AKPM'den Tarihi Karar: Avrupa Devletlerine "Ekrem İmamoğlu ile Dayanışma" Çağrısı
Tarih: 09-04-2025 21:54:16WELG | Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına ve ona destek veren protestoculara yönelik baskılara karşı sert bir karar aldı. Strasbourg’daki genel kurul oturumlarında "acil gündem" maddesi olarak ele alınan konu, "İstanbul Belediye Başkanının Tutuklanması ve Türkiye’de Demokrasi ve İnsan Haklarının Durumu" başlığı altında oylandı. Karar, 8'e karşı 90 oyla kabul edilirken, sadece AKP ve MHP’li Türk delegeleri ret oyu verdi. 2 vekil ise çekimser kaldı.
“Demokratik değerlere ciddi bir darbe”
Kabul edilen kararda, İmamoğlu’nun tutuklanması “demokratik değerlere ciddi bir darbe” olarak tanımlandı. Avrupa devletlerine, bu durumu kınamaları ve Ekrem İmamoğlu ile dayanışma içinde olmaları yönünde çağrı yapıldı. Kararda şu ifadeler yer aldı:
“Erdoğan’a rakip olabilecek veya hükümeti eleştiren kişilere yönelik, terör suçlamaları da dahil olmak üzere, sahte iddialarla yapılan tutuklamaları büyük bir endişeyle gözlemlemekteyiz. Bu gelişmeler, Türk halkının iradesine karşı gelmektedir.”
Raportörlerden Sert Mesajlar
AKPM Türkiye raportörü İngiliz parlamenter Lord David Blencathra, İmamoğlu hakkındaki davanın tamamen “siyasi saiklere dayandığını” ifade etti. Türkiye’de siyasal hakların giderek “erozyona uğradığını” söyleyen Blencathra, Avrupa Konseyi üyelerine, İmamoğlu’nun tutuklanmasını açıkça kınamaları çağrısında bulundu.
"Erdoğan umutları yok etti"
Sosyal Demokrat Grup adına konuşan Alman parlamenter Frank Schwabe, Türkiye’de bir dönem umutlar doğduğunu ancak iktidarın tutumunun bu umutları söndürdüğünü belirtti.
“Türkiye’de seçimle bir şeylerin değişme umudu vardı fakat Sayın Erdoğan bu umudu yok etti”
diyen Schwabe, Avrupa Birliği'ne de tepki göstermesi ve bazı resmi ziyaretlerin iptali gibi adımlar atması yönünde çağrı yaptı.
Diğer Avrupa Temsilcilerinden Açıklamalar
- Yunan vekil Maria Syrengela (EPP): “İmamoğlu’nun tutuklanması, açıkça hesaplanmış bir siyasi sabotajdır.”
- İtalyan vekil Marco Scurria (CEPA): “Türkiye, ya Arap-Müslüman liderliğiyle devam edecek ya da Avrupa yolunu seçecek. Bu bir dönüm noktasıdır.”
- Monakolu vekil Béatrice Fresko-Rolfo (Liberal Grup): “Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyeliğinden doğan yükümlülüklerine uyması gerekir. Bugün otoriterliğe yönelmiştir.”
Türk Vekillerin Tepkileri
AKPM'de Türk heyetinden AKP’li Seda Gören Bölük, Türkiye’ye yönelik “çifte standart” uygulandığını savundu.
“İmamoğlu’nun davası, kendi partisinden gelen belgeler üzerine başlatılmıştır. Siyasi değil, yolsuzlukla mücadele sürecidir,” dedi.
CHP’li vekil Aysu Bankoğlu ise iktidarı çok sert sözlerle eleştirdi:
“İktidar, en ciddi rakibini hapse atıyor. Bu, bir sivil darbedir. Gazeteciler, sanatçılar, öğrenciler bile temel haklarını kullandığı için tutuklanıyor.”
Kararda Neler Talep Edildi?
AKPM tarafından kabul edilen kararda Türk hükümetine yönelik kapsamlı çağrılar yer aldı:
- Ekrem İmamoğlu’nun derhal serbest bırakılması
- İmamoğlu ve diğer kişilere yöneltilen tüm temelsiz suçlamaların düşürülmesi
- İstanbul Üniversitesi'nin İmamoğlu’nun diplomasını iptal etme kararının geri alınması
- Protestolarda gözaltına alınanların serbest bırakılması
- Orantısız güç kullanımının son bulması ve sorumlular hakkında etkili soruşturma başlatılması
- Gösteri yasağı uygulamalarına son verilmesi
- Muhalif liderlere, sivil topluma ve medyaya yönelik baskıların durdurulması
- Seçim sistemi reformu ve özgür, adil seçim garantisi için Venedik Komisyonu önerilerinin uygulanması
Kararda Öcalan Çağrısına da Atıf
Karar metninde dikkat çeken bir başka unsur ise, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te örgüte silah bırakma ve kendini feshetme çağrısına atıfta bulunulması oldu. Bu çağrının ardından Türkiye’de barış süreci konusunda olumlu gelişmeler yaşandığına işaret edildi.
AKPM'nin kararı, yalnızca Ekrem İmamoğlu’na değil, Türkiye’deki genel insan hakları ve demokratik gerilemeye dair uluslararası düzeyde en güçlü çıkışlardan biri olarak değerlendiriliyor. Karar aynı zamanda, Avrupa’nın Türkiye’ye karşı daha net ve yaptırıma dayalı bir tavır alabileceğinin işareti olarak görülüyor.
@welgmedya.com





























