrın sınandığı yollarda yalnız, uykusuz... Gözlerinde gel-gitler, yürekleri dilim dilim.
Bakıp okuyabilseler gözlerdeki güncenizi, orda herkes kendi payına düşen bir yangınla karşılaşacak... Tarihin tozlu sayfalarına düşürülmüş dipnot gibi, eski bir yara anlatabilir belki ömrünüzün özetini.
Evlatlarını yitirmiş bütün annelerin elerinden öpüyorum basta annem olamk üzere tüm annelerin enneler günü kutlu olsun.
Belki birgün cumartesi anneleride kayıp çocuklarının kemiklerinide olsa bulur ve bir mezartasına bir Karanfil bırakır.
Berfo anna gibi kapıyı açık bırakmaz oğlum birgün geri dönerse dışarda kalmasın diye.
saygılarımla
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası













