HER ŞEYE RAĞMEN
Nevin SEVÜKParti yönetimindeki en iyi iki adayın (M.Krah-B.Höcke) karanlık kanallardan para kabul ettikleri iddiaları nedeniyle seçim kampanyasından uzaklaştırılmaları, partinin önde gelen daha bir çok yöneticisi hakkında devam etmekte olan soruşturmalar, casusluk, kara para aklama, yolsuzluk şüphesiyle evlerinin, ofislerin aranması, AfD'nin bazı kesimleri gibi Rusya'ya yakınlığı ve protestocu seçmenlere hitap etmesi dolayısıyla soldan rekip görülen Sahra Wagenknecht'ın oyuna katılması, aylardır bir çok kentte kitlesel katılımlı karşı demokrasi mitingleri ve ve ve...
Hiçbir şey AfD'nin yükselişinin önüne geçemedi. AfD bırakın en son anket rakamlarını yerle bir etmeyi, 2019 Avrupa ve 2021 Federal seçimlerinin oldukça üzerine çıkarak Brüksel Parlamentosu'na 16 vekil gönderdi; yüzde 16'dan fazla oy oranıyla da Almanya'daki en güçlü ikinci gücü hatta Doğu Almanya'nın en güçlü gücü haline geldi. Daha dün adaylıkları askıya alınan adayların, bugün Avrupa Parlamentosu'na delegasyon veya benzer bir liderlik pozisyonu üstlenmesinden korkuluyor.
AfD'nin bu yükselişi Hitler'in Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (NSDAP)'nin 100 yıl önceki başlangıcını hatırlatıyor.
Şüphesiz ki daha önceki değerlendirmelerimizde bu toplu sağa kayışının politik, ekonomik, siyasi ve toplumsal nedenlerinin bilincine varılması ve bir an önce bu yükselişten telaşa düşen demokrasiden yana kesimlerin tavır ve siyasilerin önlem almalarının gerekliliğine dikkat çektik.
Yalnız kabul etmeliyiz ki; Almanya'da ırkçı, aşırı sağ görüş ve ideolojiye sahip kesimlerin hep var olduğunu, bunun aslında yeni bir olgu olmadığına da dikkat çekmek gerekir.
Bizler, bu kadar insan nasıl olur da birden aşırı sağcı oldu düşüncesi ile oyalanacağımıza, yeni olan AfD ile birlikte bu görüşteki insanlar için parlamentolarda temsil için yeni bir siyasi fırsatın doğmuş olduğu gerçeğini altını çizmeliyiz.
İşte bu kesimlerin desteği ile popülist, ırkçı AfD; otoriter anlayışlarını, ırkçı dünya görüşlerini ve muhakkak ki fırsatında demokrasi ile uyumsuz keza uygulamalarını, demokrasiyi baltalamak, istikrarsızlaştırmak için kullanıyor.
Demokrasi, demokrasiyi devirmek için de kullanılıyor. Bunun örneklerini sıklıkla tecrübe ettik. Ortak savı elbette ki; bu durumda temsil ettiği sistemin korunması için, demokrasinin kendisinin de savunulması gerektiğidir. İşte asıl can alıcı nokta bu; ama nasıl?
Nevin SEVÜK
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- MESAFELER HÜKÜMSÜZDÜR
- HER ŞEYE RAĞMEN
- ERKEK, ADİL OLMA YETENEĞİNE SAHİP MİSİN SEN?
- TU KAKA ŞERİATÇILAR! TU KAKA AFD!
- AMA ÖZGÜRLÜĞÜM YETERLİ DEĞİL
- ANLAŞILAN DAHA ÇOK PORTAKAL KESECEĞİZ
- Dindar Kindar Nesil Hayaline Doğru Çocuklarımız Diyanet ve Tarikatlar Kıskacında
- YURT DIŞINDA SEÇMEN OLMAK: SİYASAL KATILIM MI, TEMSİLİYET Mİ? HİÇBİRİ!
- İŞÇİLERİN ÖZGÜRLEŞMESİ KENDİ ESERİ OLMALIDIR!
- FRANSIZLAR, YANDAN ÇARKLI SENDİKALARI, BİRAZ TÜRKIYE VE ÖTESİ...
- YAZ OLUNCA AVRATLARA, KIŞIN OĞLANLARA MEYLET Kİ, VÜCUTÇA SAĞLAM OLASIN
- ISIRGAN OTU BU AYIKLANDIKÇA AYNI YERDEN ÇIKAR













