YAŞAMIMDA İZ BIRAKAN ANILAR-1
Rıza AYDINÖnceleri biz küçük bir arkadaş gurubuyduk, bizim evde ya da eski barajda toplanıp muhabbet tadında konuşur kitap okurduk. Birimize neşter vursan kırkımızdan kan akar hesabı, gönlümüzdekileri birbirimize açar, acımızı da tatlımızı da paylaşırdık. Bu arkadaş topluluğu içinde ben biraz önde gurubun doğal önderi gibiydim.
Yazları biz köye gelirdik . Bizim içimizde, Adana tabiriyle “Deleganlı Mehmet” dediğimiz bir arkadaşımız vardı. Delikanlı Mehmet Japon döğüş sanatına meraklıydı, bizim arkadaşlara naçuka denilen zincirli deynek kullanma sanatını öğretirdi. Kardeşim Hüsnü Cemal’le gösteri yapar gibi oynaşır, boğuşur gibi güreşirlerdi.
Biz yazın köye gidip geldiğimizde bir duydukki, bizim Delikanlı Mehmet Ülkü Ocaklarına gidip gelen bir militan olmuş, bazı solcularıda dövmüşler. Ülkücü Camia içinde sonraları bu arkadaş “Lastik Mehmet” diye ünlendi.
Ben bu haberi duyunca, beynimden vurulmuşa döndüm; bizim bir arkadaşımız nasıl olurda ülkücü faşist olur diyordum kendi kendime.
O dönem TİP ile TÖBDER Camal Gürsel Caddesinde aynı binadaydı; daha çok oraya gider gelirdik.
Yağmurlu bir günde TÖPDER’e gidiyordum, İnönü Parkinin orada dolmuştan indim ki bizim Delikanlı Mehmet yanında iki arkadaşıyla durakta bekliyorlar. Doğru yanlarına vardım, Merhabalaştıktan sonra, Mehmet’e dedimki “senin ülkü Ocaklarına gidip gelen bir faşist olduğun söyleniyor doğru mu?” dedim. Böyle deyince Memedin yanındaki arkadaşları bana hücüm edecek gibi oldular ama Mehmet onları, “durdurun, siz bu işe karışmayın” dedi.
Mehmet bana dönüp, ben faşist değil ülkücü oldum, düzgün konuş, konuşmalarına dikkat et dedi. Ülkücüsünü mülkücüsünü bilmem ne yaparım bir gün bize gelip bunun nedenini bana anlatacaksın dedim. Tamam geleceğim dedi sözleşip ayrıldık; biz bir söz verince sözümüzde dururduk.
Aradan epey bir zaman geçmemişti ki bir akşam üzeri bizim TİP’li
Şeref Gölcük’le Delikanlı Mehmet bir yerde karşılaşmışlar birlikte bize geldiler.
Silahlarımızı çıkarıp yastığın altına koyup yine sucuklu yumurta yapıp yemeğimizi yeyip biraz oradan buradan konuştuktan sonra asıl konuya Deli Kanlı Mehmed’in niye Ülkü Ocaklarına gittiğini konuşmaya başladık.
Mehmed’in anlattığını kısaca yazayım. O dönem biz Mahir Çayanı savunur olmuştuk. Halkın Kurtuluşcuları bize, öncü savaşını savunduğumuz için goşist, “Kesintisiz Devrimi savunup”, üçüncü dünya savaşı çıkmaz dediğimiz için Troçkist vs diyorlardı. AYÖKD’de bir ki bir tartışmada HK’li Sarı Mahmut, kızların da olduğu bir ortamda Mehmed’in üzerine saldırıp, ulan Göşistlikle faşistliğin ne farkı var, öyle halin git faşist ol deyip, Mehmed’in üzerine yürümüş, biraz itiş kalkış da olmuş, Mehmette ulan aha gidip faşist olup, önce seni dövüp bunun hesabını senden soracağım deyip doğru Ülkü Ocaklarına gitmiş. Sonuç olarak Ülkücü olmuş, okullardaki solcuları dövmeye başlamışlar ama Ülkücü arkadaşlarına “Borsa Lisesine gitmeyelim orada Rıza var onun dövülmesine gönlüm razı olmaz buna izin veremem” demiş.
Delikanlı Mehmed’in bu tecrübesi bana büyük bir ders oldu; o günden sonra, solcu arkadaşlarıma asla kötü davranıp şiddet uygulamadım, sol içi çatışmalarda yer almadım. Adana’da geçmişimi gözden geçiriyorum, bu anlamda yüzümü kızartacak bir anımı hatırlamıyorum.
Keşke bütün bu süreçlerimi bir anı olarak yazabilsem. Zaten “Anadolu tarihinde Yolculuk” adıyla yaptığım sohbetleri kitap haline getirirsen, bundan sonra anılarımı yazmayı düşünüyorum.
Alevilik konusundaki düşüncelerimi çok yazdım yeter, birazda kendi Anılarımı yazayım istiyorum
Aşk ile
12 Aralık 2019 Ankara
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- FARKI FARK ETMEK BİLİNÇTİR ..
- Şah İsmail İle Safevi Devleti Hakkın da Muhabbet
- ŞAH İSMAİL İLE SAFEVİ DEVLETİ KONUSU
- FAŞİZM KONUSUNDA KISA BİR ÖZET
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM-2
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM
- ÖZELEŞTİRİNİN ÖNEMİ
- ÖZGÜRLÜKLE ZORUNLULUK
- CEM VAKFI HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM
- HALK İÇİNDE Kİ DOĞAL SAFLAŞMA
- HAK AŞIKLARI
- SÖZCÜKLERİN DİLİ













