Rıza AYDIN

ALEVİLERİN CUMHURİYET HAYALİ

Rıza AYDIN
  27-10-2019 07:35:00

Sosyal bir olguyu incelerken, nasıl bir yöntemle incelememiz gerektiği önemlidir. Lenin, Sivertlov Üniversitesinde verdiği, Devlet üzerine konferansında, sosyal bir konuyu incelerken, bir çok olguyu birbirine karıştırmamak için onun tarihsel gelişim süreci içinde gelişimini inceleyin der. İncelediğiniz olgu, hangi tarihi koşulların zorlaması ile ne zaman tarih sahnesine çıktı, tarih sahnesine çıkınca toplumu nasıl etkiledi, en yüksek aşamaya ne zaman ulaştı, ne zaman gerileyip tarih sahnesinden çekilecek onu inceleyin diye tembih etmişti, bizde bu gün bu tembihe uyup, konuyu böyle inceleyelim.

 

Önce şunları saptayalım; yani sırasıyla yaşanılan süreci gözden geçirerek, bilgilerimizi tazeleyelim:

 

Mustafa Kemal'in, kurtuluş savaşı için tarih sahnesine çıkıp, etkin bir karekter olmaya başlaması, 1919'un, Mayısında Samasına çıktıktan sonra başlıyor. O tarihsel süreci gözden geçirelim.

 

Birinci Dünya savaşı başlayıp, Osmanlı devleti yenilip, ülkesi işgal edilmeye başlanınca ilginç şeyler oluyor.

 

Ne oluyor tek tek sıra ile bakalım.

 

1- 24 Nisan 1915'de Ermenilerin Anadolu'dan göç ettirilmesi (tehciri) başlıyor.

 

2- Bu ortamda, Ermenilerin işi bitirilince sıranın Alevilere geleceği dedikoduları ortalığa yayılmaya başlıyor.

 

Peki bu tarihsel süreçte Aleviler ne yapıyor? Ne yapmalı? Ne yapabilirlerdi?

 

O dönemde, Hacı Bektaş postnişini Çelebi Cemalettin Efendiye, savaşa asker toplaması için baskılar var.

 

3- işte bu psikolojik süreç içide, 1915 yılının Son baharında, Çelebi Cemalettin Efendinin isteğiyle, Malatya'nın Mineyik köyünde dedeler toplantısı yapılıyor. Bu toplantıda nelerin konuşulduğunun ayrıntılarını bilmiyoruz ama o ortamda nelerin konuşulacağını az çok tahmin edebiliyoruz. Orada Osmanlı'ya asker toplama kararı değil, Çelebi Cemalettin Efendinin komutasında bir askeri birlik "Bektaşi Mücahidin Alayı" kurulması kararı çıkıyor, bu askeri birlik, Erzurum'u Rusyanın İşgaline karşı savaşma kararı alınıyor. Burada önemle belirtelim ki, Kars 18 Kasım 1877'den beri 38 yılldır Rusya'nın işgali altındaydı, Erzurum ise yeni işgal edilmişti. Bu yüzden Erzurum'un işgaline karşı savaşılıyordu.

 

Bu Anadolu Alevi hareketinin tarihinde, eşi benzeri olmayan, çok önemli bir adımdır, bunu biz kendi aramızda "off the Rekort" konuşuyoruz; daha da konuşacağız.

 

Burada belirtmeliyim ki, şu her açıdan önemlidir; orduya asker toplamak yerine, Hacı Bektaş postnişininin komutasında bir askeri birlik kurma kararının çıkmış olması önemlidir. Buraya bir mim koymalıyız ama bunu daha sonra off the record konuşmalıyız.

 

3- Nuri Dersiminin anılarından öğrendiğimize göre, Dersimlilerin de isteği ile Çelebi Cemalettin bu askeri birliğe asker devşirmek için Dersimli aşiretlerle görüşmek amacıyla Elazığ'a geliyor.

 

Nuri Dersimi, "Hatıratım" adlı kitabında bakın bu gelişmeyi şöyle anlayıyor:

 

Nuri Dersimi 1915 yılında Osmanlı Hükümetinin Dersim aşiretlerinin de savaşa dahil olması için baskı yaptığını, belirttikten sonra gelişmeleri şöyle anlatıyor:

 

"Batı Dersim aşiretlerinden kurnazlığıyla bilinen Karabal aşiret lideri Kangozade Mehmet ve Abbasan aşiret lideri Mıço Ağa'lar Elazığ'a giderek, Batı Dersim Aşiretleri adına Enver Paşa ile bir görüşme yapmışlardı. Bu görüşmede Dersimlilerin Alevi olmaları nedeni ile H. Bektaş Veli evlatlarına bağlılıkları bulunduğunu ve Hacı Bektaş evlatlarından Çelebi Cemalettin Efendi'nin Dersime gelmesi İle bütün Dersimlilerin cihada katılabilecekleri ihtimalinin bulunduğunu iletiri sürerek Enver ve Talat Paşaları kandırmışlardı." Devlet kandırılamaz, Nuri Dersimi kimlerle dans edildiğinin farkında değil sanırım.

 

4- Nuru Dersimi'nin anılarından anlıyoruz ki, Cemalettin Çelebi Dersime geliyor ama Dersimliler Cemalettin Çelebiye asker vermiyorlar.

 

Cemalettin Çelebi, Alevilere has rumuzlu bir anlatımla, gördüğü rüyasını anlatarak durumun vahametini Dersimlilere anlatıyor. Burada, Cemalettin Çelebi'nin rüyasından alınacak mesaj çok önemlidir; bunu herkes düşünmeli. Bu konuda yazdığım yazılarım var, bizler bunu kendi aramızda muhabbete konu ediyoruz.

 

Cemalettin Çelebi Elazığ'dan Sivas geliyor, oradanda topladığı askeri birlikle beraber Erzurum'a, Rus işgalcilerine karşı savaşmaya gidiyor.

 

Cemalettin Çelebi'nin başında olduğu "Bektaşi Mücahidin alayı" Rus Devrimi olana kadar, Erzurum civarında işgalci Rus birliklerine karşı savaşıyor.

 

Rus devrimi olunca, Rusya'da iktidarı alan Rus Devrimcileri işgale son verip, askerlerini geri çekince, Çelebi Cemalettin Efendi de "Bektaşi Mücahidin Alayını" Erzurum'dan, Sivas'a getiriyor.

 

Aşık Sıdkı Baba'nın anılarından, deyişlerinden anlıyoruz ki, Çelebi Cemalettin Efendinin başında bulunduğu "Bektaşi Mücahidin alayını" Enver Paşa Sivas'ta teftiş ediyor, geçlerin bir kısmını diğer Ordu birliklerine gönderip, yaşlıları terhis ediyorlar; Sıdkı Babanın bu anı anlatan ilginç bir deyişi var.

 

Bundan sonra namı, şanı, etkisi daha da artan Çelebi Cemalettin Efendi Sivas'tan Hacıbektaş'a geliyor.

 

Erzurum'daki Rus işgaline son verildiği için, Cemalettin Çelebi'nin de "Bektaşi Mücahidin Alayını" Sivasa getirmesi, 1917 Şubat devriminden sonra mı yoksa 1917 Ekim devriminden sonra mı oluyor, bunu ayrıca konuşmalıyız; çünkü Şubat Devrimi ile Ekim Devrimi çoğu zaman karıştırılıyor.

 

Tarihin çarkları, dönüyor, bizde onu takip edelim.

 

Daha çokta, Anadolu'da yaşanılan süreci takip edelim

 

30 Ekim 1918'de Mondros mütarekesi imzalanıyor; yani Osmanlı ordusu dağıtılıyor, Anadolu'nun çeşitli yerleri işgal edilmeye başlanıyor.

 

Bundan sonra bölgelerde hem boşalan devlet otoritesinin yerini doldurmak hem de işgale karşı direnişi örgütlemek için Kongreler kuruluyor, kongreler toplanıyor.

 

Bu kongreler, Rusya'da kurulan, Şuralar yani Sovyet gibi alternatif devlet nüveleridir; Anadolu'da verilen kurtuluş savaşın asıl dinamiği bu kongrelerdir, bu iyi anlaşılmadan kurtuluş savaşı anlaşılamaz . Anadolu'nun işgaline karşı bir çare aramak için toplanmaya başlanılan Kongrelerden söz etmeden anlatılan kurtuluş savaşı tarihi yanlış olur; bunun gayet iyi bilinmesi gerekir.

 

Bülent Tanör'ün, "1918 -1920 Kongre iktidarları" adlı kitabından öğrendiğimize göre Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde, 30 tane Kongre (Şura -Sovyet) kuruluyor; bu süreci anlamak için, en azından bu kitabın okunması elzemdir.

 

Bunlardan Oltu Şurası ile Kars Merkezli 6 Livayı (ili) kapsayan şura Cumhuriyet Hükümetine dönüşüyor.

 

Böylece Anadolu da ilk Cumhuriyet Hükümeti, 5 Kasım 1918'de Kars merkezli, "Elviye-i Selâse" denen 6 ili (Livayı) kapsayacak şekilde, "Cenûb-i Garbi Kafkas Hükümeti Cumhuriyeti" adıyla yeni bir devlet kuruluyor. Anadolu'da kurulan bu Cumhuriyet hükümetine, 12 Nisan 1919'da İngiliz emperyalizminin işgal güçleri, bölgeyi İşgal ederek son veriyor; Devlet başkanı Fahretin Erdoğan tutuklanıyor; tarihe dikkat edin, daha Mustafa Kemal Samsun'a çıkmadan bir ay önce yaşanıyor bütün bunlar.

 

19 Mayıs 1919'da, Mustafa Kemal, görevli olarak Samsun'a çıkıyor.

 

Mustafa Kemal'in görevleri arasında, Anadolu'daki Kongre iktidarlarını dağıtmakta var; bu konu için Bülent Tanör'ün kitabına bakın.

 

Mustafa Kemal Anadolu'ya ayak bastıktan yaklaşık olarak 2 ay sonra, 23 Temmuz ile 7 Haziran 1919 tarihleri arasında Erzurum Kongresi toplanıyor.

 

Mustafa Kemal, Erzurum Kongresine katılmak için geldiğinde, Kongreyi düzenleyen heyet, Kongreye devlet görevlileri ile askeri yetkililerin katılamayacağını söyledikleri için, Mustafa Kemal, devletteki görevlerinden istifa edip, Kongreye sivil elbiseleri ile katılıyor; buraya da mim koyun.

 

Erzurum Kongresinden bir ay sonra 4 Eylül ile 11 Eylül 1919 tarihleri arasında Sivas Kongresi toplanıyor.

 

Mustafa Kemal ile arkadaşların emperyalizme karşı asıl savaşları bu kongrelerde oluyor; "savaş, bir politikanın silahla sürdürülmesidir" derler, bir savaşı anlamak için ona yol açan politikaya bakmak gerekir. Bu kongrelerde her türlü manda reddedilip, bağımsız bir devlet kurma kararı alınarak, "Heyet-i Milliye" diye oluşturulan bir heyetin başına Mustafa Kemal seçiliyor.

 

Mustafa Kemal, "Heyet-i Milliye" başkanı seçildikten sonra, 22 Aralık 1919'da, Çelebi Cemalettin Efendi ile görüşmek için Hacıbektaş'a geliyor.

 

"Erzurum'dan ölümüne kadar Atatürk ile beraber" adlı kitabında, Mazhar Müfit Kansu, Çelebi Cemalettin Efendi ile Mustafa Kemal'in görüşmelerini ayrıntısı ile anlatıyor; konu oradan okunmalıdır.

 

Mustafa Kemal, o görüşmelerinde Çelebi Cemalettin Efendiye, durumu anlatıp, desteğini istiyor.

 

Çelebi Cemalettin Efendi, bu görüşmede, kendi kararını açıklamadan önce, Mustafa Kemal'den, başarılı olmaları halince Cumhuriyeti kurup, kurmayacağı konusunda ki görüşünü soruyor.

 

Buraya bir mim koyup, burada şunu önemle belirtmek istiyorum. O tarihsel süreçte, en tehlikeli söz "Cumhuriyet" sözüdür, Mazhar Müfit Kansu'nun kitabını bu gözle inceleyin, Erzurum Kongresinden sonra Cumhuriyet sözü ilk defa burada geçiyor; bu talebi ilk defa Çelebi Cemalettin Efendi dile getiriyor. Cumhuriyet o tarihlerde Alevilerin bir hayaliydi, Aleviler hayallerinin gerçek olmasını istiyorlardı.

 

Mazhar Müfit Kansun'nun, yazdığına göre, Mustafa Kemal, Hacı Bektaş Postişini Çelebi Cemalettin Efendinin, "Cumhuriyeti kurmayı düşünüp, düşünmediği konusunda sorduğu, bu mühim konuya müsbet yada menfi bir cevap vermiyor, başarı ile sözü dolandırıyor.

 

Mustafa Kemal'in, bu tavrından ikna olmayan Çelebi Cemalettin Efendi, akşam yemekten sonra, (yatmadan evvel) başbaşa görüşmeleri gerektiğini söylüyor.

 

Cemalettin Çelebi ile Mustafa Kemal akşam yatmadan evvel, bu defa başbaşa görüşüyorlar. Bu görüşmelerinde, Çelebi Cemalettin Efendi, tekrar Mustafa Kemal'e Cumhuriyet konusundaki düşüncesini soruyor, Mustafa Kemal'de, Çelebi Cemalettin Efendiden Cumhuriyeti ilan edecekleri ana kadar, bunu sır olarak saklaması koşulu ile Cumhuriyeti kuracağını vadediyor. İşte bundan sonra, Çelebi Cemalettin Efendi, Alevilerin Cumhuriyet hayalinin gerçekleşeceği inancıyla, Mustafa Kemal'e var gücü ile destek olmaya başlıyor. Bu tarihi adımın, tarihsel önemini anlayamayanlara şaşıyorum.

 

Hacıbektaşta, Cemalettin Çelebiden bu desteği alan Mustafa Kemal Ankara'ya gidip, Ankara'da TBMM kurarak, Anadolu'nun işgalden kurtulma mücadelesini oradan yani TBMM'den yönetmeye başlıyor. Cemalettin Çelebi, Mustafa Kemal'den 6 oy daha az alarak, TBMM Başkan yardımcılığına seçiliyor.

 

Mustafa Kemal önderliğinde Anadolu'da başlatılan emperyalist işgalden kurtulup, bağımsız bir devlet kurma mücadelesini, gayet olumlu bulan SSCB hükümeti, Lenin önerisi ile Anadolu'daki kurtuluş savaşına destek olmak için bir yardım kampanyası başlatıyorlar.

 

SSCB hükümeti, toplanılan bu yardımların bir kısmını para, bir kısmını da silah -cephane olarak getirip Mustafa Kemal'in başında olduğu TBMM güçlerine teslim ediyorlar. Burada bir anti parantez açıp, şunu önemle belirtmeliyim: Birinci dünya savaşı çıktıktan biraz sonra, Lenin, yoldaşı Ziniyev ile beraberce yazdığı, "Sosyalizm ve Savaş" adlı kitabında savaşa karşı tutumunu net olarak şöyle ortaya koyuyor. Bu savaş, bir emperyalist paylaşım savaşıdır. Biz Sosyalistler olarak, savaşan iki bloktan hiçbirini desteklemiyoruz ama bu savaşta emperyalist boyunduruktan kurtulmak için, kurtuluş savaşı veren bir halk olursa onu destekleyeceğiz diyor. Bu tavrını, bundan bir yıl sonra 1916'da yazdığı "Marksizmin bir karikatürü emperyalist ekonomizm" adlı kitabında da yeniliyor yani demem şu ki, Lenin hükümetin Anadolu'da Mustafa Kemal önderliğinde yürütülen kurtuluş savaşına destek olması, bu ilkesel tutumun bir sonucudur.

 

Bu sürecin sonunda TBMM, Türkiye Cumhuriyetini ilan ediyor, böylece Alevilerin Cumhuriyet hayali gerçek oluyor.

 

Yukarda kısaca anlattığım, Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ile sonuçlanan bu süreci, bütün dünya Sosyalist liderleri ile beraber Türkiye Sosyalist hareketinin önderleri de destekliyor.

 

Şimdi Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasını desteklemeyen, bunu yanlış bulan Sosyalist arkadaşlar yukarda yazdığım sürecin neresinin yanlış olduğunu belirtmelidirler.

 

Aşk ile.

 

1 Aralık 2018 Kaymak Köyü

 

İriza Aydın

 

  Bu yazı 6336 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım