Cemal Süreya..

 Tarih: 09-01-2021 11:52:39   Güncelleme: 09-01-2021 11:58:39
Cemal Süreya..
1938’de Dersim katliamı sırasında ailesi Bilecik’e sürgün edilir. Birçok akranının sokaklarda uçurtma uçurduğu yıllarda, Süreya, gözyaşlarını içine akıta akıta yollardaydı. Sürgündeydi…

9 Ocak 1990’da aramızdan ayrıldı Cemal Süreya… 59 yıllık yaşamında, ve hatta sonrasında Türk şiirinin en iyi aşk şairi olarak anıldı. Aramızdan ayrıldığında bize sadece birkaç lirik satır mı bıraktı? Elbette hayır! Cemal Süreya bize, aşkı, sevgiyi öğretti. Daha da önemlisi Süreya bize, yaraların şiirler nasıl kapatılacağını, şiirin nasıl bir pansuman görevi üstlendiğini gösterdi. Bize, en çetin şartlarda dahi şiirle ayakta kalınabileceğini, zorluklara karşı şiirden duvarlar ardında durabileceğimizi öğretti. Mirası işte budur!

Süreya, 4 yaşındayken kardeşini kaybetti, babasının kucağında… Hayatı boyunca kardeşinin ölümünü unutamadı, içini sızlatan bir yara olarak kaldı. Ölümle ilk tanışmasıydı bu Süreya’nın.

1938’de Dersim İsyanı sırasında ailesi Bilecik’e sürgün edilir. Birçok akranının sokaklarda uçurtma uçurduğu yıllarda, Süreya, gözyaşlarını içine akıta akıta yollardaydı. Sürgündeydi… O zamanları, şu dizelerle yaşatıyor Süreya:

”Bizi kamyona doldurdular,

Tüfekli iki erin nezaretinde,

Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular,

Günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar,

Tarih öncesi köpekler havlıyordu.”

Annesi henüz 23 yaşında, sürgünün 6. ayında can verir. Cemal, henüz 7 yaşında, sağ ile solunu dahi karıştırırken toprağa verir canını, anasını. Bu Süreya’nın ölümle ikinci karşılaşması, ilkinden daha yıpratıcı, daha iç acıtıcı. O günden sonra hep bir burukluk, hep bir duygusallık sezilmiştir Süreya’nın yüreğinde.

İlkokula sürgünde, Bilecik’te başladı. Diğer arkadaşlarına Dersimli olduğunu söyleyemez, onların oyunlarına bir türlü katılamazdı. Utangaç ve hüzünlüydü… Sonra, eğitimine devam için amcasının yanına İstanbul’a gider. Babası da peşinden… Fakat sürgün yerinden izinsiz ayrıldıklarından dolayı kaldıkları ev de basılır, geriye, Bilecik’e gönderilirler. Cemal Süreya’yı parasız yatılı okuluna kaydederler. Hem parasız, hem yatılı, anasız, memleketinden uzakta…

25’inde babasını kaybeder Süreya. İşte o zaman kaleme alır, bir çocuğun babasını kaybedince içinde kopan fırtınaları anlattığı şiirini.

Sizin hiç babanız öldü mü?
   Benim bir kere öldü, kör oldum
   Yıkadılar, aldılar götürdüler
   Babamdan ummazdım bunu kör oldum”

Kardeşini, annesini, babasını, memleketini kaybetti Süreya. Peki neyi kaldı? Şiirleri! Şiirlerine tutundu Süreya… Küsmedi, kırılmadı, ezilmedi hayat karşısında. Bir kez olsun ‘oynamam artık’ deyip kenarı gelmedi hayat oyununda. Baş kaldırmaların en güzelini kalemiyle yaptı. Ve Türkiye’nin en büyük aşk şairi oldu.

Pes etmedi Cemal Süreya! Yılmadı, yıkılmadı… Hiçbir acı onu caydırmadı! Aşkta tutundu, şiirlere tutundu. Bize, en büyük mirası işte bu oldu. Şimdi Cemal Süreya’yı anlamak istiyorsanız, küçük depremlerde yıkılmamayı öğreneceksiniz. Rüzgarın sizi alıp götürmemesini öğrenecek, hayata karşı dimdik durmayı öğreneceksiniz. Bunu da kalemle, kağıtla, şiirle, aşkla gerçekleştireceksiniz!..

Hakka yürüyüşünün 31 yılında saygıyla anıyoruz

welg medya


 

 

 

 

  Bu haber 2463 defa okunmuştur.   Editör: welg medya   Kaynak: Welg medya haber

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

  FACEBOOK YORUM Yorum

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım