HAKKÂRİ’DEKİ PARİS’Lİ: FERİT EDGÜ

 Tarih: 17-01-2019 08:46:19   Güncelleme: 17-01-2019 10:44:19
Editör: Haber merkezi Kaynak: welgmedya WELG Medya kaynağı
“Yaralı zamanların yazarıdır”... “Kuşağına bağlılığını her zaman dile getiren, asla taviz vermeyen bir isimdir,” derler Ferit Edgü hakkında…

TEMEL DEMİRER

 

“Kitapları da dostlarını

seçer gibi seçmeli kişi,

öyle değil mi?”

 

“Yaralı zamanların yazarıdır”...

 

“Kuşağına bağlılığını her zaman dile getiren, asla taviz vermeyen bir isimdir,”derler Ferit Edgü hakkında…

 

O çok genç yaşında keşfetti Rimbaud’nun, Lautréamont’un şiirlerini, Fransızca çeviriler yaptı sonra. Birçok kitabının ilk baskılarına sahip olduğu Artaud’yu da oldukça erken yaşlarda okudu.

 

Van Gogh, kendi deyimiyle ilk gördüğünden bu yana yakasını bırakmadı. Ki onunla ilgili yazdığı bir kitabı da vardı.

 

Fikret Mualla üzerine ilk yazıyı yazan, o olmadıysa da Semiha Berksoy’un resimleri üzerine ilk yazıyı o yazdı ve onun serüvenini ömrünce izledi.

 

“XX. yüzyıl sanatı, aslında, kimi zaman birbirine eklemlenerek, kimi zaman birbirinden koparak, sayısız kez yeni açılımların, köklü değişikliklerin, tek sözcükte devrimlerin tümünün, bir arada ifadesidir,”[4] diyen O, çağlara ve akımlara yetkin birer tanıklıktı, düpedüz sıkı bir kaynaktı.

* * * * *

23 Şubat 1936’da İstanbul’da doğdu. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde başladığı eğitimini Paris’te sürdürdü (1959- 1964). Acedemie du Feu’de seramik öğrenimi gördü. Sorbonne’da felsefe, Louvre’da sanat tarihi kurslarına katıldı.

 

Yedek subay öğretmen olarak Hakkâri ve Beypazarı’nda askerlikten sonra (1967), bir yıl daha Paris’te kalıp İstanbul’a yerleşti (1968).

 

Öykü yazarlığının yanı sıra, resim eleştirileri ve denemeleriyle ün yaptı. ‘Kaynak’ dergisinde edebiyata adım attı. 1952-1953 yıllarında şiirler yazdı. Ama ilk öyküsü Ocak 1954’te ‘Yeni Ufuklar’ dergisinde çıktı. Aynı yıllarda ‘Şairler Yaprağı’ (1954), ‘Mavi’de de şiirleri yayımlandı (1954). Daha sonraları ‘Yeni Ufuklar’, ‘Vatan Sanat Ek’i, ‘Mavi’, ‘Pazar Postası’, ‘Dost’taki öyküleriyle (1954-1959); ‘Ataç’, ‘Yeni Dergi’, ‘Eylem’, ‘Papirüs’, ‘Ant’, ‘Soyut’, ‘Milliyet Sanat’, ‘Hürriyet Gösteri’ dergilerindeki deneme ve incelemeleriyle tanındı. 1977’de Ada Yayınları’nı yönetiyordu.

 

FERİT EDGÜ ESERLERİ

Roman

‘Kimse’ (1976), ‘O/Hakkâri’de Bir Mevsim’ (1977), ‘Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı’ (1988)…

Öykü

‘Kaçkınlar’ (1959), ‘Bozgun’ (1962), ‘Av’ (1968), ‘Bir Gemide’ (1978), ‘Çığlık’ (1982), ‘Binbir Hece’ (1991), ‘Doğu Öyküleri’ (1995), ‘İşte Deniz, Maria’ (1999), ‘Do Sesi’ (2002), ‘Avara Kasnak’ (2005), ‘Nijinski Öyküleri’ (2007)…

Senaryo

‘Hakkâri’de Bir Mevsim’ (O adlı romanından senaryo, Onat Kutlar ile birlikte)…

Deneme

‘Tüm Ders Notları’ (1978), ‘Yazmak Eylemi’ (1980), ‘Şimdi Saat Kaç?’ (1986), ‘Yeni Ders Notları’ (1991), ‘Seyir Sözcükleri’ (1996), ‘Devam’ (2001), ‘Sözlü/ Yazılı’ (2003), ‘İnsanlık Hâlleri’ (2003)…

Şiir

‘Ah Minel Aşk’ (1978), ‘Dağ Şiirleri’ (1999)…

Anı

‘Görsel Yolculuklar’ (2003)…

Biyografi

‘Abidin’ (2003), ‘Avni Arbaş’ (2001), ‘Osman Hamdi-Bilinmeyen Resimleri’ (1986)…

Çocuk Kitabı

‘Doğa Dostları’ (2004)…

Çeviri

‘Düşüş’ (Albert Camus, 1961), ‘Godot’yu Beklerken’ (Samuel Beckett, 1963), ‘Bugünün Dünyasında Felsefe’ (Jean Wahl, 1965), ‘Aydınlar ve Toplum,’ (Antonio Gramsci, V. Günyol , B. Onaran’la, 1967), ‘Amerika: Şiirler’ (Allen Ginsberg, Lawrence Ferlinghetti, 1976)…

Monografi

Abidin Dino, Yüksel Arslan, Van Gogh, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Füreya, Aliye Berger, Ergin İnan, Fikret Mualla, Avni Arbaş üzerine yayımlanmış monografileri vardı.

 

‘Bir Gemide’ kitabıyla 1979 Sait Faik Hikâye Armağanı, ‘Ders Notları’yla 1979 TDK Deneme Ödülü, ‘Eylül’ün Gölgesinde Bir Yazdı’ başlıklı yapıtıyla Sedat Simavi 1988 Edebiyat Ödülü’nü aldı. Ayrıca ‘O’ başlıklı romanı, ‘Hakkâri’de Bir Mevsim’ adıyla ve Onat Kutlar’ın senaryosuyla sinemaya uyarlandı. 33. Berlin Film Festivali’nde (1983) ve 2. Akdeniz Kültürleri Film Festivali’nde ödüller aldı (1984).

* * * * *

Denilebilir ki Ferit Edgü çağdaş edebiyatın önemli adlarından, kalemlerindendir.

 

“İyi bir yazar olmanın ötesinde hiçbir umut beslemiyordum. Çok erken yaşlarda, öylesine büyük şair ve yazarın dünyasına girmiştim ki, nasıl ezilip yok olmadım, şaşarım. Bunca yılın sonunda hiçbir şey kaybetmedim. Kazançlarımı ise bilmiyorum. Çünkü yazmak bana mutluluk vermedi. Ama dengemi yazarak sağladım. Ve haksızlık etmeyeyim, sayısı çok olmasa da, bazı metinler, beni sözcüğün her anlamında, doyuma ulaştırdı. Az şey değil,”vurgusuyla ekler:

 

“Beni yazmaya iten okuma oldu. Okumaya itense yalnızlık, mutsuzluk. Yalnızlığın en korkuncu çocuk yalnızlığı, çocuk mutsuzluğu. Yaşadığım dünyadan kaçmak, kurtulmak istiyordum. Böylece, nasıl oldu bilmiyorum, yavaş yavaş, kendi kendime okuma yazma ve hesap (dört işlem) öğrendim. Okula gitmeden okuyor, yazıyor ve hesap yapabiliyordum. Hiç bir şeyi anlamadan, eve gelen gazeteyi (yanılmıyorsam Tan) okuyordum. Savaş yıllarıydı. Savaş haberlerini okuyordum. Babam okumaya meraklı olduğumu görünce kitap almam için para verdi, ama beni bir kitapçıya götürüp kitap seçmedi. Onu da kendim yaptım. Bu uzun ve acıklı bir öyküdür. Bir şansım oldu, hiç kötü kitap, yani piyasa romanları okumadım. Hemen hemen hiç...”

 

Bu kapsamda denilebilir ki, Onun eseri bir bütündür... Çok yönlü kültür birikimi, resim sanatıyla, dünya edebiyatıyla içli dışlılığı... Evrenselliğe pupa yelken yolculuğu ile yerel olanın derinine inmesi... Çağdaş olanı, geleneksel olanla ve tarih bilinciyle buluşturması... Bunlar gibi nice özellikler, onun çok yönlülüğüne işaret etse de eserinin bir bütün olduğunu gözden kaçırmamalı. Bu bütün, düşün içindeki gerçeği; gerçeğin içindeki düşü aramaktır...

 

Sakın ha, düş deyince “rüyayı” kastettiğim sanılmasın... O gözleri açık düş gücünü kullanıyor. Bunu yaparken insan ruhuna, insan ruhunun derinliklerine, farklı coğrafyalara tarihlere, farklı edebiyat eserlerine, farklı kültürlere yolculuklara çıkıyor. Bu yolculukta sözcüklerle dille didişiyor, kendiyle ve çevresiyle hesaplaşıyor. Roman, öykü, şiir, deneme...

 

Hiç fark etmez. Öz-üslup-biçem, yok öyle bir derdi!

 

Yalınlık, doğallık ve son yıllarda yoğunlaştığı minimalizm... Ama yine de varsa yoksa düşün içindeki gerçeği; gerçeğin içindeki düşü aramaktır…

 

Ve Ferit Edgü’nün tüm yazma eylemi, “Niçin yazıyorum” sorusuna yanıt aramak içindir.

 

Zaten o, oldum olası, yanıtları değil soruları yeğlemiştir. Uyumu değil çatışmayı; gölleri değil okyanusları, rüzgârı değil fırtınaları, uçakla çıkılan değil, masa başı kalemle çıkılan yolculukları; bulmayı değil aramayı yeğlediği gibi...

 

Tıpkı onun için çağdaşlığın yolu geleceği düşlemek kadar geçmişi düşünmekten geçtiği gibi...

 

Bizim kestirmeden söylediğimizi O kendince soruyor. ‘Şimdi Saat Kaç’ başlıklı kitabındaki “Susmuyordu, Ağlıyordu” yazısında.

 

“Bazı yazarlar vardır, yazı masasının başına oturduklarında kendilerine ilk sordukları soru: ‘Niçin yazıyorum?’dur. Doğrusu, yazmak için binbir neden varsa, yazmamak için biniki neden vardır bu tür yazarlar için: Yazmak çözülmüş bir sorun değil, her yazmaya oturuşta çözülmesi gereken sorunlar yumağıdır,” dedikten sonra şöyle devam eder:

 

“Yazar, her şeyi bilen, çözümleri ve bileşimleri gerçekleştirmiş, çıkacağı yolculuğun haritasını çizmiş; pusulasını, usturlabı, basınç ve derinlik-ölçerini yedeğine almış kişi değildir. Böylesi bir yolculukta bunların işine pek fazla yaramayacağını bilir. Dahası kendisini yanıltacaklarını, yanlış yol gösterebileceklerini düşünür. Can yeleği de yoktur bu tür yazarların. Okyanusa açılmayı aklına koymuş bile olsa. Tüm güvencesi kendisidir. Bir de kendisi gibi böylesi yolculuklara çıkmış olanlar. Ama bu güvenceye sahip olmak için, geceyle tan ağartısı arasındaki çizgide ilk ve son sorusunu sormak gerekliliğini duyar: Niçin yazmak?”

 

Bunlar böyle olduğu için Hakkâri’deki bir Paris’lidir ve Hakkâri Onun yazın hayatında çok önemlidir.

* * * * *

Hatırlar mısınız? “Paris Hakkâri’yi, Hakkâri edebiyatı verdi bana,” demişti bir konuşmasında…

 

“Bugünmüş gibi hatırlarım. Bir gece pencerenin kepenklerini kapatmayı unutmuşum. Uyandım, odanın içi aydınlık. Fakat gün ışığına da benzemiyor. Kalktım pencerenin önünde durdum. Karşımda o güne değin görmediğim bir ay ışığı. Belki, daha sonra Hakkâri’yi kazazede bir denizci olarak yazmamdaki çıkış noktası o andır. Beykoz’daki yalıda, benim yattığım odada, mehtap günleri perdeyi çekmezdim ki ay ışığı odaya girsin, beni uyandırsın, diye. Bir an, uyku sersemliğiyle kendimi Beykoz’daki yalıda sandım. Kar üzerindeki mehtabı ilk kez görüyordum. Ortalık bembeyaz. Hiçbir ev, ağaç, tümsek, kaya görülmüyor. Kar her yeri örtmüş. Tüyler ürpertici bir görüntü. Bir tansık! Nerede olduğumu anlamak için bir süre geçmesi gerekti... Sanrı gibi bir şeydi. O gece uyuyamadım. Ay batıp gün doğduğunda ağlıyordum; bambaşka bir insandım… Daha sonra kurtları da yaşadım, insanları da yaşadım, ölümleri, çocukların ölümlerini de yaşadım -bütün bunları yaşamışsanız, siz artık, aynı insan değilsinizdir. Yaşamımda ilk kez, hatta son kez, dillerini anlamadığım insanlarla birlikte, onların yaşamlarının bir tanığı olarak değil, hayır, onların dertlerinin bir parçası olarak yaşadım,” satırlarını kaleme aldığı Hakkâri’de; “Edebiyatın cehennemini seçti”Sennur Sezer’in ifadesiyle…

 

Oraya ilişkin yazdıkları konusunda, “Bu kitapta yazılı olanları anlamakta güçlük çekebilirsin.. çünkü anlamak ortak bir dil gerektirir.. ortak dil ise ortak yaşam/ ortak bilgi/ ortak birikim/ ortak düş, kimi yerde, ortak düşüş demektir.. ama diyebilirsin ki bana yabancı olanı arıyorum ben..öyleyse yolun açık olsun.. ama gene de bu kitabı okurken elinin altında, büyük gezginlerin sözlükleri, andaçları bulunsun derim,” notunu düşen Ferit Edgü, Hakkâri’de yaşadıklarını yazdı ve Onun Hakkâri’yle kurduğu düşsel yolculukları hiçbir zaman bitmedi. (Onat Kutlar 1983’te, bu romanın senaryosunu yazdı, Hakkâri’de Bir Mevsim böylece filme çekildi...)

* * * * *

Kimsenin inkar edemeyeceği üzere ‘Hakkâri’de Bir Mevsim’de, muhteşem bir kalem işçiliği yapmıştı Ferit Edgü.

Onun romancılık bakımından farklı bir tarzı vardır ve aslında bu roman, aynı zaman şiir kitabıdır da… Gelin dizelerle aktaralım, düz yazıyı:

“Zil çaldı.

Çocuklar odaya doluştular

pantolonları yırtık

entarileri renk renk yamalardan oluşan

burunları akan, aktıkça burunlarını çeken

ya da ellerinin tersiyle silen

gözleri fıldır fıldır dönen

boyuna kendi dillerinde konuşup bağrışan

başka bir dilden bir soru sorduğumda cevaplamayan

sorulu gözlerini korkuyla gözüme diken

başka bir dilden konuştuğunda ağızlarını bıçak

açmayan 

saçları makasla kırpılmış oğlanlar

uzun saçlı 

saçlarının dibi bit ve sirkeyle dolu kızlar

ayaklarında taşıt lastiklerinden kesilip biçilmiş ayakkabılar

olan

hiçbirinin ayağında çorap olmayan 

giderek bazılarının ayağında ayakkabı bile olmayan

yani yalınayak

yalınayak, ama karlar üstünde yalınayak,

mosmor ayaklı yalınayak çocuklar

hiçbirinin önünde kalem, defter, kitap olmayan çocuklar

tam yirmi bir çocuk saydım

on altısı erkek, beşi kız 

doluştular odaya

ilk kez görüyorlardı böyle bir odayı.

Çünkü, ilkin odayı bir sınıf durumuna getirmek için çalışmaya başlamıştık.

Tahtaları yan yana koyup kara boyayla boyadık, oldu bir karatahta.

Bulduğumuz kereste parçalarını birbirine ekledik, paslı çivilerle çaktık, oldu sıra.”

Onun Hakkâri’de öğretmenliğe başladığında böyledir durum.

 

Okul için tamirat ve çocuklar için defter, kalem gereklidir. Valiye gider. Zaten Vali de kendisini çağırtmıştır. Vali hemen “Ters bir şeylere kalkışmamasını her yaptığı işi gözünden kaçırmayacağını,” söyler.

 

Daha sonra valiyle atışırlar. Düzeni temsil eden valiye itiraz, düzene başkaldırmayı temsil eder. Bunun yanı sıra Hakkâri’nin sosyal sorunlarına değinir.

 

Çevrede bebekler bilmedikleri hastalıklardan ölmektedir. Hastanelerden, validen yardım ister. Yardım gelmez. Çocuklar ölmeye devam eder.

 

Dilini, kültürünü bilmediği bir toplumun yaşayışına, yoksulluklarına, çaresizliklerine, her gün hastalıktan ölen çocukların ölümüne tanıklık edip; kendini, insanları, çevresini sorgulayan yedek öğretmenlik yapan Ferit Edgü’nin yapıtı sadece bir roman mıdır?

Hayır; iç monolog tarzında şiirsellikti O.

 

Hani dünyanın herhangi bir yerinde insanlığın en masum parçası çocukların; açlıktan, açıktan, hastalıktan savaştan ölmekte, öldürülmekte olduğu koşullarda…

 

Bu tabloda yazarın deyişiyle, “Cümlelerimiz katil”dik.

 

Geçmişe öfkeli, şimdiye tepkili, gelecekten endişeliyken şöyle diyordu:

 

“Yetersiz sözcüklerinle anlatacağına… Karların üstünde şahrem şahrem yarılmış, pabuçsuz, çorapsız ayakların fotoğraflarını çek yolla... Ölen bebeyi, kefensiz gömülen bebeyi mezarından çıkar, çek fotoğrafını kapanmış gözkapaklarının, erimiş dudaklarının, şişmiş dudaklarının, yolla...”

* * * * *

Toparlarsak: “Savaş ve Barış ve Savaş ve Barış ve Savaş ve Barış ve Savaş ve?.. Tolstoy’un romanı değil, insanlığın sonsuz tarihi bu iki sözcüktür işte,” uyarısını dillendiren Ferit Edgü, ‘Leş’ başlıklı yapıtında da kaleme aldığı öyküleriyle,[13] düş gücünü kışkırtan satırlarıyla çağın koşuşturmasında okuyucuya; düş mü, yoksa gerçek mi diye sordurtur.

 

Satırlarıyla anlamını yitirmiş büyüsü bozulmuş dünyada; kendini yalnız, çöken, bozulan, yoklaşan, çürüyen, tutunacak hiçbir şeyi olmayan çaresiz, mutsuz ve sürgün hisseden özgür görünümlü çağcıl mahkûmların çığlığını ve dolayısıyla da insan hayatında insancıl olmanın ve yaşamanın önemini yansıtır.

 

 

Etiketler vuran
  Bu haber 3883 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

  FACEBOOK YORUM Yorum

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray9711--722
    2Amed9621--1020
    3Trabzonspor9612--1419
    4Beşiktaş9603--818
    5Fenerbahçe9513--1516
    6Kasımpaşa9441--416
    7Kocaelispor9504--215
    8Erzurumspor FK9423---414
    9Çorum FK9414--313
    10Göztepe9333--312
    11Alanyaspor9333---212
    12Başakşehir9324---211
    13Rizespor9315---410
    14Konyaspor9225---38
    15Gaziantep FK9225---68
    16Gençlerbirliği S.K.9225---118
    17Samsunspor9117---134
    18Eyüpspor9108---213
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    30 Ekim, CumaKonyaspor20:00Galatasaray
    31 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Çorum FK
    31 Ekim, CumartesiKocaelispor16:00Rizespor
    31 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Göztepe
    1 Kasım, PazarAmed13:30Eyüpspor
    1 Kasım, PazarBaşakşehir16:00Samsunspor
    1 Kasım, PazarTrabzonspor16:00Gaziantep FK
    1 Kasım, PazarKasımpaşa19:00Beşiktaş
    2 Kasım, PazartesiGençlerbirliği S.K.20:00Alanyaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Bursaspor12912--1528
    2Kayserispor12831--1727
    3Iğdır FK12822--826
    4Batman Petrolspor12723--423
    5Mardin 196912633--521
    6Keçiörengücü12552--820
    7Muğlaspor12462--418
    8Antalyaspor12606---118
    9Bodrum FK12453--417
    10Fatih Karagümrük12444--116
    11Sarıyer12444---316
    12Bandırmaspor12354--714
    13Ümraniyespor11344--313
    14Sivasspor12273---313
    15Esenler Erokspor12264---412
    16Pendikspor12255---911
    17Manisa F.K.12246---310
    18Vanspor FK12336---910
    19İstanbulspor12129---225
    20Boluspor110110---221
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    30 Ekim, CumaEsenler Erokspor20:00Keçiörengücü
    31 Ekim, CumartesiVanspor FK13:30Sarıyer
    31 Ekim, CumartesiBursaspor16:00Bandırmaspor
    31 Ekim, CumartesiFatih Karagümrük16:00Pendikspor
    31 Ekim, CumartesiManisa F.K.19:00Batman Petrolspor
    1 Kasım, PazarSivasspor13:30Boluspor
    1 Kasım, Pazarİstanbulspor16:00Mardin 1969
    1 Kasım, PazarIğdır FK16:00Antalyaspor
    1 Kasım, PazarBodrum FK19:00Ümraniyespor
    2 Kasım, PazartesiKayserispor20:00Muğlaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Aliağa FAŞ8701--621
    2Elazığspor8611--1519
    3Muş Sport Klübü8611--1019
    4Güzide Gebzespor8530--818
    5İnegöl Kafkas Gençlik8512--516
    6Şanlıurfaspor8431--515
    7Çorluspor 19478422--614
    8Isparta 32 Spor8323--011
    9Erbaaspor8314--210
    10Menemen FK8314---210
    1168 Aksaray Belediyespor8233--29
    12Ankaraspor8305---29
    13Somaspor7214---67
    14Sebat Gençlikspor7124---45
    15Kastamonuspor8215---144
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    31 Ekim, CumartesiMuş Sport Klübü19:00Adana Demirspor
    1 Kasım, PazarAnkaraspor13:00Sebat Gençlikspor
    1 Kasım, PazarKastamonuspor13:00Elazığspor
    1 Kasım, PazarŞanlıurfaspor13:00Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor13:00Arnavutköy Belediyespor
    68 Aksaray BelediyesporMenemen FK15:00Hatayspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor15:00Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:30Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor8710--2722
    2Karaköprü Belediyespor8701--1621
    3Talasgücü Belediyespor8620--1320
    4Kırşehir Belediyespor8611--1819
    5Mazıdağı Fosfatspor8530--1218
    6Niğde Belediyesispor8602--918
    7Bitlis Özgüzelderespor8521--1217
    8Kırıkkale Büyük Anadolu8413--313
    9Yeni Mersin Idmanyurdu8404--012
    10Adana Adaletgucu8305---39
    11Osmaniyespor8305---69
    12Ağrı 19708224---38
    13Silifke Belediyespor8215---87
    14Karaman FK8206---166
    15Yozgat Bld Bozokspor8125---175
    16Diyarbekirspor8116---64
    17Yeni Malatyaspor8008---240
    18Adanaspor8008---270
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    30 Ekim, CumaAdanaspor13:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    1 Kasım, PazarYeni Malatyaspor13:00Yeni Mersin Idmanyurdu
    1 Kasım, PazarKırşehir Belediyespor13:00Karaköprü Belediyespor
    1 Kasım, PazarAğrı 197013:00Osmaniyespor
    1 Kasım, PazarBitlis Özgüzelderespor13:00Talasgücü Belediyespor
    1 Kasım, PazarKaraman FK13:00Yeşilyurt Belediyespor
    1 Kasım, PazarSilifke Belediyespor13:00Mazıdağı Fosfatspor
    1 Kasım, PazarNiğde Belediyesispor13:00Adana Adaletgucu
    1 Kasım, PazarYozgat Bld Bozokspor13:00Diyarbekirspor
    Son güncelleme: 27.10.2026 07:21:05