Kanal İstanbul için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılacak
Tarih: 24-03-2022 11:52:55 Güncelleme: 24-03-2022 11:57:55WELG - Av. Pınar Akbina, "Yarın yapılacak keşifte görevli bilirkişiler sadece İstanbul'dan seçilmiş olup bir kısmı akademik yeterliliğe sahip değildir. Yine keşif çok geniş bir alanı kapsamaktadır ve 1 güne sığdırılması da sağlıklı değildir" dedi.
Halkın Kurtuluş Partisi, iki yıl önce Kanal İstanbul Projesi hakkındaki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından düzenlenen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu Raporu'nun iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle dava açtı. İstanbul 10. İdare Mahkemesi, uyuşmazlığın, teknik yönden açıklığa kavuşturulabilmesi için alanında uzman bilirkişilerin görüşüne başvurulmasını gerekli gördü. Mahkeme, yürütmenin durdurulması istemi hakkında, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra karar verilmesine hükmetti. 24 Mart 2022 günü saat 09.00'a keşif ve incelemesi kararı aldı.
"KEŞİF VE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ KARARI VERİLEREK..."
İstanbul 10. İdare Mahkemesi, keşif sürecine ilişkin kararı Halkın Kurtuluş Partisi'ne gönderdi. Kararda keşfin sağlıklı ve verimli olabilmesi dikkat edilmesi gereken hususlar vurgulandı. Kanal İstanbul Projesine karşı açılan tüm dava dosyalarının birleştirildiği belirtilen kararda, "Her bir dosya hakkında keşif ve bilirkişi incelemesi kararı verilerek tüm davacı tarafların keşfin icrasına katılımının öngörüldüğü hususunun özellikle bilinmesi ancak yine bu sebepten ötürü de bazı uygulama yöntemlerine başvurulması zorunluluğu doğduğunun kabul edilmesi gerekir" denildi.
"KANAL İSTANBUL PROJESİ; KATARLILARA, SUUDİLERE YARARLI, HALKIMIZA ZARARLI BİR İHANET PROJESİDİR"
Konuya ilişkin açıklama yapan Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) MYK Üyesi ve İstanbul İl Başkanı Av. Pınar Akbina, şu ifadelere yer verdi:
"Kanal İstanbul Projesi; Emperyalist Yedi Düvele karşı verdiğimiz Kurtuluş Savaşı ve zaferin sonucunda imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile kazanılan Boğazlar üzerindeki egemenliğimizi sona erdirme projesidir. Bu proje, AB-D Emperyalist Haydutlarının savaş örgütü NATO'nun savaş gemilerini kanallarımızdan geçirerek, bu insan soyunun en büyük düşmanlarına Karadeniz'de üsler kurdurma projesidir. Bu proje, AB-D hançerinin bağrımıza, bağımsızlığımıza saplanmasıdır. Dolayısıyla Kanal İstanbul Projesi; AB-D Emperyalist Haydutlarına, Katarlılara, Suudilere, Parababalarına yararlı ama Vatana, Halka ve özellikle İstanbul'umuza zararlı bir ihanet projesidir. Bu proje, doğayı, hayvanları, ağaçları, bitkileri yok etme projesidir. Bu ihanet projesi, AB-D Emperyalistleri tarafından projelendirilerek kurdurulan AKP ve onun Reisi tarafından işte bu nedenlerle ısrarla hayata geçirilmek istenmektedir.
"VATANA İHANET PROJESİ OLDUĞU ORTAYA KONACAKTIR"
Bugüne kadar Kanal İstanbul Bilirkişi Heyeti'nde yer alan bazı bilim insanlar tehdit edildi ve görevden alındı. Yarın yapılacak keşifte görevli bilirkişiler sadece İstanbul'dan seçilmiş olup bir kısmı akademik yeterliliğe sahip değildir. Yine keşif çok geniş bir alanı kapsamaktadır ve 1 güne sığdırılması da sağlıklı değildir. Biz bilirkişilerin tespit etmesini istediğimiz konuları, iptalini istediğimiz ÇED raporundaki çelişkileri, yanlışlıkları tek tek belirleyerek gösteren dilekçemizi keşif öncesi mahkemeye sunduk. Keşif sonrası bilirkişi raporu objektif, bilimsel olarak hazırlanacak olsa zaten bu projenin vatana ihanet projesi olduğu ortaya konacaktır. Ancak ne yazık ki yargımız siyasi baskı altındadır ve AKP'giller'in hukuk bürolarına dönüştürülmüştür. Bunu bilsek de bu ülkenin en Vatansever, en Doğasever, en Hayvansever, en Halksever partisi olarak ihanet projesi olan Kanal İstanbul Projesine karşı mücadele etmeye, devam edeceğiz."
@welgmedya.com




























