DÖNEKLİK ÜZERİNE MUHABBET
Rıza AYDINSevgili dost.
Cem karaca, bir türküsünde “Yüz bin kere tövbe eder yine şarap içeriz” der.
Kim nerden dönüyor, sen bu sözle neyi kasdediyorsun bilmiyorum.
İnsan gelişip, belirli bir kemalete erişince, hatalarını görüp ondan döner. Bazan dönmek iyidir dönmemek değil.
Mesela Mevlana Şems ile karşılaştığında 62 yaşındaymış, dönüp Mevlana olmuş; Mevlana dönmese öyle zındık biri olarak kalsa daha mı iyi olurdu?
Düşün
Abdülbaki Gölpınarlı, bunu anlatırken Mevlana kırk yaşında Şems ile karşılaşsaydı onu astırırdı diyor. Mevlana 62 yaşında Şemsi anlayacak olgunluğa eriştiği için Şemsi astırmak yerine dönüp Şems’in yoluna girmiş; Mevlana dönmeyip Şemsi astırsa daha mı iyi ederdi?
Düşün.
Hür, Halife Yezid’in önemli bir komutanıymış.
Emevi Devletinin Reiside olan Halife Yezid, Hür’ü, Küfeye gitmekte Olan Hüseyin’in önünü kesip, onu Yezid’e biat ettirmekle görevlendirmiş.
Hür, Küfeye gitmekte olan Hüseyin’in kafilesinin önü Kerbela denen bir bölgede kesmiş. Kerbela’da Hüseyin ile karşılaşıp Hüseyin’i tanıyan Hür, Hüseyin’den etkilenmiş, onun değerini, ne kadar haklı olduğunu görüp anlamış.
Hüseyin’in haklı olduğunu görüp anlayan Yezid’in emrinde çalışan, Hür ne yapmalıydı?
Sen ya da siz olsanız ne yapardınız bunu düşünün.
Hür, Kerbela’ya Hüseyin’i gerekirse öldürmek üzere görevlendirilerek gönderilmişti. Yezid’in baş komutanı Hür, Kerbela’da Yezid’in haksız, Hüseyin’in de haklı olduğunu anlamış, o noktada ne yapacaktı? İnsanın önüne böyle seçim anları bazan gelir. Bunları düşünmek gerekir.
Abdülaziz Kemteri o meşhur deyişinde, “Hac edenler, Hacca giderken görse yollarda seni, delolur dağlara düşer vazgelir hacdan geçer” der.
İnsanlar gerçekleri anlayacak belirli bir olgunluğa erişince, güddükleri o yanlış yoldan dönüp doğru yola gelebilirler. İşte Yezid’in ünlü komutanı Hür’de, Kerbela’da Hüseyin ile karşılaşınca, Yezid’in lanet olası safından dönüp, Hüseyin’in safına geçerek, Hüseyin’den önce Hüseyin için can verip Hür Şehid olmuş.
Şimdi bir an için durup, düşün, tefekkür eyle Hür dönmese, Yezid’in Komutanı olarak kalıp, kendine Yezid tarafından verilen görevi yerine getirse, Hüseyin’i şehid eden komutan olarak tarihe geçip, Halife Yezid’in taktirine mazhar (sahip -layık) olsaydı, böylesi şanlara, nişanlara sahip olsaydı daha mı iyi etmiş olurdu? Rahmetli ebem bunları anlatırken, “insan üç günlük dünyalığı için bütün hayatını mahvetmemeli” derdi. ...
Bence dönmek yada dönüklük tek başına önemli bir şey ifade etmiyor. Niye, ne için, nereden, nereye döndüğün önemli.
Düşün Mevlana 62 yaşında Şemsle karşılaşmış, dönmese Şems’i astıracakmış dönüp Mevlana olmuş.
Halife Yezid’in baş komutanı Hür Şehit, Kerbela’da Yezid’in safından dönmese Hüseyin’i şehid eden lanetli biri olarak tarihte anılacaktı; Yezid’in komutanı Hür, Yezid’in yolundan dönüp, Hüseyin için canını vererek Hür şehit olmuş.
Mesela Mustafa Kemal’i düşünelim.
Mustafa Kemal, 1919’da Padişah tarafından Samsun’a görevli olarak gönderilirken, Anadolu’daki isyanı bastırmak, kongreleri dağıtmak üzere gönderilmiş, Yezid’in komutanı Hür gibi, o da o yanlış yoldan dönüp, hükümdar olan padişahın verdiği görevi reddedip, kongrelerin içine girip, oradan Türkiye Cumhuriyetini kurmuş. Kötümü etmiş?
Öyleyse biz kimin nerden nereye, hangi saftan hangi safa döndüğüne bakmalıyız. Mesela bu gün AKP + MHP iktidarının emrinde olup, ona hizmet edenler, bunların ülkeyi kötüye doğru götürdüğünü görüp, yaptıkları kötü şeyleri anlayıp, Hür Şehit gibi bu yanlış yoldan dönseler, bunun için bedel ödemeyi göze alsalar kötümü olur?
Mesela ...
...
Rıza Aydın 26 Ağustos’a 2019
Not: Sol Üzerine Tefekkür adlı kitabımı okuyun orada özeleştirilerim var, kendi evrimimi anlattım okun ister
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- FARKI FARK ETMEK BİLİNÇTİR ..
- Şah İsmail İle Safevi Devleti Hakkın da Muhabbet
- ŞAH İSMAİL İLE SAFEVİ DEVLETİ KONUSU
- FAŞİZM KONUSUNDA KISA BİR ÖZET
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM-2
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM
- ÖZELEŞTİRİNİN ÖNEMİ
- ÖZGÜRLÜKLE ZORUNLULUK
- CEM VAKFI HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM
- HALK İÇİNDE Kİ DOĞAL SAFLAŞMA
- HAK AŞIKLARI
- SÖZCÜKLERİN DİLİ













