DEM Parti’den Tarihi Rapor: “Barış Yasası ve Demokratik Entegrasyon Şart”
Tarih: 15-12-2025 17:54:56WELG | Ankara – Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun DEM Partili üyeleri tarafından hazırlanan ve 10 Aralık 2025 tarihini taşıyan kapsamlı rapor kamuoyuna açıklandı. Rapor, Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından tarihi bir manifesto olarak nitelendiriliyor.
DEM Parti raporu, 1 Ekim 2024’te başlayan yeni dönemden, PKK’nin Mayıs 2025’te kendini feshetmesine kadar uzanan süreci değerlendirirken, kalıcı barış için hukuki ve toplumsal inşanın zorunlu olduğunu vurguluyor. Raporda, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”nin bilançosu çıkarılırken, geleceğe dair somut yol haritası da ortaya konuluyor.
Sürecin Miladı: 1 Ekim 2024
Rapora göre sürecin başlangıç noktası, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024’te DEM Parti grubuyla tokalaşması ve ardından Abdullah Öcalan’a yaptığı çağrı oldu. Bu dönüm noktasını izleyen gelişmeler raporda şöyle sıralandı:
- 43 aylık tecridin ardından 23 Ekim 2024’te Ömer Öcalan’ın İmralı ziyareti ve Abdullah Öcalan’ın “Süreci hukuki ve siyasi zemine çekebilirim” mesajı
- 27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” ve PKK’ye silah bırakma talimatı
- 12 Mayıs 2025’te PKK’nin 12. Kongresi’nde kendini feshettiğini açıklaması
- 11 Temmuz 2025’te Süleymaniye’de sembolik olarak silahların yakılması
Negatif Barıştan Pozitif Barışa
Raporda, silahların susmasının “negatif barış” olduğu belirtilirken, asıl hedefin eşit yurttaşlık temelinde pozitif barışın inşası olduğu vurgulanıyor. Sürecin mimarı olarak Abdullah Öcalan işaret edilirken, barışın toplumsallaşması için hukuki düzenlemelerin zorunlu olduğu ifade ediliyor.
“Barış Yasası” ve Demokratik Entegrasyon Çağrısı
Raporun merkezinde, “Demokratik Entegrasyon Yasası” başlığı altında bir Barış Yasası çıkarılması çağrısı yer alıyor. Bu yasanın temel başlıkları şöyle sıralanıyor:
- Silah bırakanların, sürgündekilerin ve siyasi tutukluların toplumsal ve siyasal hayata onurlu katılımı
- Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ve özel yetkili mahkemelerin kaldırılması
- Abdullah Öcalan başta olmak üzere ağırlaştırılmış müebbet alanlar için “umut hakkı”nın tanınması
- Çatışma sürecine bağlı soruşturma ve kovuşturmaların sonlandırılması
Kayyumlara Son, Yerel Demokrasiye Dönüş
Raporda, kayyum uygulamalarına derhal son verilmesi ve görevden alınan seçilmiş belediye eş başkanları ile meclis üyelerinin görevlerine iade edilmesi talep ediliyor. Bu adımın, devletin yerel iradeye saygısının göstergesi olacağı belirtiliyor. Ayrıca, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na konulan çekincelerin kaldırılması öneriliyor.
Anadilde Eğitim ve Çok Dilli Kamu Hizmeti
DEM Parti raporu, anadil hakkını kamusal bir hak olarak ele alıyor. Kürtçe başta olmak üzere tüm anadillerin; eğitim, sağlık, yargı ve kamu hizmetlerinde kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması gerektiği vurgulanıyor. Anadilde eğitim, çok dilli belediye hizmetleri ve anadilde savunma hakkı raporun öne çıkan talepleri arasında yer alıyor.
Eşit Yurttaşlık ve İnanç Özgürlüğü
Raporda, anayasal düzeyde eşit yurttaşlık ilkesinin hayata geçirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bu kapsamda, cemevlerine ibadethane statüsü tanınması ve zorunlu din derslerinin kaldırılması öneriliyor. Devletin hiçbir inancı ya da kimliği diğerine üstün tutmaması gerektiği vurgulanıyor.
Yargı Reformu ve Hukukun Üstünlüğü
Rapor, barış sürecinin güvencesi olarak yargının bağımsızlığını işaret ediyor. AİHM ve AYM kararlarının (Osman Kavala, Selahattin Demirtaş ve Gezi Davası tutukluları başta olmak üzere) derhal uygulanması, hasta mahpusların tahliyesi ve “düşman ceza hukuku” uygulamalarına son verilmesi talep ediliyor.
Hakikat, Yüzleşme ve Onarıcı Adalet
Kalıcı barış için geçmişle yüzleşmenin zorunlu olduğu belirtilen raporda, TBMM bünyesinde Hakikat ve Adalet Komisyonu kurulması öneriliyor. Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması, zorla kaybedilenlerin akıbetinin açıklanması, Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nin hafıza mekânına dönüştürülmesi ve zorla boşaltılan köylere güvenli geri dönüş sağlanması raporun dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor.
DEM Parti, raporun sonunda, Türkiye’nin yüz yıllık Kürt meselesinin artık şiddetle değil, hukuk, demokrasi ve eşit yurttaşlık temelinde çözülebileceğini vurgulayarak, bu sürecin sadece Kürtler için değil, tüm Türkiye için demokratik bir gelecek anlamına geldiğini ifade ediyor.
@welgmedya.com




























