Uğur Güney Subaşı yazdı, Ahmet Hakan'nın kalemi sahinin dediğini yazar
Tarih: 27-09-2018 12:32:09 Güncelleme: 27-09-2018 13:50:09
Uğur Güney Subaşı
Can Dündar’ın Almanya’da Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’a yönelik olarak Türkiye’deki tutuklu gazeteciler hakkında soru sormayı planlaması üzerine, "sahibinin ya da sahiplerinin sesi olmayı" her daim kabullenerek,tetiğini Erdoğan’la birlikte cebi dolu yüreği tenha iş adamlarının çektiği silahlara kurşun olmayı içlerine sindirebilmiş “gazeteci” görünümlü bazı eniklerin ve yavşakların olanca şiddetiyle paniklediklerine şahit olduk..Gazetecinin muktedire gerçek bir soru sormasının artık “kahramanlık” olarak nitelendirildiği şu karanlık günlerde,Dündar’ın mesleği gereği kendi ülkesindeki anti-demokratik uygulamaya dair bir soru soracak olmasında ne gibi bir tuhaflık var anlaşılır şey değil doğrusu.
Türk gazetecilerinin yüz akı Can Dündar’ın Alman korumasında,Alman kucağında ve Alman mandasında yaşamasına rağmen Erdoğan’a “okkalı” soru sorarak “yiğitlik” gösterisi peşinde olduğunu iddia eden bizim muhlis sürüngenimiz,acaba kendisinin Dermirören korumasında,Erdoğan kucağında ve AKP zihniyeti mandasında,hem de yıllardır,beslendiğinin ne kadar farkında? Hangi peygambere ait olduğunu tam hatırlamıyorum ama "utanmadıktan sonra dilediğini yap!” demiş bir peygamber.
Korkunç olan,Ahmet Hakan soytarısı gibi,bünyesinde zerre utanma,sıkılma istihdam etmediği gün gibi ortada olan bir sefilin bu tip ucuz kolpalıklara kolayca imza atabilmesi değildir.
Asıl korkunç olan şey,bu kolpalıkları bir dönem Türk basının Amiral Gemisi olarak nitelenen bu ülkenin önemli bir gazetesinde yapabiliyor oluşudur.




























