Emine Erdoğan: Halife olmanın sorumluluğunu taşıyoruz
Tarih: 20-03-2019 19:12:06AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “israfın önlenmesi”ne yönelik yapılan bir toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye’nin “hilafet”le yönetilen bir ülke konumunda olduğunu söyleyip Diyanet İşleri Başkanlığımızın, çevreci bir hac organizasyonu ile tüm İslam ülkelerine örnek olmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan, kendisinin öncülüğünde başladığı söylenen”Sıfır Atık Projesi”nin, Diyanet İşleri Başkanlığında “Sıfır Atık-Sıfır İsraf” temasıyla uygulanması çalışmalarına ilişkin tanıtım toplantısında konuştu.
Diyanet İşleri Başkanlığı Konferans Salonu’nda yapılan toplantıda Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Her şeyden öte, insan doğanın parçası mı yoksa efendisi mi? Bu konuda bir zihin karışıklığı içinde olduğumuzu görüyorum. Maalesef eşref-i mahlukat olmayı, tabiata tahakküm kuran efendi olmak ile karıştırdık. Gazete manşetlerimiz, hayvanlara işkence konusundan geçilmiyor. Su kaynaklarını yok etmenin doğurduğu sonuçlarla hesaplaşıyoruz. Oysa yaratılmış her zerrenin, Rabb’ini tesbih ettiği kainatta, çevre ahlakı yüksek bir nezaket gerektirir. Ağaca su vermek, ağacın hakkını gözetmektir. Sulara zehirli atık atmamak, suyun hakkına riayettir. Enerji kaynaklarını doğru kullanmak, gelecek nesillerin hakkına saygıdır.”
Emine Erdoğan, “Müslümanlar olarak israf meselesini şahsi tüketimlerin ötesinde, daha geniş anlamıyla görebilmek gerektiğini” ifade ederek konuşmalarını şu şekilde sürdürdü.
“Ay sonunda elektrik, su, gaz faturalarımız düştüğünde israftan kaçınmış olmuyoruz. 1 kilogram ekmeğin israfı, onu yapmak için kullanılan 1,6 litre suyun da israfı demek. 1 pamuklu tişörtün israfı, onun üretimi için harcanan 2 bin 700 litre suyun da israfı demek. Biz, sadece kendi çeşmemizden, ampulümüzden, soframızdan değil, yeryüzünde halife olmanın sorumluluğunu taşımaktan mesulüz. Afrikalı bir çocuğun, temiz su bulamadığı için maruz kaldığı hastalıkları çocuklarımıza doğru anlatabilirsek, 1 dilim ekmeğin undan çok daha fazla anlamı olduğunu da kavratmış oluruz. İsraf, gündelik pratiğimiz olmuşsa sahabe efendilerimizi tanımıyoruz demektir. Çocuklarımıza kanaat etmeyi öğretememişiz demektir. Oysa kanaat demek, sürdürülebilirlik demek. Umuyorum ki bu güzel projenin bir sonraki adımı, İslam’ın çevreci kimliğini uluslararası platformlarda tanıtmak olur. Bu gerçekten hareketle, Diyanet İşleri Başkanlığımızın, çevreci bir hac organizasyonu ile tüm İslam ülkelerine örnek olmasını bekliyoruz. Türkiye, yeşil bir hac ibadeti yanında hayvan hakları, sıfır açlık, israf, sıfır atık, sürdürülebilirlik gibi konularda manifestolar yayınlayarak tüm Müslüman toplumlara liderlik yapabilir.”



































