Rıza AYDIN

TOPLUMSAL PSİKOLOJİNİN DEĞİŞMESİ

Rıza AYDIN
  20-07-2019 07:31:00

1970’den 12 Eylül 1980 sürecine doğru giderken, biz devrimci gençler, kendimizi halkın kurtuluşu olacağına inandığımız devrime adadığımız için, kendi kişisel çıkarımızı düşünmezdik bile; nasıl olsa devrim olunca bütün derler bitecek diye inanırdık.

 

Bunun içim okullarımızı bile bırakıp, devrimci mücadelenin gerektirdiği işlerin peşinde koşuyorduk.

 

Bu mücadelede bazan tutuklanıp, hapishanelere atılıyorduk. Hapishanelerden kaçıp, tekrar mücadeleye atılmak için cezaevlerinde köstebek gibi tüneller kazıyorduk; bizim Adem’in adı bu yüzden “Köstebek Adem’e” çıkmış, Köstebek diye anılır olmuştu. 12 Eylül öncesinde atmosfer genel olarak böyleydi.

 

Ben 1983 Eylülünde hapisten çıktığımda farklı bir atmosferler karşılaştım. Cezaevinden çıktığımda gördüm ki, hava değişmiş. Sanki binalara, evlere zarar vermeyip sadece 
canlıları öldüren Nötron bombası gibi bir bomba atılmış, bu bomba sadece insanların ruhunu öldürüp, onlarda yeni bir ruhun oluşmasına yol açmış, bunun sonucu da hava, bir bütün olarak toplumsal psikoloji değişmişti.

 

Cezaevinden çıktığımda, Ankara’nın bildiğim sokaklarında dolaşıyordum. Sokaklar aynıydı. Aynı sokaklardaki, aynı evlerde bilip tanıdığım aynı insanlar yaşıyordu. Aynı sokaklardaki aynı evlerden, aynı insanlar, aynı sokaklara çıkıyorlardı ama bu insanların ruhları değişmiş, tanımakta zorluk çektiğim farklı bir insan olmuşlarda.

 

Eskiden, halk için, arkadaşları için, yoldaşları için kendi kendini feda etmeyi erdem sayan, “sen ölmede ben ölüyüm” diyen bu insanların ruhu gitmiş yerine, birey olmayı, bencil olmayı değer edinmiş insanların ruhu gelmişti.

 

Dönem Banker Kastelli dönemiydi, insanlar ceplerindeki parayı akşam repoya yatırıp, yarın faizini almanın yollarını arıyorlardı.

 

Hapisten çıktığımda işte böylesi bir toplumsal yapı ile karşılaştım. Bu toplumda karşılaşıp, konuştuğum insanlar, “kardeşim önce birey olmayı başaracaksın, birey olmadan toplum olunamıyor” diyorlardı. Birey olmak kulağa hoş bir söz gibi geliyordu ama onların birey olmaktan kasdettikleri şey bencil olmaktı.

 

Birey olma furyası altında bencillik duygusu alıp başını gitmişti. Birey olacağız diye bencilleşsen adam, kardeşini bile düşünmüyor, kardeş kardeşe borç para vermek yerine üç kuruşluk faiz için parasını Banker Kastelli’ye Yani repoya yatırıyordu.

 

Kısaca söylersem değer ölçüsü birimi değişmiş, tamamen paraya endeksli bir hale gelmişti; şakayla karışık, insanlar birbirine “parasız adam gereksiz adam” diyorlardı.

 

Cezaevinden yeni çıkmıştım, polis sürgün yerine gitmem için beni sıkıştırıyordu, cebinde beş kuruş param yoktu; dışarda karşılaştığım toplum bana “parasız adam gereksiz adam” duygusunu aşılıyordu.

 

Kardeşimin bir arkadaşının, yurt dışında yaşayan ailesi çocuklarına pantolon göndermişti, arkadaşta sonradan Almanya gidince elbiseler bizde kalmıştı, onları terziye daraltırdım onlarla idare ediyordum. “Bir arkadaşım” kıyafetimi beğenmemiş olacak ki, “biraz uyumlu giyinmelisin” dedi. Bu sözü O gün ilk defa duyuyordum ama hayatımda hiç unutamadım.

 

Cezaevinde devrimci arkadaşlarımın yanında, ellerim olmasada müthiş bir değerim vardı. Cezaevinden çıkınca karşılaştığım bu toplumsal atmosfer içinde yaşayan toplum içinde gördüm ki onların dünyasında hiçbir değerim yok.

 

Vebadan kaçar gibi Ankaradan kaçıp köye, ana ocağına sığındım.

 

Köy, annemgilin yanıda olmasa ne yapardım? Bilmiyorum. Ya yurt dışına kaçardım ya da intihar ederdim zahir.

 

Değer ölçülerinin değişmesi hayıra alamet şeyler değildir. Bu konuyu ebem bana Ashabı Kehf öyküsünde anlatmıştı ama o zaman bunun birgün beninde başıma geleceğini hiç düşünememiştim. Başıma geldi.

 

Şimdilerde sanırım yeni bir furya başlamış, değiş diyor, bu furya, değiştir diyorlar. Bin yıllık dini değerler yeni yükselen değer olmuş, devrimcilik, Marksizm, bilimin gösterdiği yol tutucu eskimiş değerlere dönüşmüş; yeni diye yükselişe geçen en eski değerler bize değiş diye herkesi bir değişime zorluyor. Kafasına türban takan kadın, değişip çağa uymuş oluyor. Batsın bu dünya

 

Kulağa çok hoş gibi gelse de, ben bu değişim sözünden kuşkulanır oldum.

 

Bilmem anlatabildim mi?

 

Aşk İle 


19 Temmuz 2018 Kaymak Köyü

  Bu yazı 2630 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım