Ne oluyor Türkiye'de siyasete paralel yeni bir tarih anlatısı mı inşa ediliyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2018'deki 'Vefatının 100. Yılında Sultan Abdülhamid'i Anlamak' programında yaptığı konuşmada, "Birileri ısrarla bu ülkenin tarihini 1923'ten başlatmaya çalışıyor" demişti.
 Tarih: 30-08-2020 08:00:00   Güncelleme: 30-08-2020 08:12:43
Ne oluyor Türkiye'de siyasete paralel yeni bir tarih anlatısı mı inşa ediliyor?

Türkiye'de son haftalarda 'Ayasofya', 'Kızıl Elma', '26 Ağustos Malazgirt Zaferi Yıldönümü', '30 Ağustos Zafer Bayramı' gibi gündem başlıkları, siyaset ve tarih ilişkisi üzerinden yaşanan tartışmaları derinleştirdi.

Bu tartışmalar, aslında temel bir soruya bağlanıyor gibi duruyor: Türkiye'de iktidarın siyasetine paralel olarak yeni bir tarih anlatısı mı inşa ediliyor?

Aslında bu soru, 2002 yılında iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ilk yıllarından itibaren gündemde.

Bu durumu doğuran nedenlerin bazıları doğrudan iktidarın uygulamalarıyla ilgili.

Bu; milli bayramlara yönelik yaklaşımdaki farklılıklardan, doğrudan iktidar temsilcilerinin ağzından tarihi olaylarla ilgili yapılan yorumlara, eğitim müfredatı değişiklerinden yeni yasal düzenlemelere kadar farklı alanlarda kendini gösterebiliyor.

Diğer yandan popüler kültürde, TV dizilerinden anma programlarına, özellikle Osmanlı dönemiyle ilgili, alışkın olunduğundan farklı bir tarih anlatısını ortaya koyan eserler ve etkinlikler çoğalıyor.

'Yeni tarih anlatısı' kaçınılmaz mı?

Konunun kimi uzmanlarına göre, siyasi dönemlere uygun tarih yazımı zaten kaçınılmaz bir durum.

BBC Türkçe'ye konuşan, Toplumsal Tarih Dergisi Yayın Kurulu üyesi, İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Y. Doğan Çetinkaya, bu ilişkinin "eşyanın tabiatı gereği olduğunu" savunanlardan.

"Tarih, tarihçilik, tarih yazımı her çağda yeni bir anlatı ve yorum olarak karşımıza çıkar" diyen Çetinkaya şunları ekliyor:

"Bu farklılık ya değişen iktidar veya içinde yaşanılan toplumsal siyasal şartlar dolayısıyla olur. Ya da modern tarihçilikte o dönemde ortaya çıkan kuramsal arayışlarla ilişkili olabilir. E.H. Carr, her tarihçinin yaşadığı dönemin insanı olduğunu söyler mesela.

"AKP döneminde de yeni bir tarih anlatısı inşa edilmesi eşyanın tabiatı gereği. Sonuçta tarih, geçmişte yaşanmış gerçeklikle ilişkili de olsa tarihçilik bir şekilde politik olan bir seçme ve kurgulama edimidir. Farklı zamanlarda farklı mekanlarda tarihçiler, politikacılar vs. hep tarihten seçip ayıklayıp kurguladıkları bir anlatı ve tarihle karşımıza çıkarlar.

"Bunun için tarih, diğer başka şeylerde olduğu gibi bir mücadele alanıdır ve bunun için de bu alanda çok büyük kavga ve hararetli çatışmalar yaşanır. Çünkü geçmiş bizim bugün modern kimliğimizi oluşturan en önemli girdilerden bir tanesidir."

TRT'de yayımlanan ve Sultan 2. Abdülhamid'in hayatını anlatan 'Payitaht Abdülhamid' dizisi, son dönemde yoğun tartışmalara konu oldu.

'Modernlik şoku ve nostalji'

Tarih alanında onlarca kitabı bulunan, Derin Tarih dergisi Genel Yayın Yönetmeni, yazar Mustafa Armağan, bugün Türkiye'de yeni tarih anlatısı inşası tartışmalarını belli bir geçmişe dönüş çerçevesi çizerek ele alıyor.

BBC Türkçe'ye konuşan Armağan, "geleneksel olanı ezmeye şartlanan ama sonuçta onu yeniden üretmeye mahkum olan modernlik şoku esnasında toplumların hafızasında bir geçmişe dönüş, nostalji temayülü yaşandığını" söylüyor.

Yazar Armağan, "Osmanlı modernleşmesinin özellikle 1859'dan itibaren modernliğin çarpmasına karşı kendini yeniden formüle ettiğini, 1860'larda Osmanlı geçmişiyle mesafenin açılıp geçmişin nostaljik bir tona büründüğünü, 2. Meşrutiyet'te bir sosyal mühendislik aklının devreye girdiğini, bu dönemde modern bir istibdat doğduğunu, 1925 sonrasında ise Metin Toker'in sözüyle 'ülkenin bir mezar sessizliğine gömüldüğünü', bu sürecin de 1945'ten sonra azalarak da olsa sürdüğünü" savunuyor.

"Asıl işi zorlaştıran da bu ideolojik tektipleştirme ve konuşturmama tavrıydı" diyen Armağan, son yıllarda yaşananları ise 2002 öncesine referansla yorumluyor:

"Bugün yaşanan nostaljinin 1860'ların normal nostaljisinden farkı, tarih üzerindeki sansürün hala devam etmesinden kaynaklanıyor. Bir asra yakın süren, 25 yılı mutlak, bir konuşamama, tartışamama hali, meseleleri kapının arkasına veya halının altına süpürme tavrı onları biriktirdi ve sıkışan tüpün patlaması gibi tarih de Turgut Özal dönemiyle birlikte patladı. Eğer yaşasaydı Turgut Özal devrinde görecektik bu patlamayı. Nasip olmadı.

"Bu arada 1999'da ilginç bir yıldönümü kapımızı çaldı. Osmanlı'nın 700. Kuruluş yıldönümü etkinlikleri. 17 Ağustos depremine kadar bir Osmanlı tsunamisi yaşandı. Eğer Türkiye'nin gündemini mecburen değiştiren deprem faciası gibi bir muazzam hadise üzerini siyah bir bulutla kaplamasaydı, 1 Ocak 2000 yalnız yeni milenyumun değil, Osmanlı'ya hamile olduğunu öğrenen bir Türkiye'nin de müjdesini verecekti.

"Bugünkü tsunaminin ilk dalgası böyle başladı. 29 Mayıs 1953'deki Fethin 500. Yıldönümü kutlamaları ile 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nı da bu tektonik hareketlenmenin öncü merkezleri sayabiliriz."

Armağan'a göre günümüzde yaşanan, "bir enerjinin dışa vurumu":

"Osmanlı'yı reddettiğini söyleyen ama onu da tam reddedemeyen ve onun yerine toplumun derin tabakalarına yapışan duygusal bir ideoloji ikame edemeyen Cumhuriyet'in bastırarak halının altında biriktirdiği enerji bugün böyle dışa vuruyor. Sağlıklı mı bu hal? Kuşkusuz değil. Her patlamanın kontrolsüz bir boşalma olduğu gibi bu da aynı kaderi paylaşıyor."

Armağan: 'Hakkı teslim etmek isteyenlere gerici deniyor'

Armağan, içinde Sultan 2. Abdülhamid'e bakışa da değindiğimiz, tarihe yaklaşımda 2002 öncesine kıyasla ne tür farklılıklar olduğuna dair sorumuza ise şu yanıtı veriyor:

"İlk kitabım 'Osmanlı: İnsanlığın Son Adası'nda 'Mazlum bir tarihin sesi olmak istiyorum' demiştim. 'Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı' adlı kitabımda Sultan'a atılan onlarca iftiraya cevap verdim. Millet tarihine o kadar aç bırakılmış ki bugüne kadar yarım milyon insan bu kitabı okudu.

"Öte yandan düşünün, 1916 yılında bir Britanya ordusunu teslim olmak zorunda bırakmış kaç devlet vardı dünyada? Biz bunun başarmışız Kut'ül Amare'de ama her nasılsa 'unutmuşuz'. Hem de 100 yıl süren bir unutkanlık bu. Böyle bir tarih olmaz.

"Ayasofya ki fethin sembolü ve vakıf mülkü ama ibadete kapalı bir müzeydi. Bu; tarihe, hukuka ve millete bir reddiye idi. Sirkeci'de Büyük Postahane binası var. Lütfen gidip bakın, üzerindeki dört adet Sultan Abdülhamid tuğrası kazınmış. Yok edilmiş."

Armağan, bu hattaki yaklaşımların "gerici" diye nitelenmesini eleştiriyor:

"Şimdi tarihin üzerinden buldozerlerin geçirildiği bir ülkede yaşıyoruz, monarşik geçmişlerine saygı duyan İngiltere'de veya Rusya'da değil. Bu ret tavrı ister istemez bir reaksiyon doğuracaktı. Hakkı teslim etmek, ihkak-ı hak etmek isteyenler bunu savununca da gerici deniliyor. Yani tarihi bir mesele, hemen siyasi, ideolojik bir zemine oturtuluyor."

Ayasofya'nın ibadete açılması tarih ve siyaset ilişkisine dair tartışmaları derinleştiren gelişmelerden biri oldu.

Çetinkaya: 'Yeni tarih var ama devamlılıklar da var'

Doğan Çetkinkaya, günümüzdeki tarih anlatısı ile AKP öncesindeki anlatıyı şöyle kıyaslıyor:

"2002 öncesinden önemli farkın şunlar olduğu düşünülüyor: Osmanlı'ya olan bakış, İslam tarihini merkeze alma çabası, Türkiye'nin dünyada ait olduğu yer olarak Batı'dan ayrı bir aidiyet geliştirme konusu, Cumhuriyet'e ait kişi ve sembollerin azımsanması vs. Ya da işte belki beyaz cumhuriyetçi seçkinler karşısında 'hakiki millet'" vurgulamak. Merkezin dışında çevre denilen hikaye..."

"Evet yeni bir tarih anlatısı elbette inşa ediliyor. Bu çok önemli ama bu, temel devamlılıkları da görmezden geleceğimiz anlamına gelmiyor" diyen Çetinkaya, "devamlılık" konusunda şu yorumu yapıyor:

"Sonuçta 2002 öncesinde, 1980 darbesi öncesi ve sonrasıyla bir Türk-İslam sentezi anlayışı var. Gündelik hayattaki ya da siyasal gündem içinde verilen kavgalarda taraflar tarih yığınından kimi bazı şeyleri seçip kimilerini dıştalıyorlar ve bunu yaparken sembolik birtakım unsurlar üzerinden kavga çıkabiliyor.

"Ama tabii hatırlamak lazım, mesela İstanbul'un fethini ilk Recep Tayyip Erdoğan belediye başkanı olunca kutlamıyor, değil mi? Balkan Savaşı sonrasında Birinci Dünya Savaşı arifesinde İttihatçılar çıkartıyorlar bunu piyasaya. Yani AKP'nin tarih söyleminde de milliyetçilik, Türkler, devlet, seçkinci yani elitist bakış açısı temel hakim parametredir. Padişahları, komutanları, paşaları anlatmaktan reayaya gelemezler mesela benim gibi bir tarihçinin baktığı yerden."

içeriğe değil, kostüme ilişkin olduğu" kanısında:

"AKP ilk döneminde tarih konusunda, iddialarında daha utangaçtı. Bir yandan sanki Ayasofya ve Kariye camiinin ibadete açılması radikal bir değişim gibi geliyor. Ama diğer yandan ilk dönemine oranla Erdoğan daha milliyetçi, daha devletçi ve hatta daha Türkçü. Zaten İslamcı kesim de aslında çokça milliyetçi, devletçi ve Türk merkezlidir.

"Ama buna rağmen biz yine de bir çatışmadan ve değişimden bahsedebiliyoruz. Buradaki tartışmanın ben hala içeriğe dair değil kostüme ilişkin olduğunu düşünüyorum. Ama bu kostüm ben dahil birçok insan için daha radikal bir değişimmiş gibi de hissettirebilir kendini o ayrı. Zira gündelik hayat ve kültürel kodlar da önemli mevzular."

Armağan: 'Sultan Vahdettin'i tartışabilmeliyiz'

Mustafa Armağan, "tarihin tarih alanında kalması gerektiğini" savunanlardan.

"Müsaade edilmiyor, çünkü Kemalist sistem tarihin tarihçilere bırakılmayacak kadar tehlikeli olduğuna inanıyor. Tarihe bu kadar yüklenirseniz bumerang gibi bir gün başınıza çarpması mukadderdir. Bugün yaşanan, Kemalizm'in 95 yıl önce attığı bumerangın dönüp kendisine çarpması hadisesidir" yorumunu yapıyor yazar.

Kendisi, tarihi olay ve kişilerin tartışılabilmesine ihtiyaç olduğunu söylüyor:

"Klasik kitaplarımızda adalet bir şeyi ait olduğu yere koymak şeklinde tarif edilir. Biz de adalet istiyoruz: Yani tarihteki olayların veya şahsiyetlerin ait olduğu yerlere konulmasını. Bundan rahatsız olanlar var. Doğru. Bunu ifrata vardırarak yanlış uygulayanlar da var. O da doğru. Ama bunların olması gerekiyor. Tartışabilmeliyiz. Tartıştıkça mantıksız noktalarımızın farkına varacak ve birbirimizi tanıyacağız.

"İngilizler Cromwell'i tartışacaklar, Fransızlar Petain'i, biz de Sultan Vahdettin'i. Lakin İngilizler ve Fransızlar Cromwell ve Petain'i tartışabiliyor ama biz tartışamıyoruz.

"Biz diyoruz ki kavga etmeyelim, dinleyelim, müzakere edelim, mübahese edelim, mübareze edelim, sonra münakaşa edelim."

Türkiye'de muhalefet iktidarın; 19 Mayıs, 29 Ekim, 23 Nisan, 30 Ağustos gibi tarihlerdeki kutlamalara yaklaşımına tepki gösteriyor.

Siyaset mi belirleyici olacak?

Doğan Çetinkaya, önümüzdeki dönemde, Türkiye'de yeni tarih anlatısıyla ilgili tartışmaların doğrudan siyasetle belirleneceği kanısında.

Bunu açarken, 'Yeni Türkiye' söylemine ve siyasi ittifaklara da değiniyor:

"15 Temmuz'dan sonra daha artan şekilde, Erdoğan'ın bir 'yeni' vurgusu var. İttihatçıların döneminde, Kemalist dönemde hep bu öne çıkar: 'Yeni Türkiye.' Aslında bu kuruculuk iddiası ve yeni bir şey yaratma motivasyonu birçok şeyde olduğu gibi kendine ait ve yeni bir şeyler kurmayı gerektiriyor. Tarih de bunlardan biri.

"Gezi İsyanı, 15 Temmuz darbe girişimi, FETÖ ile çatışma çerçevesinde yeni bir siyasal koalisyon kuruldu. Bu koalisyon bir teyakkuz hali üzerine inşa edildi. Bir varlık yokluk algısı üzerinden devletin güvenlik aygıtı, AKP, MHP'yi bir araya getirdi. Şu an AKP'nin liberal döneminden farklı bir rejim içerisindeyiz. Liberal dönemdeki utangaç tarihsel göndermeler ise özellikle İslamcı tabanı konsolide etmek için radikalleşiyor.

"Ancak burası da koalisyonun yumuşak karnı. Daha önce olmadık ölçüde Cumhuriyet sembolleri ile bir çatışma gündeme gelirken koalisyonun içinde Doğu Perinçek gibi şahıslar da var. Ama onun ötesinde ne kadar dönüştüğünü bilmesek de ordunun kendisi var. Mesele burada Erdoğan'ın tarihe ilişkin kullandığı farklı renk ve boyaları Kemalist, cumhuriyetçi, Atatürkçü çizgileri kapatmak için ne kadar kullanacağı ile ilişkili."

Türkiye'deki yeni tarih anlatısıyla ilgili tartışmalar, önümüzdeki dönemde de devam edecek gibi duruyor.

Tartışmaları, ileride hangi gelişmelerin ateşleyeceğini tahmin etmek zor olsa da mesele; güncel siyaset, ideoloji ve kültürel hegemonya gibi tartışmalarla iç içe geçecek gibi görünüyor.

 

  Bu haber 356 defa okunmuştur.   Editör: Haber merkezi   Kaynak: welgmedya
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER ANALİZ Haberleri
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 2 2 0 0 5 1 6 +4
2 Alanyaspor 2 2 0 0 4 0 6 +4
3 Göztepe 2 1 0 1 6 2 4 +4
4 Fatih Karagümrük 2 1 0 1 5 2 4 +3
5 Beşiktaş 2 1 0 1 4 2 4 +2
6 Antalyaspor 2 1 0 1 3 1 4 +2
7 Hatayspor 1 1 0 0 2 0 3 +2
8 Fenerbahçe 1 1 0 0 2 1 3 +1
9 Kasımpaşa 2 1 1 0 2 1 3 +1
10 BB Erzurumspor 2 1 1 0 3 3 3 0
11 Sivasspor 2 1 1 0 2 3 3 -1
12 Kayserispor 2 1 1 0 1 2 3 -1
13 Konyaspor 1 0 0 1 0 0 1 0
14 Gaziantep FK 2 0 1 1 3 5 1 -2
15 Trabzonspor 2 0 1 1 1 3 1 -2
16 Gençlerbirliği 2 0 1 1 0 2 1 -2
17 Yeni Malatyaspor 2 0 1 1 1 4 1 -3
18 Denizlispor 2 0 1 1 1 5 1 -4
19 MKE Ankaragücü 1 0 1 0 1 2 0 -1
20 Çaykur Rizespor 2 0 2 0 1 4 0 -3
21 Başakşehir FK 2 0 2 0 0 4 0 -4
Takım O G M B A Y P AV
1 Ankara Keçiörengücü 2 2 0 0 3 0 6 +3
2 Adanaspor 2 1 0 1 1 0 4 +1
3 Tuzlaspor 2 1 0 1 1 0 4 +1
4 Adana Demirspor 1 1 0 0 3 1 3 +2
5 Balıkesirspor 2 1 1 0 3 2 3 +1
6 Ümraniyespor 1 1 0 0 2 1 3 +1
7 Bursaspor 2 1 1 0 3 3 3 0
8 Altınordu 2 1 1 0 2 2 3 0
9 Bandırmaspor 2 1 1 0 2 2 3 0
10 İstanbulspor 2 1 1 0 2 2 3 0
11 Ankaraspor 2 1 1 0 1 2 3 -1
12 Samsunspor 1 0 0 1 0 0 1 0
13 Altay 2 0 1 1 1 2 1 -1
14 Akhisarspor 2 0 1 1 0 1 1 -1
15 Eskişehirspor 2 0 1 1 0 1 1 -1
16 Giresunspor 2 0 1 1 2 4 1 -2
17 Menemenspor 2 0 1 1 1 3 1 -2
18 Boluspor 1 0 1 0 0 1 0 -1
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 1 1 0 0 4 1 3 +3
2 Başkent Akademi FK 1 1 0 0 3 0 3 +3
3 Serik Belediyespor 1 1 0 0 2 0 3 +2
4 Etimesgut Belediyespor 1 1 0 0 1 0 3 +1
5 Sakaryaspor 1 1 0 0 1 0 3 +1
6 Turgutluspor 1 1 0 0 1 0 3 +1
7 Kırklarelispor 1 0 0 1 1 1 1 0
8 Sivas Belediyespor 1 0 0 1 1 1 1 0
9 Tarsus İdman Yurdu 1 0 0 1 1 1 1 0
10 Van Spor 1 0 0 1 1 1 1 0
11 Bayburt Özel İdare Spor 0 0 0 0 0 0 0 0
12 Elazığspor 0 0 0 0 0 0 0 0
13 Karacabey Belediyespor 0 0 0 0 0 0 0 0
14 Kastamonuspor 0 0 0 0 0 0 0 0
15 Bodrumspor 1 0 1 0 0 1 0 -1
16 Kırşehir Belediyespor 1 0 1 0 0 1 0 -1
17 1922 Konyaspor 1 0 1 0 0 1 0 -1
18 Pendikspor 1 0 1 0 0 2 0 -2
19 Pazarspor 1 0 1 0 1 4 0 -3
20 Kardemir Karabükspor 1 0 1 0 0 3 0 -3
Takım O G M B A Y P AV
1 1928 Bucaspor 1 1 0 0 3 1 3 +2
2 Fatsa Belediyespor 1 1 0 0 2 0 3 +2
3 Artvin Hopaspor 1 1 0 0 2 1 3 +1
4 Çankaya FK 1 1 0 0 1 0 3 +1
5 Diyarbekirspor 1 1 0 0 1 0 3 +1
6 Arnavutköy Belediye 1 0 0 1 2 2 1 0
7 Belediye Derincespor 1 0 0 1 2 2 1 0
8 Kemerspor 2003 1 0 0 1 1 1 1 0
9 Payasspor 1 0 0 1 1 1 1 0
10 Yeşilyurt Belediyespor 1 0 0 1 1 1 1 0
11 1877 Alemdağspor 1 0 0 1 1 1 1 0
12 Edirnespor 1 0 1 0 1 2 0 -1
13 Kızılcabölükspor 1 0 1 0 0 1 0 -1
14 Manisaspor 1 0 1 0 0 1 0 -1
15 Ofspor 1 0 1 0 1 3 0 -2
16 Nevşehir Belediyespor 1 0 1 0 0 2 0 -2
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 21/09/2020 Fenerbahçe vs Hatayspor
 25/09/2020 Fatih Karagümrük vs Başakşehir FK
 26/09/2020 Kayserispor vs BB Erzurumspor
 26/09/2020 Göztepe vs Gaziantep FK
 26/09/2020 Hatayspor vs Kasımpaşa
 26/09/2020 Trabzonspor vs Yeni Malatyaspor
 27/09/2020 Çaykur Rizespor vs Alanyaspor
 27/09/2020 Konyaspor vs Beşiktaş
 27/09/2020 Sivasspor vs MKE Ankaragücü
 27/09/2020 Galatasaray vs Fenerbahçe
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 21/09/2020 Adana Demirspor vs Boluspor
 21/09/2020 Samsunspor vs Ümraniyespor
 25/09/2020 Adanaspor vs Ankara Keçiörengücü
 26/09/2020 Ümraniyespor vs İstanbulspor
 26/09/2020 Akhisarspor vs Balıkesirspor
 26/09/2020 Bursaspor vs Giresunspor
 27/09/2020 Bandırmaspor vs Samsunspor
 27/09/2020 Ankaraspor vs Adana Demirspor
 27/09/2020 Altay vs Eskişehirspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 21/09/2020 Kastamonuspor vs Karacabey Belediyespor
 26/09/2020 Elazığspor vs Serik Belediyespor
 26/09/2020 Pazarspor vs Tarsus İdman Yurdu
 26/09/2020 Sivas Belediyespor vs Bayburt Özel İdare Spor
 26/09/2020 Van Spor vs Kırklarelispor
 26/09/2020 Başkent Akademi FK vs Turgutluspor
 26/09/2020 Kırşehir Belediyespor vs Etimesgut Belediyespor
 26/09/2020 Bodrumspor vs Kastamonuspor
 26/09/2020 Karacabey Belediyespor vs 1922 Konyaspor
 26/09/2020 Pendikspor vs Kardemir Karabükspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 25/09/2020 Çankaya FK vs Yeşilyurt Belediyespor
 26/09/2020 Fatsa Belediyespor vs Kızılcabölükspor
 26/09/2020 Ofspor vs 1877 Alemdağspor
 26/09/2020 Kemerspor 2003 vs Artvin Hopaspor
 26/09/2020 Payasspor vs Arnavutköy Belediye
 26/09/2020 Belediye Derincespor vs Manisaspor
 26/09/2020 Edirnespor vs Nevşehir Belediyespor
 26/09/2020 Diyarbekirspor vs 1928 Bucaspor
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI