Geçmişte Köy Odalarında Hak ve Adalet İçin Yapılan Cemler Nasıl Gösterişe Döndü?
Mehmet Ali DEMİRGeçmişte yabancıların bile alınmadığı cemlerimiz, bugün sorgudan ve görgüden geçmemiş, kim olduğu belirsiz insanlar ve devlet protokolüne gösteri olarak sunuluyor. Oysa, cemler köylerimizde hak ve adalet için kurulurdu. Peki, hak ve adalet ne demekti? O köyde yaşayan tüm canlar bir araya gelir, pir huzurunda mahkeme kurulur, köyün sorunları çözülür, yardıma ihtiyacı olanlara yardım edilirdi. Sonra okunan nefesler eşliğinde yaşanan bu güzellik için insanlar semaha kalkardı. Kimse "Sen kalkacaksın, sen yapacaksın" demezdi; özel kıyafetler giydirilmezdi. Hak aşkına, pir darında semaha kalkan canlar, adaletin ve barışın sağlanmasının verdiği haz ile evren için çarka dönerdi.
Peki şimdi… Semah ekipleri kuruldu. Bu ekipler, çeşitli kıyafetler giydirilip süslenen gençlerden oluşuyor. Ancak bu gençlerin çoğu, semahın ne anlama geldiğini bilmeden, sadece verilen görevi yerine getirmek için dönüyor. Bu yola pervaz olmuş gerçek pirleri ayırarak söylüyorum; yol önderi, pir yolun ne olduğunu bilmiyor. Geçmişte birilerinden öğrendiği birkaç cümleyi ya da birilerinin yazıp eline tutuşturduğu kağıttan okuyor; yani o da gösteriş için yapılıyor. Ceme gelen halk bilinçsiz. Alevilik nedir diye sorsan, yüzde sekseni "Hak Muhammed Ali yolu" demekten öteye gitmez ki bu yolun Muhammed Ali ile uzaktan yakından bir alakası yoktur.
Geçmişte cemlerde kurulan hak mahkemeleri, sorunlar çözülene kadar sürerdi. Pir, kendi döneminde sahip olduğu bilgi kadarıyla bunu en iyi şekilde yapardı. Bilgisi derya deniz olmasa da yola olan bağlılığı onu adaletli ve saygın kılardı. 21. yüzyılda her türlü bilgi ve teknolojiye sahip olan pirler, halkın adaletini yerine getirmek için değil, koltuğunu nasıl koruyacağını ve nereden ne kadar nemalanacağını düşünüyor. Pirler, geçmişte parmak kaldırmakla seçilmezdi. Yolu sürdürecek, insani donanıma sahip, adaletli olan evlat, pir ana veya baba tarafından seçilir, başka bir ocağa gönderilerek bu yolda pişmesi sağlanırdı. Yolun erdemini öğrenen can, gittiği ocaktan destur aldıktan sonra yola girer ve bu görevi üstlenirdi. Şimdi ise "Ben seyidi sadet evladı Resul’üm" diyen, bilgisi ve ahlakı belirsiz kişiler yol önderi oldu. Bilmez ki bizde eşikteki ile döşekteki, yani pir postuna oturan kapıda ceme gelen can birdir. Bilmez ki bizde kan soyluluğu yoktur, 72 millete aynı nazardan bakarız. Pire yol veren, ona o yolu sürdürmesi ve o görev için uygun gören taliptir; talibin rızalığı olmadan adım bile atamaz.
Ne yazık ki bu cahil insanların elinde semah gösteriye, cemler ise tiyatro gibi bir oyun gösterisine döndü. Geçmişte Hızır Paşalara karşı bir direnç sembolü olan cem ve semah, çıkar için posta oturtulan günümüz Hızır Paşaları için sergilenmeye başladı. Cemevine gönderilen, içinde hırsızın ve arsızın da bulunduğu devlet erkanına, kapıda özel karşılama düzenlenip cem ve semah gösterisi yapıldı. Yani çark dönen evren, hak için dönülen semah, çıkar için özel giysilerle beş kuruşluk çıkar için gösteri oyun haline getirildi.
Aleviliğin içi boşaltıldı; musahip, görgü, hak mahkemelerinin olmadığı, gösteriş ve ego tatminine dönüşen perde kuruldu ve oyun oynanıyor, canlar.
Mehmet Ali Demir
Aşk ile…
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















