EYYAMCI DEĞİL, HER DEVİRDE İNSANDI TARIK AKAN

 Tarih: 29-09-2018 10:39:10   Güncelleme: 29-09-2018 11:36:10
   EYYAMCI DEĞİL, HER DEVİRDE İNSANDI TARIK AKAN
16 Eylül 2016’da kaybettik Tarık Akan’ı…

 

TEMEL DEMİRER

 

“Yaşamak ne güzel şey

Anlayarak, bir usta kitap gibi

Bir sevda şarkısı gibi

Bir çocuk gibi şaşarak yaşamak.”

 

16 Eylül 2016’da kaybettik Tarık Akan’ı…

* * * * *

Türk(iye) sinemasının siyah-beyaz ama renkli yıllarıydı; sinema ekranında her şeyin net olduğu bir kesitti. İyiler iyi, kötüler kötü, zenginler zengin, yoksullar yoksuldu! Her şey ya siyah ya beyazdı!

Hata yapmak, o hatadan ders almak, af dilemek, alçakgönüllü olmak diye bir şey vardı. “Son”unda her şey tatlıya bağlanırdı. Jenerik öyle güzel akardı. Filmin tadı, insanın damağında kalırdı. İmkânsızlık yıllarıydı. Yeşilçam’da da imkânsızlıklar bolca işlenirdi. İmkânsız aşklar, imkânsız hayatlar, imkânsız buluşmalar… İmkânsız goller. Sonra Kemal Sunal, Sadri Alışık, Adile Naşit, Tarık Akan bir vururdu gol olurdu.

 

‘Hababam Sınıfı’nda, gözü paraya doymaz işletmeci “yeterince kâr edemiyorum diye” okulunu kapatınca, çocuklar, gençler kendi okullarını kendileri yapmaya niyetlenirdi. Onca haylazlıktan sonra ders almak, hatadan dönmek, af dilemek de buydu. Absürtlük imkânsızlıktan, absürtlük naifliktendi. Sırıtmazdı.

 

Kimine göre ‘Ahmet’, kimine göre ‘Mühendis Aydın’, kimine göre ‘Nurettin’, kimine göre ‘Şivan’, kimine göre ise ‘Yeke Kişi’, ‘Habip’ ya da ‘Seyit Ali’ydi. Ancak en çok ‘Ferit’ ismiyle anılırdı…

 

‘Ferit Aker’, ‘Ferit Çalışkan’, ‘Ferit Haznedar’ ve ‘Damat Ferit’…

Ferit’in o mavi balıkçı yaka kazağı, mavi gözleri her ne hikmetse siyah-beyaz camdan bile belli olurdu.

 

Dedik ya: Siyah, beyaz yıllardı… Her şey net olurdu… Kravat takmış yavşaklar, istismarcı zübükler, elinde viski kadehi olan bornozlu gavatlar, halkın ırzına, namusuna, üç kuruşuna göz dikmiş peşkeşsever hoyratlar, film ilerledikçe elekten geçerdi. Sonunda hep iyiler kalır, onlar kazanırdı.

 

O yıllardan kalmaydı Tarık Akan…

* * * * *

Taha Akyol’a dahi, “Tarık Akan ‘devrimci’ olmasaydı önemsiz bir sanatçı mı olacaktı?” dedirten O; Nazım Alpman’a göre, “İşçi sınıfının jönüdür!”

 

İçinde elbette gelgitleri, abartıları da olan yaşam çizgisini takip edince gelip durduğu yere ilişkin olarak şunu diyebiliriz: “Yılmaz Güney çirkin kralsa, o da yakışıklı kraldı.

Onları kral yapan ne çirkinlikleri ne de yakışıklılıklarıydı. Sanatlarıyla kral oldular. Sanatçılığın yalnızca ‘oynamak’ olmadığının canlı iki kanıtıydılar. İmzalarını beyazperdeye atmakla yetinmediler, yaşadıklarıyla hayata nakşettiler.

 

Şöhreti kendi hayatlarını değiştirmek için kullanan çoktur, iki-üç basamak tırmanınca evi, arabayı, eşi, çevreyi değiştirirler. Onlar ise, başkalarının hayatlarını değiştirmek için kullandılar.

 

Tarık Akan daha zor bir şeyi yaptı. Sinemada kolay yoldan, yakışıklılığını kullanıp tüketerek ilerlemedi. O yüzden de, sinemanın ‘yakışıklı’sının yoluyla ‘çirkin’in yolu kesişti. Sürü’de kesişti yolları, Yol’da kesişti. Ölümleri de aynı hastalığın elinden oldu.”

 

Mehmet Basutçu’nun, “Haksızlıkların, yaşadıkları baskıların benzerlerini, başka dönemlerde başka bir coğrafyada yaşamıştı. Bu toplumsal ve siyasi bilinçti kuşkusuz, Tarık Akan’ın yaratıcı yorum gücünü kamçılayan,”[6] dediği; Hikmet Çetinkaya’nın, “İnsan olmanın bilinciyle yaşadı hep”;[7] Şükran Soner’in, “Ezilenin yanında, yaşamın içinde,”[8] vurgusuyla tanımladığı Tarık Akan’dan söz ederken; bunun kesinlikle göz ardı edilmemesi gerek…

 

Kuzey Afrika’dan İspanya’ya geçerken gemileri yakan Tarık Bin Ziyad gibi, bir “Tarık”ımız oldu bizim de... Şöhreti, parayı, korumalarla çevrili, her yere araba konvoyuyla giden, adım attığı yerde yüzlerce flaş birden patlayan bir star hayatını elinin tersiyle itip, başına bir kask giyerek maden ocaklarına inen, Pervari’deki kan davalarında acı çeken, karısını aşkla omzunda taşıyıp karlar arasında donmasını izleyen karakteriyle bir büyük sanatçıya dönüştü… Kolayı değil, zoru seçti. Nâzım’ların, Yaşar Kemal’lerin, Orhan Kemal’lerin, Yılmaz Güney’lerin çileli, dikenli yoluna girdi…

* * * * *

Işıl Özgentürk’ün, “Sosyal medyanın kan emicileri, hemen ölünün başına toplanıp, daha çok kan emmek için birbirleriyle yarışırcasına kendi çirkef üsluplarıyla Tarık Akan’ı linç etmeye başladılar, ”notunu düştüğü O, şiddetli bir tartışmanın da konusu oldu.

 

“Tarık Akan vefat ettiğinde arkasından ‘kem laf’ eden birtakım merhametsizler ”den  söz eden Muhsin Kızılkaya’nın uyarısına; Zeynep Oral’ın, “Yılmaz Güney’i tanımak, yaşamını değiştirmişti”;[12] Zahit Atam’ın, “Kıymetli bir insandı ve hayatını belirli bir tutarlılıkla yaşamış birisiydi. Sinema tarihimizde ak sayfalarda yaşayacak bir isim Akan, gerisi ise sadece ve sadece boş lakırdı,”[13] saptamaları da eklenmeliydi.

 

Sinemanın “yakışıklı jön” rollerinin parlak vitrinini bırakıp sanatın düşünen, düşündüren bilinçli alanına geçmek çok zordu. İnsanın “zordan kolaya geçme” eğiliminin tersine “kolaydan zora” geçmeyi seçti Tarık Akan. İnsanı da öğüten tüketim kültürünün canlı nesnesi olmayı reddetti. Geçici olanı bıraktı, kalıcı olmayı seçti.

 

İnsan, seçimleridir. Tarık Akan, bunun çok önemli bir kanıtıdır. Bilinçli olmanın ülkemizdeki trajedisini elbette yaşadı. İşsiz kaldı. Parasız kaldı. Çevresi seyrekleşti. Hayır, yılmadı. Yeni yollar buldu. Taksicilik yaptı. Ama istediği filmlerde oynadı. İstediği rolleri canlandırdı.

 

Bu yolda zirvedeyken isyan bayrağını dalgalandırıp salon filmlerine veda etmeyi seçmişti Tarık Akan. Yakışıklı prens rollerine sığmıyor, parçalamak istiyordu kendisine biçilen kaftanları. Nasıl devrimci olabilir insan? Tam da böyle, bu şekilde, kendini yıkıp yeniden yaratma cesareti göstererek. Bir buçuk yıl iş bulamamış, “Aç kalacaksın, benim dediğimi yapacaksın” diyen Ertem Eğilmez’e boyun eğmemiş, mücadeleyi kazanmıştı...

 

Günlük hayattaki tavrı, duruşu, emekleri bir yana, ‘Sürü’nün Şivan’ı, Kanal’ın idealist kaymakam beyi, ‘Demir Yol’un Bülent’i, ‘Yol’un Seyit Ali’si, ‘Derman’ın Şehmuz’u, ‘Pehlivan’ın Bilal’i, ‘Karartma Geceleri’nin Mustafa Ünal’ı, ‘Deli Deli Olma’nın Mişka’sı yetmiyor mu Tarık Akan’ın devrimci sayılmasına?

 

Sinemada sendikalaşmaya katkıları unutuldu da, Muzaffer Hiçdurmaz’ın tek yönetmenlik denemesi olan ‘Çark’, orada Tarık Akan’ın canlandırdığı Rauf karakteri de mi unutuldu? İşçi sınıfının en örgütsüz, en fazla ezilen kesiminin, en alttakilerin, sendikasızların, cam fabrikalarında-tersanelerde-deri atölyelerinde iliklerine dek sömürülenlerin filmi baskılar nedeniyle sinema salonlarından kaldırılmış ama Kazlıçeşme işçilerinin greve gitmesinde etkili olmuştu.

* * * * *

12 Eylül’cü darbe yıllarında, düşüncelerinden, duruşundan ödün vermedi: ‘Anne Kafamda Bit Var’ kitabı bunu tanığıdır... 80’lerde ‘Pehlivan’, ‘Ses’, ‘Derman’... 90’larda darbeleri lanetleyen ‘Karartma Geceleri’, ‘Eylül Fırtınası...’ Namuslu ve bilinçli seçimlerdi...

 

Tarık Akan, “Nehir”, “Maden”, “Sürü”, “Yol” ve “Kanal” filmleriyle çizdiği politik sanat yoluyla olduğu kadar, başta Soma faciası ve Gezi Direnişi olmak üzere, duruşunu açıkça sergilediği bütün toplumsal olaylarda da mesajlarını açıkça vermeyi sürdürdü…

Beyazperdenin yakışıklı jönü “Komünizm masası”nın sorgu odasında çırılçıplak soyulup, sorgulanırken, dövüldüğünde 12 Eylül’dü: “Almanya’da Türkiye aleyhine konuşmakla, Yılmaz Güney’e yardım yataklıkla, barışa sahip çıkmak”la suçlanıyordu.

 

O günlere ilişkin S. Gür’ün aktardığı üzere: “Tarık Akan, 12 Eylül 1980 darbesi ardından çıktığı Almanya da yaptığı konuşmanın ‘Tercüman’ tarafında ihbar edilmesi nedeniyle 1981’de gözaltına alındı… Onun Gayrettepe 1. Siyasi Şubeye getirildiği dönem faşist cuntanın ipleri eline aldığı, saldırılarını yoğunlaştırıldığı ve işkencenin sınır tanımdan sürdüğü ve korku duvarlarının yükseltildiği yıllardı.

 

Tarık Akan yıllar sonrasında Gayrettepe’de yapılan işkence ve zulmü teşhir eden bir kitap yazdı. O kitapta yazılanların yaşananların onda birini ifade etmediğini ve kendine yapılan zulümleri yeterince teşhir etmediğini belirtmeliyiz. Kuşku yok ki bu politik sınıf bilinci ve devleti yeterince tanımamakla bağlıdır. Politik olarak aynı kulvarda durmasak da, Tarık Akan Yılmaz Güney’in izinde yürüme çabasından dolayı hedef alınmış ve gözaltına alınarak korkutulup-sindirilmeye çalışılmıştır. Hataları, eksiklikleri, yetmezlikleri, aydınlanmacı toplumsal filmleri ve muhalif duruşuyla O anılarımızda daima yaşayacaktır.”

 

Gerçekten de “Yalnız filmleri ile değil, olması gerektiğine inandığı için de işçilerin yanında yer alan Tarık Akan, özelleştirmenin ardından işlerini kaybeden TEKEL işçilerine de Soma’da cinayete kurban giden 301 emekçinin ölümünü protesto eden madenciye de destek verdi.

 

Toplumsal olaylara yakınlığı ama ille de emekçinin yanındaki duruşu 1970’li yıllarda başlayan Tarık Akan, hafızalara kazınan 1 Mayıs’lara da katıldı. Akan, daha sonra yıllarca yapılamayacak Taksim’deki 1 Mayıs’a Semra Özdamar ve Müjdat Gezen’le katılmıştı.

 

Sokaktan kopmadan emek ve demokrasi mücadelesinin içinde yer alan Tarık Akan, emek mücadelesinde gösterdiği duruşu ile işçilerin gönlünde silinmez bir yer edindi. Çünkü ona göre demokrasi işçilerin hak mücadelesinden geçiyordu. TEKEL direnişi sırasında Ankara’da yapılan büyük gösterilerin birinde yaptığı konuşmada tam da bunu söylemişti: “Demokrasi buradan başladı...”

 

Akan, Damat Ferit’ten Seyit Ali’ye can verdiği karakterlerle, ‘Sürü’den ‘Yol’a Türkiye ve dünya sinemasına damgasını vuran filmlerle, 1977 sansüre karşı yürüyüşten 2000’lerin sonunda 1 Mayıs Taksim yasağının kırılması mücadelesine... Bir sinema emekçisi olarak oynadığı filmlerde canlandırdığı karakterlerle yer aldığı direnişler, TEKEL işçilerinden Somalı madencilere, emekçilere verdiği destek öylesine karıştı ki zaman zaman yer aldığı bir fotoğrafın bir film karesi mi yoksa gerçek bir protesto eylemi mi olduğunu anlamak zorlaştı.

 

Belki de bu nedenle DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, “İşçi sınıfının abisi” olarak tanımladığı Akan’ı, “Emeğin hakları mücadelesinde, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde hep işçi sınıfının yanında olmuştur. 1977’de sansüre karşı büyük Ankara yürüyüşünün örgütçülerindendi. 12 Eylül faşist darbesine karşı ezilenlerden yana oldu” diye anlatıyordu.

 

Akıl almaz koşullarda çalışan Kazlıçeşme işçisi de, hayatı pamuk ipliğine bağlı madenci de onunla beyazperdeye taşındı. Türkiye’de yapılabilmiş az sayıdaki işçi filmlerinin önemli bir bölümünde başrol oynaması nasıl bilinçli bir tercihse, 1 Mayıs alanlarının yeniden emekçiye açılması için yapılan eylemlerin içinde yer alması da bilinçli bir tercihti...

 

Evet, evet “O 1 Mayıs’larda sokağa çıkıp direnendi… Halktan yana saf tutan bir aydındı…

 

Kaybedecek ayrıcalıklarınız varken safınızı egemenlerden değil halktan yana almak, bu uğurda bedel ödemeyi göze almak herkesin yapabileceği işler değildir… Tarık Akan’ı faşizme biat edenlerle karıştırmayın...

 

Düzen aydını ve resmi ideoloji savunucusu olanlar reklamdan reklama koşanlar, 12 Eylül’de Kenan Evrene övgüler dizenler, daha yakın tarihte düzenin krizini çözmek için ‘akil adamlığa’ soyunanlar ve bugün ‘milli mutabakat’ mitinglerine giden oyuncular ile Saraydan çıkmayan eski solcu artığı şarkıcılardır. Hayatı mücadele ile geçen, Yeşilçam’ın parıltısına sırtını dönüp Yılmaz Güney ile hareket eden, şehirli Ferit değil yoksul, köylü Seyit Ali olmayı seçen Tarık Akan bir direniş imgesidir.

 

Bugün Kürt sorunu konusunda görüşlerine katılmıyor olabiliriz ama bu onun ömrünün sonuna kadar süren mücadelesini yok saymayı, onu bir çırpıda silip atmayı gerektirmez. O ki Maden’in işçi önderi, Sürü’nün feodalizme direnen Şivan’ı, Yol’un derin, merhametli Seyit Ali’sidir. O ki 12 Eylül koşullarında film çekmemeyi göze alıp taksicilik yapan, hücreye sürgün edilendir.

 

O ki, Güler Zere’nin hastalığında hapishaneden dışarı çıkması için imza toplayan, Berkin’in katledilmesinin yıldönümünde hazırlanan videoda ‘Ben Berkin Elvan. Rahat mısınız? Katilim nerde?’ diyen ve O ki Şafak ve Bahtiyar için ‘Ben o çocuklara terörist diyemem’ diyendir.

 

Kısacası Tarık Akan halkçıdır, solcudur, devrimcidir. Zulme karşı halkının yanında bir direnişçi, paranın yönettiği hastalıklı bir dünyada paraya biat etmeyen bir onur abidesidir. Bu özellikleriyle Tarık Akan devrimcilerin, sosyalizmindir. Onu hep Seyit Ali olup sırtında taşıdığı Zine’yle, 1 Mayıs kortejinde en önde yürüyüşüyle, ‘Mücadele bitmeyecek’ diyen cüretiyle hatırlayacağız.”

* * * * *

Nazım Alpman’ın, “Tarık Akan’ın Sol yanı çok güçlüydü”;[19] Nilgün Cerrahoğlu’nun, “Tarık Akan kötülükler bataklığında işte açan ender nilüfer çiçekleri gibiydi”;[20] Mehmet Tezkan’ın, “Solculuğu sanatçılığının bir adım önündeydi. Sanatçıydı, sanatçı olmasına. Büyük sanatçıydı. Ama aynı zaman da harbi solcuydu. Solcu gibi konuşup farklı yaşayanlardan değildi. Solculuğu dilinin ucunda değildi. Solculuğu istismar edenlerden olmadı. İnandığı gibi yaşadı. Sözde değil özde solcuydu. Gerçek devrimciydi,” diye tanımladığı Tarık Akan’ın “solculuğu/ devrimciliği” elbette eleştirilerden muaf değildi.

 

Onun “solculuğu/ devrimciliği” inkâr edilemeyeceği gibi, abartılmamalıdır.

 

Haksızlıklara karşı çıktı; hak arama mücadelesinde yer aldı; ezilenlerin yanındaydı; mütevazı bir yaşamı vardı; sanatçı Zafer Algöz’ün ifadesiyle, “Her devrin insanı değildi. Her devirde insandı.”

 

Ancak yakın arkadaşı Rutkay Aziz’in, “Tarık yaşamı boyunca üç kişiye toz kondurmazdı. Birincisi Atatürk, ikincisi Nâzım Hikmet, üçüncüsü ise İlhan Selçuk’tu” ifadelerini kullandığı  Onun yer yer “ulusalcı” bir tondan malûl olduğunu unutmak ve bunu da “es” geçmek mümkün değildir…

 

Ve nihayet artısıyla eksisiyle Tarık Akan sadece Türkiye sinemasının bir jönü değil, bir mücadele insanıydı. Yakışıklıydı. Sevimliydi. İsyankârdı. Muzipti. Ve en önemlisi Melih Cevdet Anday’ın, ‘Telgrafhane’sindeki, “Uyuyamayacaksın/ Memleketinin hâli/ Seni seslerle uyandıracak/ Oturup yazacaksın/ Çünkü sen artık o eski sen değilsin/ Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin/ Durmadan sesler alacak/ Sesler vereceksin/ Uyuyamayacaksın/ Düzelmeden memleketin hâli/ Düzelmeden dünyanın hâli/ Gözüne uyku girmez ki/ Uyuyamayacaksın/ Bir sis çanı gibi gecenin içinde/ Ta gün ışıyana kadar/ Vakur, metin, sade/ Çalacaksın,” dizelerindekilerdendi…

 

 

 

 

 

 

 

Okuyucu Tepkileri

Bu habere tepkinizi seçin

0 tepki

Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.

Etiketler panikletmişti
  Bu haber 3083 defa okunmuştur.   Editör: Haber merkezi   Kaynak: Temel DEMİRER

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

  FACEBOOK YORUM Yorum

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    15 Mayıs, CumaRizespor2-2Beşiktaş
    16 Mayıs, CumartesiFatih Karagümrük2-1Alanyaspor
    16 Mayıs, CumartesiGaziantep FK1-2Başakşehir
    16 Mayıs, CumartesiSamsunspor3-0Göztepe
    17 Mayıs, PazarKayserispor2-1Konyaspor
    17 Mayıs, PazarFenerbahçe3-3Eyüpspor
    17 Mayıs, PazarTrabzonspor0-3Gençlerbirliği S.K.
    17 Mayıs, PazarKasımpaşa1-0Galatasaray
    17 Mayıs, PazarAntalyaspor1-0Kocaelispor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    1 Mayıs, CumaHatayspor3-1Vanspor FK
    1 Mayıs, CumaBoluspor3-1Serik Spor
    1 Mayıs, Cumaİstanbulspor8-1Adana Demirspor
    1 Mayıs, CumaManisa F.K.5-0Sakaryaspor
    2 Mayıs, CumartesiÜmraniyespor1-4Keçiörengücü
    2 Mayıs, CumartesiBodrum FK0-1Sarıyer
    2 Mayıs, CumartesiBandırmaspor1-0Sivasspor
    2 Mayıs, CumartesiÇorum FK1-1Erzurumspor FK
    2 Mayıs, CumartesiEsenler Erokspor1-1Pendikspor
    2 Mayıs, CumartesiIğdır FK3-3Amed
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    24 Nisan, CumaKaracabey Belediyespor0-1Bucaspor 1928
    25 Nisan, CumartesiBatman Petrolspor6-0Kepezspor
    25 Nisan, CumartesiAnkaragücü4-1İskenderunspor
    25 Nisan, CumartesiAltınordu2-2İnegölspor
    24 ErzincansporKastamonuspor0-3Muğlaspor
    24 ErzincansporŞanlıurfaspor2-1Ankaraspor
    24 ErzincansporKaraman FK3-2Beykoz Anadolu
    24 ErzincansporBeyoğlu Yeni Çarşı3-1Erbaaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    18 Nisan, CumartesiGiresunspor0-1Karabük İdman Yurdu
    18 Nisan, CumartesiArtvin Hopaspor7-31926 Bulancak
    18 Nisan, CumartesiFatsa Belediyespor5-1Çayelispor
    18 Nisan, CumartesiPazarspor1-0Amasyaspor 1968
    18 Nisan, CumartesiYeni Orduspor3-4Zonguldak Kömürspor
    18 Nisan, CumartesiKaradeniz Ereğli BSK5-3Orduspor 1967
    18 Nisan, CumartesiTokat Bld Plevnespor2-0Düzcespor
    18 Nisan, CumartesiSebat Gençlikspor2-3Yozgat Bld Bozokspor
    Son güncelleme: 15.07.2026 13:00:18