Umut ŞENER

BİRLİK, MÜCADELE, DAYANIŞMA: 1 MAYIS 2023

Umut ŞENER
  01-05-2023 07:40:00

“Vermeyin insana izin

 Kanması ve susması için

 Hakkını alması için

Kitleyi bilinçlendirin

Bizlerin ellerindedir

 Gelen ışıklı günler”

 (1 Mayıs Marşı’ndan)

Halkların takvim yaprakları 1 Mayıs’la başlar.

Ezilen emekçilerin, yoksulların yılbaşıdır 1 Mayıs! Ezene, sömürene öfkemizin doruğa çıktığı, haklarımız ve özgürlüklerimiz için sesimizin en gür çıktığı gündür 1 Mayıs!

Dünyanın, Ortadoğu’nun, Türkiye’nin halkları olarak, ne yaşarsak, sonuncu 1 Mayıs’la yeni gelen 1 Mayıs’ın arasında yaparız muhasebemizi.

Neleri kazandık?

Neler var uğruna mücadele edecek?

 Özgürlüğün işçi tulumuyla meydanlarda elini kolunu sallaya sallaya dolaşacağı o en güzel günlerimize varmak için daha neler yapmak lazım?

Bugün 1 Mayıs!

Şark cephesi bildiğimiz gibi… Haklar ve özgürlükler mücadelesi veren halkın her kesiminden kuruma, kişiye, örgütlenme hakkına saldırılarla giriyoruz 1 Mayıs’a.

Üçüncü ayına varmasına rağmen, on bir ilin onlarca ilçesinde, köyünde depremle yıkılan on beş milyon insanın hayatı, ilk gündeki gibi enkazın altında duruyorken giriyoruz…

Türkiye’deki işbirlikçi burjuvaların, tefeci tüccarların, toprak ağalarının soygunu, yağması, talanı hayasızca sürerken; faşizmin işkenceyle, hapishanelerle, zamlarla, tarikatlarla, her türden baskı ve zulümle kuşattığı hayatlarımız açısından önemli bir seçim döneminin arifesinde giriyoruz. Hatta daha eklenebilecek başka onlarca gerekçeyle birlikte demokrasi mücadelesinde olduğundan fazla anlam yüklenen bir seçimin arifesinde giriyoruz.

1 Mayıs alanımız Taksim yasaklıyken; yasağa meydan okuyanların iradesinin meşruluğu, kaçak güreşenlerin başka adreslerde 1 Mayıs “kutlama”sının gayri meşruluğu apaçık ortada giriyoruz.

Bugün 1 Mayıs!

1 Mayıs’ın dünyanın her yerinde anlamı ortadadır. 1 Mayıs emeğin günüdür, emekçilerin birlik, mücadele, dayanışma günüdür.

Dünyanın her yanındaki işçi ve emekçilerin 1 Mayıs alanlarında karşı çıktığı/çıkacağı ne varsa hepsinin sorumlusu emperyalizm ve faşizmdir.

Emek üretimin sonucudur, ama dünyayı değiştirme gücüne sahiptir. Değer üreten, değer yaratan bir güçtür emek. İnsanın onuruyla doğrudan bağı vardır.

“Harabeye dönmüş bir ülkede ilk görev işçiyi kurtarmaktır. Bütün insanlığın ilk üretici gücü işçidir, emekçidir. Eğer o hayatta kalırsa her şeyi kurtarırız ve yeniden kurarız.” diyor Lenin 1919’daki bir konuşmasında. Bize de deprem, sel, yıkımlar karşısında ne yapmamız gerektiğini gösteriyor.

Kölelik koşullarında, toprak işçisi olarak, atölyelerde giderek fabrikalarda kanlı terler dökerek üreten ve sömürülenlerin mücadelesi 1886’da Chicago’da “8 saatlik iş günü” talebiyle başlatılan grevle taçlanır.

Tarihe Haymarket Katliamı olarak geçen işçi katliamı, burjuvazinin işçilere cevabıdır. Polisin attığı bombalarla yaralananlar, katledilenler, komplo ile tutuklanıp, adil yargılanma hakkı gasp edilerek idam edilenler… Fakat 1887’ye kadar devam eden bu saldırı sürecinin sonunda kazanan işçiler olur ve “8 saatlik iş günü hakkı” tanınır.

İşçilerin birlikte mücadele ederek yarattığı kazanımın coşkusu kısa sürede dünyaya yayılır. Bunun üzerine dünya çapında grevlere, eylemlere yönelik baskı ve yasaklar başlar. 8 saatlik iş günü hakkı gasp edilir. Ama bir kez emek hakkını almıştır. Yeniden almak için hiçbir şeyden kaçmaz artık emekçiler.

1889’da İkinci Enternasyonal’de alınan kararla 1 Mayıs emekçilerin takvimine “Uluslararası İşçi Günü” olarak kaydedilir.

1890’dan itibaren 1 Mayıs’lar eylem günü olur. Fakat baskılar, yasaklar, 1977’de Taksim’deki 1 Mayıs’ta da olduğu gibi katliamlar hiç eksik olmaz. Tam da bu nedenle 1 Mayıs dayanışma ve mücadele gününe dönüşerek bugünkü anlamını kazanır.

Bugün 1 Mayıs! Birlik günümüz!

“Yalnızca tüm sınıfın ve tüm ulusun birliği ile düşman yenilebilir” diyor Mao. Faşizmin karşısında birlik olmanın, barış içinde bir arada yaşamanın aynı barikatın arkasına geçmekle mümkün olduğuna işaret ediyor.

Bugün 1 Mayıs! Dayanışma günümüz!

“Dayanışma, ezilenlerin inceliğidir.” diyor Che. Depremle yaşatılan yıkımın karşısında durmanın, hesap sormanın ve yeni bir yaşam kurmanın ancak halkların birliği ve dayanışması ile mümkün olduğuna işaret ediyor.

Bugün 1 Mayıs! Mücadele günümüz!

Emperyalizmin ekonomik özelliklerinin onu tanımlamaya yetmeyeceğini belirterek, tarihsel ve siyasal açıdan asalak, çürüyen ve can çekişen tekelci-kapitalizm olarak tanımlıyor Lenin. Can çekişiyor, çünkü halklar mücadele ediyor. Emperyalizmin her bunalım döneminde bir devrimle sömürüye karşı özgürlük için savaşarak cevabını veren halkların mücadelesi yolumuzu aydınlatıyor.

Bugün 1 Mayıs! Kızıl kavga günümüz!

Adına en başından itibaren bir “bayram” sıfatı eklenmesine rağmen, katliamların, saldırıların, tutsaklıkların, halklara ödetilen çeşitli bedellerin pahasına sahip çıkıyoruz 1 Mayıs’a. Bu sahiplenme sayesinde 1 Mayıslar sömüren ve zulmedenlere karşı, kıpkızıl kavga günleri olagelmiştir.

Emperyalizm ve faşizm yenilene kadar sürecek kavgamız. “Kurtuluşa kadar savaş” diyor Mahir Çayan.

Bağımsız bir ülkenin, haklarıyla özgürce yaşayan halkları olmak için; işgal eden, yıkan, yok eden, sömüren, parçalayan, güvencesiz yaşamaya mahkûm eden, işkence yapan bu köhnemiş düzene karşı; gerçek bayram sevincini yaşayabileceğimiz 1 Mayısları birlik, dayanışma ve mücadeleyle kazanalım.

Kutlu olsun şimdi, şimdiden ve her daim.

  Bu yazı 3101 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım